Erdoğan’ın siyasal propoganda için kullandığı dinsel (İslami) yöntemler

Erdoğan’ın siyasal propoganda için kullandığı dinsel (İslami) yöntemler
8 Ocak 2019 20:23

2012 senesinin sonunda yine bu köşede yazdığım ‘’Tayyip Erdoğan’ın Hitler-Goebbels Propaganda Yöntemi’’ başlıklı makalem okuyucu tarafından oldukça ilgiyle karşılanmış ve ayrımına varıldıkça sürekli okunmuştu ki gerçekten saptamaları ortaya koyarak RTE’nin propaganda yöntemini deşifre etmiştim. Ama 2017 senesi ortalarında saraydan gelen yazılı diktatoryal direktifle bu makalem gazetenin arşivinden bile kaldırılmıştı.

 

 

 

Dr. İbrahim ÖZDOĞAN H&H YORUM

 

RTE propaganda silahının bilimsel olarak deşifre edilmesinden son derece rahatsız olmuş!

 

Şimdi RTE’nin dinsel(İslami) propaganda yöntemini ortaya koymak istiyorum.

 

Yalnız bir konuya peşinen açıklık getirmek istiyorum ki, o da bu dinsel propaganda içerik olarak değil, yöntem olarak ortaya konulacaktır.

 

Çünkü zaten dinsel İslami değerleri cahil kitleleri oltaya takmak için sürekli kullanmaktadır.

 

Ama Türkiye’de aydın olarak nitelenen insanlar bile RTE’nin siyasal propagandada kullandığı dinsel(İslami) yöntemlerin ayırdında bile değildir.

 

Çünkü Anadolu insanının kültüründen bihaberdir.

 

Gerçek aydın Batı ve dünya uygarlığı kadar kendi kültür ve uygarlığına da egemen olması ve buradan bir senteze vararak somut değerler ve kuramlar ortaya koyandır.

 

İslam yayılırken ve karşıtları ile savaşım verirken birkaç yöntemi duruma göre kullanır.

 

İşte bu nedenle İslam topluluklarında bu yöntemler son derece etkilidir.

 

Çünkü İslam’ın yayılma süreci olan 1400 senedir İslam topluluklarının paradigması/zihniyeti/bilinçdışı bu şekilde oluşmuştur.

 

Dolayısıyla köklü bir şekilde etkilenmemesi olası değildir.

 

Bilhassa Türkiye’de yüzde 50’lik dilimin oyunu AKP’nin alması bu nedenledir.

 

Çünkü bu dilim tamamen dinsel propaganda yöntemleriyle sürüleştirilmiştir.

 

Geriye kalan yüzde 50’lik dilim aydın, okumuş, az çok tahsili olan, mürekkep yalamış insan topluluklarından oluşmuştur ve bu kitle de diğer muhalefet partileri arasında seçenek yaptıkları için dinsel propaganda yöntemlerini kullanan RTE’nin AKP’si karşısında blok bir güç olşturamamaktadırlar, sürekli yenilgiye uğramaktadırlar.

 

Şimdi gelelim sadede.

 

RTE yine son hızla ve doludizgin ‘’Hitler-Goebbels Propaganda Yöntemi’’ni kullanmakla birlikte devletin tüm hücrelerine egemen olduktan sonra dinsel(İslami) propaganda yöntemlerini kullanmaya başlamıştır.

 

Çünkü İslam’ın propaganda da temel anlayışı budur.

 

Yani elin güçlendikten sonra hedefe giden yolda çok şey mubahtır ve bunun adı da ‘’cihat’’ olarak konmuştur ki, mensuplarına ‘’mücahit’’ denir hem ganimet, cariye gibi dünya nimetleri ile ödüllendirilir, hem de öte dünyada cennetle, hurilerle müjdelenir.

 

İslam yayılırken Mekke ve Medine dönemleri ayrı ayrı değerlendirilir.

 

Mekke dönemi İslam’ın başlangıç aşamasıdır ve Peygamber karşıtlarına karşı hep alttan almıştır.

 

Örneğin, Mekke döneminde ortaya konulan ayetlerde ‘’Dinde zorlama yoktur/ senin dinin sanabizim dinimiz bize vs. gibi’’ ifadeler vardır.

 

Ama Medine’ye hicretten sonra Hz. Muhammed’in eli güçlenince Mekkeli müşriklere meydan okumuş, ticaret kervanlarının önünü keserek ganimetler/cariyeler ve sahabe arkadaşları arasında bölüşülmüştür.

 

Ve ayrıca ‘’Müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün vs. gibi’’ şiddet ayetleri ortaya koymuştur.

 

Dinsel(İslami) propaganda yöntemlerini anlatmak üzere temel yapıyı ortaya koyduktan sonra somut olarak konuya dalış yapalım ve RTE’nin nasıl da bunları tıpatıp uyguladığını örneklerle anlatalım.

 

Dinsel propaganda yöntemlerinde karşıtlara uygulananlar şunlardır:

 

1-Lakap koşma!

2-Hakaret ve küfür etme!

