Fazıl Say ve Cumhurbaşkanı

Fazıl Say ve Cumhurbaşkanı
19 Ocak 2019 16:23

18 Ocak 2019 tarihinde Fazıl Say dinleyebilmek için 3 ay önceden biletlerimizi aldık ve beklemeye başladık. Truva Destanı VE İzmir için yaptığı bestesinin Ankara gösteriminde olmaktan çok keyif alacağımızdan emindik.

 

 

 

Dr. Semih DİKKATLİ H&H YORUM

 
Sonra bir şey oldu ve Fazıl Say dinletisine Sayın Cumhurbaşkanını da çağırdı. Ne yalan söyleyeyim, başlangıçta acaba gitmesem mi diye aklımdan geçirdim. Cumhurbaşkanı gelecek diye; yollar kapanacak, kalabalıkların üstü aranacak, izleyiciden fazla polis olacak, zamanında gelmeyecek, birileri onu yuhalayacak ve sorun çıkacak gibi kaygılar içindeydim.

 
Zaten ülkede yaşanan tatsızlıklardan, gerilimlerden bıkmış haldeyim, bir de böyle bir kaosta ne işim olur diye düşünmeye başladım.

 

Yine de Fazıl Say, Fazıl Say’dı ve sanat da sanat…

 
Gittim o konsere ve iyi ki gitmişim.

 
Dolu bir salona girerken hiç zorlanmadık. Rutin güvenlik dışında çok abartılı bir durumla karşılaşmadık. Sayın Cumhurbaşkanı salona tam zamanında girdi ve Fazıl Say ‘da tam zamanında sahnede yerini aldı. En çok Sayın Say’ın bizlere nasıl hitap edeceğini düşünürken; O, ilk olarak en yüksek makamın vatandaşlık makamı olduğunu gösterircesine bizi selamladı. Sonra “Sayın Cumhurbaşkanım ve Hanımefendi” hitabıyla konuklarını selamladı.

 
Muhteşem iki eserinin performansına geçmeden önce, Aşık Veysel’in “Kara Toprak” eserine gönderme yaptığı bestesini seslendirdi.
Ardından Troya, ardından İzmir ve dakikalarca ayakta alkışlanan bir sunum oldu. Konserin ardından uzun alkışlar, tekrar sahne ve tüm bu süre içinde sabırla bekleyen Cumhurbaşkanı…

 
Sonunda Fazıl Say Tayyip Beyi sahneye kabul etti. O da büyük bir nezaketle Say’a bir Aşık Veysel plağı hediye etti. Aralarında sıcak bir diyalog oldu ve Cumhurbaşkanı Say’dan Ankara ve İstanbul için de birer beste yapmasını ve Ankara bestesinin ilk gösterimini külliyede yapmasını istedi.

 
Salondan hiçbir protesto yükselmedi. Halk uzlaşmaya, kavrayıcılığa, barışa ihtiyaç duyduğunu ispat etti.

 
Bilemem, belki bütün bunlar Cumhurbaşkanı için bir siyasi şov olabilir ama ben kendi adıma dün gördüğüm sahneyi özlemişim. Keşke hep böyle olsak, farklılıklarımızla birbirimizi kucaklasak ve barış için, huzur için sazımızı, sözümüzü çalsak-dinlesek…

 
“Ankara’nın Taşına Bak” türküsünün de Mozart, Bach motifleriyle yeniden düzenlenmiş haline hep birlikte kulak verebilsek…

 

Dr. Semih DİKKATLİ Twitter

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Ya Kahramansın ya da…
Suriyeliler
Sayın İmamoğlu’na açık mektup