Gökmen Ulu artık özgür! ‘Şerefimle girdim şerefimle çıktım’

Gökmen Ulu artık özgür! ‘Şerefimle girdim şerefimle çıktım’
8 Kasım 2017 21:22

Bugün ikinci celsesi yapılan, SÖZCÜ Gazetesi davasının ilk duruşmasında ara kararını açıklayan İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi, cezaevinde tutuklu bulunan arkadaşımız Gökmen Ulu için tahliye kararı verdi.

 

 

 

 

Gökmen Ulu, akşam saat 21:00’da cezaevinden tahliye oldu. Ulu ilk duygularını şöyle anlattı: “Sözcü davası Türkiye’nin vicdanını yaralamıştır. Bu tahliyeden sonra şimdi sıra bu yaranın kapanmasında.” Gökmen Ulu, “Halkımız adalet, cumhuriyet eksenin onurlarını birleştirdi. Biz halkız. Bu 174 günü basın ve hürriyet mücadelemizin bir bedeli olarak niteliyorum. Mahpus yata yata bitti başın öne eğilmedi. Şerefimle girdim şerefimle çıkıyorum” ifadelerini kullandı.

 

174 gündür tutuklu yargılanan arkadaşımız Gökmen Ulu hakkında verilen tahliye kararının ardından tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nden çıktı. Ulu’yu karşılamaya eşi Burcu Ulu, oğlu Ege Efe, babası ve çalışma arkadaşlarımız karşıladı.

 

 

Arkadşımız Ulu, saat 21.00 sıralarında cezaevi aracı ile Kınalı gişelere getirilerek serbest bırakıldı. Ulu’yu ilk olarak oğlu Ege Efe karşıladı. Baba oğul hasretlerini yerde sarılarak giderirken, Ulu’nun eşi, babası ve oğlu gözyaşlarını tutamadı.

 

Eşi ve çocuğuna kavuşan Gökmen Ulu, tahliye olur olmaz, canlı yayında ilk duygularını SÖZCÜ muhabiri Turgut Erat’la paylaştı.

 

gokmen2

 

İşte Gökmen Ulu’nun ilk sözleri:

 

Güç, destek ve moral veren herkese sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

 

Zindandan gönderdiği her mesajda belirttiğim gibi gazetecilerin gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklanması o ülkede adalet ve demokrasinin can çekiştiğinin göstergesidir.

 

 

Türkiye yara almıştır, bu tahliye umut damgasıdır.

SÖZCÜ davası Türkiye’nin vicdanını yaralanmıştır. Bu tahliyeden sonra şimdi sıra bu yaranın kapanmasında…

Umutluyum. her zaman umutluyum. İyimser insanım.

İstiyorum ki Ege, Efe, Özgür, Tual ve bütün çocukların mutlu bir geleceği olsun. Türkiye’nin bütün renkleri el ele tutuşsun.

Çıkacağız bu karanlıktan aydınlığa…

Halkımız adalet, cumhuriyet eksenin onurlarını birleştirdi. Biz halkız.

Bu 174 günü basın ve hürriyet mücadelemizin bir bedeli olarak niteliyorum.

Mahpus yata yata bitti başın öne eğilmedi. Şerefimle girdim şerefimle çıkıyorum.

Bir gazeteci olarak doğruları dosdoğru söylemeye devam edeceğim… Bir yurttaş Atatürk’ün açtığı yolda yürümeye devam edeceğiz.

 

Gökmen Ulu, “Ben bu 174 günü basın ve ifade hürriyeti, adalet ve demokrasi mücadelemizin bir bedeli olarak niteliyorum. Elbette, daha Türkiye’nin kat etmesi gereken çok mesafe var. Bunu bir umut damlası olarak görüyorum. Gazetecilerin, gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklanması ve gazetelerin baskı altına alınması o ülkede adalet ve demokrasinin can çekiştiğinin en bariz göstergesidir. Türkiye’nin bu utançtan kurtulması gerekiyor. Bu yarayı sarması gerekiyor. Özellikle bizim davamız, Sözcü Davası Türkiye’nin vicdanını yaraladı. Bu vicdanı yaralayan hasarları gidermek gerekir. Dosya ile birlikte bu yaraları kapatmak gerekir. Bunu bekliyor ve umuyoruz” dedi.

 

Gökmen Ulu konuşmasına şöyle devam etti, “Türkiye’nin acilen normalleşmeye ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Türkiye’nin bütün renklerinin el ele tutuşması çok büyük önem taşıyor. Artık bu gerilim, ayrıştırma politikalarının bir kenara bırakılması gerekiyor. Halk yoruldu. Halkımız adalet, Cumhuriyet, demokrasi, barış ve özgürlükler ekseninde onurlarını birleştirmektedir. Mapus yata yata bitti. Başım öne eğilmedi. Şerefimle girdiğim bu zindandan şerefimle çıkıyorum. Bir gazeteci olarak doğruları dos doğru söylemeyi sürdüreceğim. Mustafa Kemal’in takipçisi olarak Atatürk’ün açtığı aydınlık yolda yürümeye devam edeceğim.”

 

 

Kaynak: Sözcü

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar