Erdoğan devlet yönetiminde köklü değişiklikler yaparak hem Türkiye’yi hem de kendini kurtarmalıdır

Erdoğan devlet yönetiminde köklü değişiklikler yaparak hem Türkiye’yi hem de kendini kurtarmalıdır
25 Mayıs 2019 16:37

Söze öncelikle Erdoğan’ın bir vasfını söyleyerek başlayalım ki, o da inandığı ve anladığı hatalarından vazgeçip yeni ufuklara yol açmasıdır.

 

 

Dr. İbrahim ÖZDOĞAN H&H YORUM

 
Şimdi burada eğri oturup doğru konuşacağız ve kendisi hakkında eleştirimizi asla gizlemeyeceğiz, çünkü münafık bir karakterimiz yok.
Beka meselesi dedikleri başta Türkiye sorunudur ve 82 milyon insanı doğrudan ilgilendirmektedir.
Bu bağlamda Erdoğan’ın hayat-memat meselesi ise en son sırada gelmektedir.
Bir defa şunu işin başında belirtelim ki, doğuştan getirdiği bir takım karakteristik özellikler bakımından Tayyip Erdoğan liderlik vasıflarına sahip bir siyasi duoyen olabilir ama hiç kusura bakmasın maalesef tarihsel arka bahçesi çok zengin olan koskoca Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetme bilgi ve becerisinden epeyce uzak mesafededir.
Sorunun esas kaynağı buradadır ve bu itibarla Türkiye Cumhuriyeti tarihinde olur olmaz her konuda en fazla danışman çalıştıran başbakan ve cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan olmuştur.
Şimdi sazın bamteline vuralım.
Türkiye’yi ve Erdoğan’ı mahveden hiçbir naneden de anlamayan, işsiz güçsüz güruhun meydana getirdiği bu danışmanlar ordusudur.
Maalesef bu danışmanların çoğunun ne kadar ayarları bozuk çıkarcı insanlar olduklarını hep beraber yaşadık, yaşıyoruz.
Cumhurbaşkanlığı sarayına gittiğinizde her tarafının lüzumsuz heriflerden oluşan danışmanlardan kaynadığını elbet görürsünüz.
Bu çoğunun karakteri düşük danışman adlı işsiz güçsüz takımı Türkiye’nin ve Türk milletinin yüksek çıkarları için Tayyip Erdoğan’a bilgi ve rapor sunmuyor.
Bu çıkarcı takımı ne yapıyor biliyor musunuz?
Tayyip Erdoğan’ı konuşmaları ve düşünceleri açısından izlemeye alıyorlar, O’nun hoşlanacağı şekilde kendisine sahte bilgi sunuyorlar, çünkü aksi bir düşünce ileri sürdüklerinde en aşağılık şekilde haşat edileceklerini ve bu lüzumsuz işlerinden kovulacaklarını çok iyi biliyorlar.
Cumhurbaşkanlığı sarayında böyle kısır bir döngü hem Türkiye’yi, hem 82 milyon insanımızı, hem de Tayyip Erdoğan’ı işkence cenderesinin içne koyarak bugünkü vahim duruma getirmiştir ki, battığımız Suriye bataklığı ve ekonomik kriz sonucu nerede ise ilan edilmesi an meselesi olan moratoryum.
Erdoğan başbakanken önce danışman olan, sonra dışarıdan dışişleri bakanı yapılan, en sonunda da başbakan yapılan Ahmet Davutoğlu-ki, danışmanların en bilgilisiydi-Türkiye’yi Erdoğan’a verdiği sahte bilgilerle Suriye bataklığına batırmış adamdır.İyi işler yapmış gibi şimdi de parti kurmaya kalkıyor.
Örneğin, Erdoğan bu adama ve kendisini her konuda aldatan diğer danışmanlara inanmıştır, üzülerek söyleyeyim çünkü kendisine anlatılanları eleştirecek, eleyecek bilgi dağarcığı yoktur.
Gelinen nokta itibariyle Erdoğan’ın iç ve dış politika ile ilgili tüm icraatları iflas etmiştir ve çok yakından biliyoruz ki, bunların müsebbibi çokbilmiş çıkarcı danışmanlarıdır.
Erdoğan ne yapacak?
Tüm bu politikalardan vazgeçerek nasuh bir tövbe yapacak.
Erdoğan imam hatip kültüründen geldiği için nasuh tövbenin ne demek olduğunu çok iyi bilir ki böyle bir tövbeden sonra bir daha asla geriye dönüş yoktur.
İşte böyle bir tövbe hem Türkiye’yi hem de kendini karanlık akıbetten kurtarır.
Şimdi özetle kısa zamanda neler yapması gerektiği belirtelim.
Madem Erdoğan’ın kendisi partisinin eski-yeni tüm milletvekillerini birlik olmaya çağırdı, şunu özellikle belirteyim ki, yanlışların oluştuğu ve Türkiye Cumhuriyeti’ni bitirme noktasına getirmiş bir siyasi organizasyonda asla bulunmam, fikirlerimiz ve düşüncelerimiz dikkate alınıp uygulanırsa seve seve.
Aynı zamanda kurucu bir il başkanı olarak Erdoğan’a nice küfredenlerin sonradan partide yükselip milletvekili, bakan, belediye başkanı olduklarını ibretle izlemişimdir.
Erdoğan öncelikle irili ufaklı tüm danışmanları ki çoğunluğu lüzumsuz adamdır çevresinden temizleyip atmalı ilk günden gönülden kendisine bağlı olan daha az sayıda bilge insanlarla işleri yürütmelidir.