3-Korkutma!

4-Cezalandırma!

5-Tehdit etme!

6-İntikam alma!

 

Kuran’ı Kerim’de Tevbe suresi 28. Ayette ‘’…müşrikler ancak birer pisliktir…’’, Kalem suresi yine karşıtlara ‘’…soysuz…’’ denilmektedir.

 

RTE CHP için sürekli olarak ‘’çöplük’’ neden dediğini hiç düşündünüz mü?

 

Ayrıca bir zamanlar Kılıçdaroğlu için ‘’Önemli olan boy değil, soydur soy’’ diyerek onun Aleviliğini seçmene hatırlatarak 1400 yıllık bilinçdışını/bilinçaltını yönlendirmedi mi?

 

Karşıtlara, İslam düşmanlarına lakap koşmak Hz.Muhammed’in uyguladığı propaganda yöntemlerinden biriydi.

 

Örneğin Ebucehil olarak bilinen adam öz amcası olduğu halde kendisine bu lakabı-cahilliğin babası anlamına gelmektedir-veren Hz.Muhammed’in kendisidir.

 

Aslında adı Amr Bin Hişam’dır ve Mekke’nin önde gelen aydınlarından biriydi.

 

Mekke toplumunu etkilediği ve yeğeninin önünü kestiği için bu lakabı koşarak onu edilgen hale getirmek istemiştir.

 

RTE sürekli olarak Kılıçdaroğlu’na neden Bay Kemal diye meydanlarda ve salonlarda hitap etmektedir.

 

Bunun tek nedeni vardır, o da onu basit bir kişilik olarak göstermek ve kitleler nezdinde etkisizleştirmek için!

 

Bir zamanlar RTE ‘’iki ayyaş!’’ betimlemesini konuşma içinde geçen tümcelerden anladığımız gibi Türk ulusunun ebedi önderi Atatürk ve onun silah ve dava arkadaşı İsmet İnönü için neden kullandı?

 

Elbette tek nedeni vardı, o da dinsel hurafelerle yönlenen kocaman cahil kitlenin gözünde küçük düşürüp, bu kitlenin sürekli olarak kendine bağlı kalmasını sağlamak için.

 

Kuran-ı Kerim’de yukarıda verdiğim iki prototip hakaret sözlerinden ayrı olarak İslam karşıtları için aşağılık maymunlar, maymunlar, domuzlar, kafirler hayvanlara benzer, , okumuşlar için ciltlerle kitap taşıyan eşekler, onlar hayvanlar gibidir, dilini sarkıtıp soluyan köpek, yaban eşekleri, hayvanlar gibi yerler, aşağılık vs. gibi ifadeler yer almaktadır.

 

Bu ifadeleri göz önüne aldığımız zaman RTE’nin siyasal propaganda da neden sürekli olarak rakiplerine çok çirkin sözler sarf ettiğini anlamak çok kolay.

 

Metin Akpınar ve Müjdat Gezen için ‘’Bunlar sanatçı müsveddesi, edepsiz vs. gibi’’’ kullandığı çirkin sözler hiç kuşkunuz olmasın yukarıda bir nebze işaret ettiğim gibi dinsel propaganda yöntemleridir.

 

Özgür özel için kullandığı ‘’Edepsiz, ahlaksız vs. gibi’’ çirkin sözler de aynı kategoriye girmektedir.

 

Lakap koşma, hakaret ve küfür etme yöntemlerini bugünle kıyaslayarak değerlendirdikten sonra üçüncüsü olan korkutma yöntemine geçelim.

 

Kuran’da hemen her yerde kendisine inanmayanların müşrikler, kafirler olduğu ve sonsuz olarak cehennemde yanacakları yinelenerek insanlar korkutulmaktadır.

 

AKP bunu zaten dolaylı olarak kullanarak yani din esnaflığı yaparak en verimli şekilde kullandığını ve cahil kitlelerin din elden gitmesin diye oy verdiğini herkes bilmektedir.

 

Dördüncü madde cezalandırma!

 

Bir prototip örnek 16.surenin 126 ayetinde ‘’Eğer bir suçtan dolayı ceza verecek olursanız, size yapılan azap ve cezanın misliyle ceza verin…’’ gibi cezalandırmaya ait onlarca ayet vardır ve Hz. Muhammed bunların cezalarını en köklü şekilde sürekli olarak uygulamıştır.

 

RTE ne yapıyor?

 

Demokrasinin gereği olan ifade özgürlüğü nedeniyle kendisini eleştirenleri veya bir cürmünü ortaya koyanları en sert şekilde cezalandırıyor!

 

En son örnek, Metin Akpınar ve Müjdat Gezen’in hiç suçları olmadıkları halde adli kontrole tabi tutulmaları yurt dışı yasağı bu kabildendir.

 

Yandaş olmayan işadamlarına vergi cezaları kesilmesi ve mallarına el konulması da bu kabildendir.

 

5. madde olarak tehdit etme ayetlerine gelince onlarca vardır.

