Ezeli ve ebedi düşmanımız hilekar Arapların Türk milletine yaptıkları kanlı zulümlerden numuneler!

Ezeli ve ebedi düşmanımız hilekar Arapların Türk milletine yaptıkları kanlı zulümlerden numuneler!
12 Haziran 2017 10:04

Sevgili okuyucularım, anımsarsanız bundan bir önceki ‘’Arapların Tarih Boyunca Türklere Düşmanlıklarının ve Sırttan Hançerlemelerinin Dinsel Nedenleri’’ başlıklı makalemde Arapların zihniyetini/paradigmasını oluşturan Türk düşmanlıklarının imanın şartları gibi iman ettikleri dinsel boyutunu detaylı olarak yazmıştım.

 

 

 

İbrahim ÖZDOĞAN H&H YORUM

 

 

 

Bu vesileyle İslami literatüre ayet ve hadislerle girmiş ‘’Yecüc Mecüc’’ denilen ve hem insanlık hem de Araplar için son derece zararlı, kan dökücü canlı türü olarak iman ettikleri bir kavramı açıklamıştım.

 

 

Aynı zamanda iman ettikleri bu kan dökücü canlı türünün Türkler olduğunu da kaynak göstererek belirtmiştik.

 

 

Dolayısıyla Arap imanına göre Türklerin görüldükleri her yerde ve fırsat buldukça katledilmeleri gerektiğine de iman ettiklerini açıklamıştık.

 

 

Çünkü yine Arapların imanına göre kıyamete yakın biz zamanda demir kütleler ve kaynamış bakırla hapsedildikleri vadiden çıkarak her tepeden dünyaya yayılacak olan bu ‘’Yecüc Mecüc’’ denilen Türkler hunharca katledilip öldürülmeye layık bir ırk olarak telakki ediliyor!

 

 

Bu makalemde yazdıklarımın anlaşılması için yukarıda başlığını verdiğim bir önceki makalemin okunması çok yararlı olabilir.

 

 

İşte Hz. Muhammet’in vefatından sonra Arapların Türklerle ilk savaş temaslarında yapılan zulümlerde bazı enstantaneleri anlatarak nasıl da kahredici ‘’Yecüc Mecüc’’ muamelesi yaptıklarını göstermek istiyorum ki, tarih boyunca bu arkaik imanlarından dolayı hep böyle davranmışlardır ve günümüzde tüm hızıyla da devam etmektedir.

 

 

Bugün koynumuzda beslediğimiz 5 milyon Arap tohumu yılanının varlığına rağmen Türklere ilişkin bu kahredici ‘’Yecüc Mecüc’’ imanı tüm Arap coğrafyasında devam etmektedir.

 

 

Bu vesileyle Katar-Suudi Arabistan sorunu dolayısıyla en büyük kazığı yine Arap kalleşliği ile Türkler görecektir.

 

 

Birilerinin Katar’da biriktirdiği dudak uçuklatan kara para milyar dolarlarının kurtulması için Türk’ün kanı dökülemez.

 

 

Şimdi konumuza yavaş yavaş geçebiliriz.

 

 

Hz.Muhammet’n vefatından sonra tüm yönetimleri silip süpürerek kısa zamanda Ceyhun Nehri’ne dayanan Araplar bizzat Peygamber’in Türkler hakkındaki hadisleri nedeniyle korktuklarından daha öteye geçemiyorlardı.

 

 

Çünkü Ceyhun Nehri’nin ötesinde Türkler yaşamaktaydı.

 

 

Hadisler ve Kur’an ifadeleri muvacehesinde(çerçevesinde) Türkleri, kendilerinden daha güçlü ve kışkırtılırsa önü alınamaz daha büyük bir saldırgan olarak düşünüyorlardı.

 

 

Üstelik bu önyargıyı güçlendiren, küçük te olsa bir örneğin izleri Arap belleğinde vardır.Halife Hz .Osman zamanında Ceyhun Nehri’ni geçip ta Fergana’ya kadar ilerleyen 2700 kişilik Müslüman Arap kuvveti Türkler tarafından, komutanları Muhammet bin Cerir de dahil imha edilmişti.İşte söz konusu bu örnek ve önyargıların yanı sıra Müslüman Arapların Türkistan’a merkezi yönelişinin bir diğer önemli engeli daha vardı.Müslüman Araplar arasında yaşanan Osman, Ali, Ayşe, Muaviye gibi otoritelerinin taraf olduğu ve Yüz binlerce Müslümanın birbirini katledeceği iç savaşlar İslam’ın dışarıya yönelişini önemli oranda törpülüyordu.

 

 

705 senesine kadar Müslüman Araplar Türk yurtlarına defalarca saldırmışlar ama kalıcı bir başarı elde edmedikleri gibi egemenlik te kuramamışlardır.

 

 

Ancak 705 senesinde Halife Abdulmelik ölünce yerine oğlu Velit geçer.Bu yılın Türk tarihi açısından asıl önemi, Kuteybe bin Müslim denilen tipik Arap geni taşıyan kan dökücü ve Türk kanı içici bir katilin Horasan’a vali atanmasıdır.

