‘Fetömetre’yi bulan komutanın pasif göreve çekildiği şu günlerde ‘darbemetre’ye ihtiyaç büyüdü’

‘Fetömetre’yi bulan komutanın pasif göreve çekildiği şu günlerde ‘darbemetre’ye ihtiyaç büyüdü’
18 Mayıs 2020 10:38

Ordusu halkına ateş etti, Meclis’ini bombaladı. Korkunçtu. Bir ülkenin başına gelecek en lanetli lekeydi. Bize bu lekeyi yaşattılar.6 ay geçti. Davalar başladı.

 

Necati Doğru / Sözcü

 

Tutuklu Generallerin bile mahkemedeki savunmaları birbiriyle çelişti. “Sayın Yargıç…” diye söze başlayıp, “Cumhurbaşkanı ve Genelkurmay Başkanı bile yaverinin FETÖ’cü olduğunu anlamamışken ben kimin FETÖ’cü olduğunu nereden bilecektim” diye devam ettiler.

Sulandırdılar.

Hangisi FETÖ’cü?

Bylock kullanmış.

Bank Asya’ya para yatırmış. Fetullah okuluna çocuk vermiş. Çalınmış soruyu almış, sınavda yüksek puan tutturup orduya, polise, dışişlerine, içişlerine, devletin kilit kurumlarına sızmış. Pensilvanya’ya gitmiş, Fetullah’ın yanında gururla şişinirken çekilmiş arşiv fotoğrafı var. Fetullah üniversitesinde profesör olmuş, gazetesinde yazı yazmış. İktidardan Fetullah’a mektup götürmüş, mektup getirmiş.

İlk 6 ayın sonunda:

148 bin kişi atıldı.

42 bin kişi tutuklandı.

6 bin ev arandı.

800 bin veri incelendi.

Kim masum?

Kim FETÖ’cü?

Sulandı, sulandırıldı.

★★★

Ne günlerdi!

O günlerde İçişleri Bakanı Efkan Ala, “Göreve geldiğimde 7000 istihbaratçıdan 6500’ü ve 81 ilin 74’ünün emniyet müdürü de FETÖ’cüydü” dedi.

Sulandıkça sulandı.

Kafalar iyice bulandı.

Gerçekte kim FETÖ’cü, kim değil; sağlam kanıtlara, bilgilere, ilişkilere, yaptıklarına, eylemlerine, geçmişine bakılarak sonuca varılan “analiz metoduna” ihtiyaç doğdu. FETÖMETRE’yi Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı Tümamiral Cihat Yaycı buldu.

Dün “pasif göreve” çektiler.

Neden?

Gazetelerde; Cihat Yaycı’nın pasif göreve çekilmesine neden olarak “torpidolarda kullanılan teller için açılan ihalede yolsuzluğa göz yummadı” diye yazıldı.

Doğruysa!

Çürüme derinde.

Dürüst insan kıyımı sürüyor.

★★★

FETÖMETRE’yi bulan komutanın pasif göreve çekildiği şu günlerde “DARBEMETRE”ye ihtiyaç büyümüştü. İktidar partisi yandaşı militanlar, TV ekranında ve mermi dolu kavanoz yanında; “Bizim aile şöyle 50 kişiyi götürür… Sitede hâlâ 3-5… Kursağımızda kaldı… Karınızı çocuklarınızı nasıl koruyacaksınız bizden… Listelerden haberiniz var mı…” diye ölüm tehdidi savurdular.

Listeler hazırlamışlar.

Hangi ölçüyle seçtiler?

Darbe yapacakları mı öldürecekler yoksa ellerindeki listeye göre hoşlanmadığı insanların eşini, çocuklarını mı kurşunlayacaklar? En son 15 Temmuz darbe girişimini laikler değil, Atatürkçüler de değil ılımlı İslamcı, eski iktidar ortağı Fetullahçılar yapmıştı. Fetullahçılar dindarlığın önde geleni değil miydi? Şimdi liste yapanlar da kendilerini dindarın önde gideni saymıyorlar mı? Bir savcı çıkmadı; “Elinizde Darbemetre mi var? Listeleri neye göre hazırladınız? Sizin arkanızda kimler var” diye sormadı.

Karanlığa girdik.

 

https://www.sozcu.com.tr/2020/yazarlar/necati-dogru/fetometre-darbemetre-5820180/

 

Yorumlar

Yorumlar