Bakanları çok başarısızdır, çoğunu uzaklaştırıp daha ehil kişileri getirmelidir.
Devletin zirve noktasındaki askeri ve sivil üst bürokratları derhal değiştirmelidir.
Ayarını bozduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm kurumlarını yine kuruluştaki ayarına getirmelidir.
Yurt içinde ve yurt dışında dinci-Sünnici politikalardan vazgeçmeli, dinsel ideolojilerden uzak durmalıdır.
Suriye politikası konusunda keskin bir dönüş yaparak Beşşar Esad ile barışmalı ve Türkiye ile kendinin başını beladan kurtarmak için Suriye devletinin yanında yer almalı.
Dinci politikalar güttüğü için Türkiye’nin Katar dışında tüm Arap ülkeleri ile arası açıktır, örneğin yarım asırdır Mısır’da kan döken İhan-ı Müslimin(Müslüman Kardeşler) örgütünü desteklediği için Mısır’la arası açıktır, Ürdün ve Suudi Arabistan’la arası yoktur.
Katar’da Türk askerine fedailik yaptırdığı için onun dışında tüm körfez ülkeleri ile Türkiye’nin arası açıktır.
Türk milletinin rızkını Ortadoğu coğrafyasına aktaran Erdoğan Sudan’da sırf onlara döviz kazandırmak için arazi kiralamıştır, TOKİ’ye evler, mahalleler yaptırmıştır bedavadan.
Tüm bunlardan vazgeçmelidir Erdoğan.
Ve, bilerek yurda sokup halkımızın rızkı ile beslediği 6 milyon Suriyeli ve Ortadoğulu’yu bir takvim dahilinde ülkelerine göndermelidir.Beşşar Esad ile barışması bu nedenle de çok önem arz etmektedir.
Tayyip Erdoğan’ın yapacağı en önemli işlerden biri de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi denilen ucube yapıyı bir an önce terk etmeli, tekrar referanduma giderek eskimez parlamenter sisteme dönüş yapmalıdır.
Kendisine şunu anımsatırım ki Türk milleti cumhurbaşkanlarına gerçekten saygı duymak istiyor.
Ama bir cumhurbaşkanı aynı zamanda parti başkanı olursa böyle bir saygı ve muhabbeti milletin gönlünden almış olursunuz.
Bu aykırılıklardan da rücu ederseniz milletin gönlünde taht kurmuş olursunuz.
Tüm milletin sevgisi dururken neden sadece partililerinizin sevgisi ile yetinesiniz ki?
Erdoğan şunu bilmeli ki, bu yazdıklarımı gelecek demokratik bir iktidar muhakkak gerçekleştirecektir, bundan kuşku duymuyorum ama kendisi yaparsa Türkiye kaostan daha erken kurtulur ve böylece acı akıbetten kurtulmuş olur.
Konuyu böyle özet halinde kapatırken Erdoğan’a üç hususu daha anımsatmak istiyorum.
Bunlardan biri hiçbir dönemde Ak Parti iktidarı döneminde yapıldığı kadar yolsuzluk yapılmadı, dolayısıyla yolsuzluk yapanlar süratle cezalandırılmalı ve kamuoyuna deşifre edilmelidir.
Bir diğeri Erdoğan’ın etrafının siyasi fetöcülerle çevrili olduğunu ve kendilerini saklamak için O’nun karşısında gerdan kıvırıp kalça ve kuyruk salladıklarını iyi biliyoruz.Ülkenin ve kendisinin selameti için bunlar hakkında gerekli işlemleri derhal yapmalıdır.Ayrıcafetöcülerin askeri ve bürokrasi ayağı ile, yurt dışına kaçan haşhaşilerlede gerekli mücadele tam yapılmıyor.Kaç defa yazdık bu kaçak fetöcülerin mal varlıklarına el koyup, olanların emekli maaşlarını kesin ve vatandaşlıktan çıkarın diye.
Bir üçüncüsü ise Erdoğan’ın eşi Emine Hanım’ın ve oğlu Bilal’in devlet göevlileriymiş gibi bazı faaliyetlerde bulunması toplumda çok derin nefret uyandırıyor ki bunların geri çekilmeleri gerekmektedir.
Bilal’in eğitim konularındaki faaliyetleri ve gittiği illerde başta vali olmak üzere devlet erkanı tarafından karşılanması son derece utandırıcıdır.
Ayrıca Emine Erdoğan’ın rastladıklarım arasında Suriyeli sığınmacılar hakkında yabancılara brifing vermesi, Amerikan iş adamları toplantısında başkanlık yapması, alternatif tıp konusunda bilim adamı kılığındaki kişilere konuşması gerçekten esefle karşılanacak bir durum.Tabi ilkokul mezunu kadıncağız önüne yazılıp konulan sözleri prompterden okuyor.
Battı balık yan gider ama henüz Türkiye’de balığın battığı yok, bu nedenle Tayyip Erdoğan sanatçı denilen bir kısım cahilleri değil, gerçekten akil insanları toplayarak hem Türkiye’yi hem de kendini acı akıbetten kurtarmalıdır.
Türk milletinin sevgisini kazanmak sanki çok mu zor?

 

 

Dr. İbrahim ÖZDOĞAN Twitter

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Tayyip Erdoğan Türkiye’yi Makyavelist politikalarla yönetiyor!
Türkiye’yi hareket halindeki korkunç cehalet yönetiyor
Türkiye tarihinin en büyük devlet-millet soygunu devr-i sabık yapılmalıdır