 

 

Kuteybe bin Müslim, Türklere yönelik Müslüman Arap vahşetinin ve sadece vahşetin değil, işgal alanlarının sömürgeleştirilmesinin belirleyici adıdır.

 

 

Türk kenti olan Baykent’i ele geçiren genetick Arap katili Kuteybe Türklere karşı çok insafsızca davrandı.Şehrin surları tahrip edildi.Eli silah tutan ne kadar insan varsa hepsi katledildi.Kadınları ve çocukları esir aldı.Şehir halkının tüm mal varlığına el koydular.

 

 

Çevre şehirlere de Arap katili Kuteybe saldırır ama Türkler çok kararlı direniş gösterirler.

 

 

Türk direnişinin intikamı çok ağır olur.Direnişe katılan herkes kılıçtan geçirilir.Buhara sokakları kan, ceset, ve çığlık seslerinden geçilmez.Araplar bir taraftan işgal ettikleri şehirleri yağmalarken, bir taraftan da kadınlara tecavüz ediyor ve yeni katlimlarda bulunuyorlardı.Ardından da işe yarayacak güçlü kuvvetli 50 bin Türk genci köle olarak götürülüyordu.Ayrıca seçtikleri 10 binlerce Türk kızlarını da Arap yurtlarına cariye olarak götürdüler.

 

 

Türklere yapılan bu insanlık dışı Arap zulmü, onların Müslümanlaştırılması adına yapıldığı bizzat Araplar tarafından iddia edilmiştir ama bu tamamen yalan ve kamuflajdan ibarettir.Bu insanlık dışı zulümlerin asıl iki nedeni vardır.Bunlardan biri üretme zihniyetinden yoksun talancı vahşi Arapların biyolojik ve sosyolojik genleri, diğeri de Türklerin öldürülmesi ve her türlü zulme layık görülmesi gereken canlı türü olarak gördükleri ‘’Yecüc Mecüc’’ olduklarına iman etmeleridir ki, bu imanları bugün hala daha devam etmektedir ama vizim Arap sevici zavallılar derin uyku ve alçakça ihanet içindedirler.Vicdan sahibi ve dindarım diyen herkese sorarım ki, Allah adına siz mallarınızın çapulcu Araplar veya başka milletler tarafından yağmalanmasını ve kızlarınıza, karılarınıza tecavüz edilmesini, delikanlı oğullarınızın köle olarak götürülüp, sizden ebediyen uzaklaştırılmasını arzu eder misiniz?

 

 

Vahşetler vahşetleri, işgaller işgalleri izledi Arap zalimi Kuteybe ve zalim Araplar Türk kenti Şuman’a da girdip orayı da yağmalattı ve halkın çoğunu Türklerin ‘’Yecüc Mecüc’’ olduklarına imanları nedeniyle öldürttü.Ardından yine Türk kentleri Keş ve Nesef’e yöneldi.Bu iki şehride katledilmeler, kadınlara tecavüz ve ‘’ganimet’’ inançları nedeniyle talan eşliğinde ele geçirdikten sonra Faryab’ın teslim olmasını istedi ama Türkler teslim olmayınca şehri baştan sona içindeki tüm insanlar ve canlılar da dahil olmak üzere yaktı.Böyle bir zalim kan dökücü tarih boyunca gelmemiştir.Neron bile Kuteybe ve Arap ordusu kadar zalim olmanıştı çünkü telef ettikleri insanlar yer yüzünde fesat çıkaracak olan ve adına ‘’Yecüc Mecüc’’ dedikleri Türkler’den başkası değildi.

 

 

Daha sonra Türklerin Harzem ve Semerkant kentleri toplu katlimlar, şehirlerin yağmalanması, kadınların tecavüze uğramaları, genç kızların cariye olarak, delikanlıların da esir olarak Arap yurtlarına gönderilmesi eşliğinde işgal edilmiştir.

 

 

Tipik Arap geni taşıyan katil Kuteybe’nin ölümünden sonra Türk şehirlerini işgal etmede ve Türkleri topluca katletmede yine tipik Arap genetik karakteriyle Yezit işbaşındadır.

 

 

Yezit yine Türk yurdu olan Dağistan’a yöneldi.Dağistan lideri Sol Türk ile uzun çarpışmalar sonucu nihayet onu kuşatır.Yezit Sol Türk’ten teslim olmasını istiyordu.Sol Türk ise ‘’Benim halkımdan ve malımdan el çekersen öyle olsun’’ dedi.Yezit Kabul ettiğini söyleyince de Sol Türk teslim oldu.Ancak Yezit, ordusu ile birlikte Dağistan’a girince tipik hilekar Arap karakteri ve Türklerin öldürülüp yok edilmesi gereken ‘’Yecüc Mecüc’’ imanları nedeniyle sözünde durmayarak şehri baştan sona kadınlara tecavüzler eşliğinde yağmalattı ve 14 bin kişiyi katlettirdi.Ardından da Cürcan’ aynı zulümleri uygulayarak girdi.