 

RTE’nin CHP grup başkanvekili Özgür Özel’e hakaretler yağdırarak ‘’Önce tazminat davası açacağız, ardından ceza davası; bunlar bu dilden anlar!’’ bu tehdit kategorisine girmektedir.

 

Kuran’da onlarca intikam ayeti ve Peygamber’in uygulamaları vardır.

 

Hz.Muhammed’in daha önce kendisine vahiy katipliği yapmış ama sonradan yanından ayrılan ve ‘’Muhammed ayetleri uyduruyor, bazı ayetleri de ben yazıyorum…’’ bir adamı iftira attı diye katlettirmiştir.

 

Yıllar önce Engin Alan Paşa tutuklanınca grup toplantısında RTE’nin Çanakkale savaşı töreninde başbakan olarak beni gördüğü halde ayağı kalkmadığı için tutuklandı…’’ mealinde sözler sarf etmesi dinsel propaganda yöntemiyle paraleldir.

 

Dinsel propaganda yöntemiyle Türk ulusu bir kıskaca alınmıştır.

 

Tüm devlet görevlileri, yargı ve ordu mensupları ile emniyet elemanları tam bir kıskaç içindedir.

 

Herkes korku içinde yaşamakta ve bu korkuya dayalı olarak refleks göstermektedir.

 

5 maddelik dinsel propaganda yöntemi bir ahtapot gibi toplumu sarmış ve senkronize bir halde işletilmektedir.

 

Dinsel paradigma yöntemi öyle bir senkronize olmuştur ki, kimsenin kıpırdamasına bile olanak kalmamıştır.

 

RTE bu yöntemi bilinçli olarak mı yapmaktadır, yoksa aldığı dinsel paradigma/zihniyet ile bilinçdışı/bilinçaltı olarak mı uygulamaktadır?

 

Benim kanaatim ömür boyu kitap okuma eyleminden uzak birinin bu yöntemi bilinçdışı yaptığı daha mantıklı gelmektedir.

 

Bu makalede esas belirtmek istediğim noktaya geldik.

 

Tüm bunlar muhalefet partilerinin ve özellikle liderlerinin çapsızlığından olmaktadır.

 

RTE sürekli olarak hücum halinde ama muhalefet savunmasını bile cesaretle yapamıyor.

 

Çünkü korkuyorlar.

 

Diyeceğim şu ki muhalefet parti mensupları RTE’ye aynı çapta yanıt vermediği sürece bu korku sürüp gidecektir.

 

Daha açık söylemek gerekirse RTE hakaret edip tehdit ettiğinde Özgür Özel’in kendisine hakaret edilip hakaret edildiğinde ‘’Senden korkmuyoruz, ne suçumuz var ki, bize dava açacakmışsın…’’ sözleri korku dolu bir edilgen yanıttan başka bir şey değildir.

 

RTE’ye karşı aynı dozajda yanıt verilmediği sürece onun korku imparatorluğu sürüp gidecektir.

 

RTE’nin Bay Kemal, edepsiz ahlaksız, iki ayyaş hakaretlerine verilecek karşılıkları ben mi öğreteyim?

 

RTE’nin tehditlerine karşı ne tür yanıt verileceğini de ben mi öğreteyim?

 

Halbuki defo bakımından malzeme o kadar bol ki, bunların milyonda 1’i bile muhalefet liderlerinde ve mensuplarında yok.

 

Son olarak ve makalenin en önemli paragrafı olarak şunu önemle belirtmeyim ki, İslam toplumunda siyaset yapanlar ve özellikle siyasal liderler, bilhassa rakipleri bunu kullanıyorsa; onların da dinsel(İslami propaganda yöntemlerine egemen olması ve kullanması kaçınılmazdır.

 

Çünkü Müslüman topluluklar en azından Cuma, bayram ve teravih namazlarına giderler, dinledikleri vaazlar sonucu küçük yaşlardan itibaren yukarıda verdiğim dinsel yönelişlerle beyinleri şekillenir; sonunda da dinsel propaganda yöntemlerini uygulayan lider ve kadrosu onları sürü gibi kullanır.

 

Hakaretler ve çirkin sözler bu nedenlerle İslam topluluklarında son derece yönlendiricidir.

 

Eğer rakibini fütursuz bir şekilde küçük düşürmezsen hurafe inaçlı topluluklardan oy alamazsın.

 

Ayrıca cahil dinsel kitleleri gücün sembolü olan korku çok yönlendirmektedir.

 

Ya kitle psikolojisi bilgisi ile propaganda yapılır, ya da yenilgi mukadderdir.

 

 

Dr. İbrahim ÖZDOĞAN Twitter

 

 

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
23 Haziran İBB seçimi Atatürkçü vatansever dürüstler ile Arapçı vatansız talancılar arasında yapılacaktır
Türkiye sathına yayılmış milyonlarca Suriyeli Arap çapulcu ve teröristleri ile İBB seçimleri doğrudan ilişkilidir
Erdoğan FETÖ’nün siyasi ayağını cesaretle temizlemezse onlar kendisinin sonunu hazırlayacaklar