 

 

Cürcan halkı daha sonra direnişe geçti ama Arap cellatı Yezit’in intikamı çok ağır oldu.

 

 

Muzaffer Arap komutanı Cürcan’a girince şehrin bütün erkeklerinin bir araya getirilmesini emretti.Gençlerini esir aldı.Eli silah tutanların hepsini kılıçtan geçirdi.Geçeceği yolun sağ ve soluna 4 fersah(24 km.) uzunluğunda bir mesafeye çok sayıda darağacı diktirerek esir aldığı Türkleri astırdı.Diğer taraftan şehri Araplara istedikleri gibi yağma ettirdi.Tabii ki kadınlara tecavüz eşliğinde.

 

 

Yezit, şimdi Allah’a verdiği sözü yerine getirmeye gelmişti. Bu amaç için de 12 bin Türk ayırdı.Onları Cürcan’ın vadilerinden biri olan Enderhiz’e doğru sevk etti.Sonlarının ne olacağından ve niçin toplandıklarından tamamen habersiz olan bu zavallılar Enderhiz vadisine gelince orada durduruldular.Ondan sonra tipik kan dökücü Arap katili olan Yezit yanındaki Arap askerlerine ‘’Bunlardan intikamını almak isteyenler alsın’’ emrini Verdi.

 

 

Enderhiz vadisinde kendilerini müdafaa edecek en küçük silahları olmayan bu esir Türklere Araplar büyük bir hışımla saldırdılar.Her Arap bir hamlede 4-5 esir Türk’ün kılıçlarla başlarını keserek işini bitiriyordu.

 

 

Yezit 12 bin Türk’ü böyle feci bir şekilde kılıçtan geçirdikten sonra tepeler gibi yığılıp kalan kafa, kol ve gövdeler üzerine doğru, suyun mecrasını değiştirdi.Bu kan nehri ilerdeki bir değirmene ulaşıyordu.En sonunda Yezit, bu kanların öğüttüğü unlardan yapılan ekmeklerden yedi.Böylelikle kendi sapkın imanının tayin ettiği Allah’a verdiği sözü yerine getirmiş oldu.

 

 

Kaynaklarda Yezit’in sadece Cürcan’da öldürdüğü Türk sayısının 40 binden fazla olduğu gösteriliyor.

 

 

İnsan olanın ancak ürpertiyle, tiksintiyle, insanlık adına utançla okuyabildiği satırlar bunlar.Peki, o savunmasız insanları asan, kılıçtan geçiren, o korkunç çığlıklara rağmen Arap seviciliği ve Arap çükü yalayıcılığını sürdüren zavallılara ne demeli!

 

 

Şundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın ki dünya tarihinde Arapların Türklere yaptıkları zulümlere eşdeğer bir zulüm yapılmamıştır.

 

 

Hatta Araplar diğer coğrafyaları, örneğin İspanya’yı bile işgal ederken Türklere reva gördükleri zulmün binde birini bile buraların halklarına uygulamamışlardır.

 

 

En önemli soru:neden?

 

 

Çünkü Arapların sapkın imanına göre Türkler kıyamete yakın bir zamanda hapsedildikleri coğrafyadan çıkarak, dünyanın her tarafına yayılıp başta Araplar olmak üzere tüm insanlığı fesata verecek, kan dökecek olan insana benzer bir canlı türü olan ‘’Yecüc Mecüc’’dür.

 

 

Günümüzün tüm Arapları’da dahi bu sahte iman devam etmekte ve Türkleri her an sırtından hançerlemek üzere fırsat kollamaktadırlar.

 

 

Bugünkü hilekar fistanlı Arabın önünde dört elle domalanlar, çaldıkları milyar dolarları hem saklamak hem de sırası geldiğinde o kirli serveti kurtarmak için domalmaktadırlar.

 

 

Onlara iyi domalmalar diyorum ama olan Türk milletine oluyor!

 

 

Son olarak şunu belirteyim ki, Türklerle Arapların kanlı mücadelesi uzun yüzyıllar sürmiştür.

 

 

Biz burada sadece Arapların Türklere karşı besledikleri paradigmik imanlarını deşifre etmek ve dikkatli olmaya davet için bir kaç kanlı tabloyu gözler önüne serdim.

 

 

Arapların imanında Türkler yok edimesi gereken bir nevi insanımsı canlı türü olan ‘’Yecüc Mecüc’’dür.

 

 

Nokta.

 

 

İbrahim ÖZDOĞAN Twitter

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Yeni cumhurbaşkanı, RTE’nin yıktığı tüm Atatürkçü cumhuriyet değerlerini derhal geri getirmeli
RTE’nin siyasi sicili halkın önünde didik didik edilmelidir!
RTE ve partisi AKP’den kurtulmamız için HDP barajı aşmalıdır