Engin Özkoç’un siyasi ve hukuk mücadelesi Erdoğan’ın diploması üzerinden yürütülmelidir

Engin Özkoç’un siyasi ve hukuk mücadelesi Erdoğan’ın diploması üzerinden yürütülmelidir
9 Mart 2020 18:42

Bildiğiniz gibi geçen hafta grup toplantısında AKP genel başkanı Kılıçdaroğlu’na ağır hakaretler ederek ‘’Türkiye’’nin bu tarihi mücadelesini fitneyle, iftirayla lekelemeye çalışan kim olursa olsun, haysiyetsizdir, şerefsizdir,, alçaktır, haindir. Kılıçdaroğlu Gazi Mustafa Kemal’in Çanakkale’yi savunduğu zaman İdlib’in de vatan toprağı olduğunu bilmeyecek kadar şuur kaybı içinde’’ sözlerini sarfetti.

 

 

Dr. İbrahim ÖZDOĞAN H&H YORUM

 

Buna mukabil TBMM genel kurulunda CHP grup başkan vekili olan Engin Özkoç bir hamlede rövanş alırcasına Erdoğan’a aynı dozajda hakaret ederek ‘’İkiyüzlüsün, şereften yoksunsun,haysiyetten yoksunsun, onursuzsun ve şeytansın…Şehide kelle diyen kişi, haysiyetsiz kişidir, onursuz kişidir, şerefsiz kişidir’’ sözleri ile karşılık verdi.

 

Burada bir iki noktaya değinip esas konumuza dönelim.

 

Recep Erdoğan o grup konuşmasında aynı zamanda Kılıçdaroğlu’na mealen ‘’Filistin topraklarını boşalttırıp Yahudilere, Suriye topraklarını boşalttırıp Esad’a ye açma gayretinde olduğunu’’ söyledi ki, bu tam bir Hitler-Gobbels propaganda yöntemidir.

 

Hitler- Goebbels propaganda yönteminin önemli maddelerinden biri de işlediğin suçları rakiplerinin ve düşmanlarının üzerine atma üzerine kuruludur ki Recep Erdoğan bunu kendisine öğretildiği şekilde fazlasıyla yapıyor.

 

İşte bunun son örneği Suriye topraklarını ve Filistin topraklarının kendisi sayesinde boşaltıldığı halde bu suçu Hitler-Goebbels propaganda yönteminin gereği olarak Kılıçdaroğlu’nun üzerine atıyor.

 

Bildiğiniz gibi iç kamuoyunda Filistin edebiyatı yapan Recep Erdoğan başbakanken gittiği İsrail’de ki Kudüs’e inmişti, Yahudilerin başbakanları kendisine ‘’İsrail’in başkentine hoşgeldiniz’’ ifadeleriyle karşıladı ve o da bunu gülümsemeyle karşıladı. Bunun videoları Yotube de dolaşmaktadır.

 

Ayrıca ABD’de Yahudi örgütünün kendisine verdiği ‘’Üstün Cesaret Madalyası’’nı iade etmemiş olarak hala daha boynunda taşımaktadır.

 

 

İkinci nokta Atatürk’e göre İdlib vatan toprağıymış ama, altın tepsi içinde Yunanistan’a ikram ettiği 18 adamız ve bir yığın kayalığımız vatan toprağı değil. Yerseniz!

 

 

Halbuki Recep Erdoğan’ın Suriye’de bulunmasının nedeni kendisine verile Büyük Ortadoğu Projesi Eşbaşkanlığı görevi ile ilgilidir.

 

 

Bilindiği gibi ABD Ortadoğu’da 22 ülkenin sınırlarının değişeceğini belirtmiş ve bu nedenle Büyük Ortadoğu Projesi Eşbaşkanlığı’nı kurmuş ve bu bu eşbaşkanlardan biri olarak ta Recep Erdoğan’ı görevlendirmiştir ki kendisi bunu başbakanlığı döneminde defalarca dillendirmiştir.

 

 

Recep Erdoğan yıllardır işlediği ağır anayasal cürümler nedeniyle çok fazlasıyla sıkışmıştır, bu nedenle rakiplerine ağır hakaretlerle ve mafya türü usullerle saldırarak herkesi ve bunların üzerinden toplumu bastırmaya çalışıyor.

 

 

Çünkü iktidardan düştüğünde yargılanma papucunun çok pahalı olacağını iyi biliyor.

 

 

Maalesef şimdiye kadar kurduğu bu baskı yöntemi ile çok başarılı oldu ve her kesimi korku iklimi ile emri altına aldığı için demokrasi tamamen rafa kalktı.

 

 

Recep Erdoğan’ın 2017 halkoylamasından sonra iki şapkası oldu.

 

 

Bunlardan biri AKP genel başkanlığı şapkası, diğeri ise işgal ettiği cumhurbaşkanlığı şapkası.

 

 

Geçen haftaki grup toplantısında olduğu gibi AKP genel başkanı sıfatıyla muarızı Kılıçdaroğlu’na ağır hakaretler etti ama CHP grup başkan vekili aynı dozajda kendisine hakaret edince bu defa cumhurbaşkanlığı şapkasını takarak derhal cumhurbaşkanına hakaretten hem 1 milyon TL’li tazminat davası, hem de çok hızlı bir şekilde dokunulmazlığının kaldırılıp yargılanması için dava açtığı gibi, milletvekilliğinin de düşürülmesi için harekete geçti.

 

 

Engin Özkoç’un dokunulmazlığının kaldırılması ve milletvekilliğinin düşürülmesi AKP için çok kolay.

 

 

AKP’nin ezici çoğunluğu buna fazlası ile yetiyor.

 

 

Örneğin karar yeter sayısını sağlayan 200 milletvekili oylamaya katılsa ve 1 fazlası olan 101 milletvekili hem dokunulmazlığını kaldırabilir, hem de milletvekilliğini düşürebilir Engin Özkoç’un.

 

 

Bu durum tabii ki adil bir uygulama değil.

 

 

Ve, aynı zamanda bir parti genel başkanı olma durumunda cumhurbaşkanına hakaret yasası derhal kaldırılmalıdır.

 

 

Recep Erdoğan’dan önce devletin ve milletin birliğini, beraberliğini temsil ettiği için herkes ve siyasal parti liderleri bile saygı gösteriyordu, bugünkü gibi küfür ve hakaretler havada uçuşmuyordu.

 

 

Sayelerinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti mafya usulleri ile yönetilir oldu.

 

 

Gerçekten hicap duyuyor, utanıyorum.

 

 

Büyük Atatürk’ün bilimsel ve modern temeller ile Türk kültürü üzerine kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu hallere mi düşecekti.

 

 

Biz taa ilkokul ve ortaokulda okuduğumuz yurttaşlık bilgisi kitaplarında kimler için ayağa kalkılır maddesinde verilen yanıtlardan biri de cumhurbaşkanı geçtiği zaman ifadesiydi.

 

 

Taa o zaman öğrendik cumhurbaşkanını devlet ve milletin birlik, bütünlüğünü temsil ettiğini.

 

 

Şimdi soruyorum, Recep Erdoğan yüzlerce konvoyluk araba ve binlerce koruma ile bir yerden geçtiğinde saygı duyan bir yurttaş ve dönüp başı ile selam veren birini görebilir misiniz?

 

 

Cumhurbaşkanlığı makamında Anayasamızın emrettiği şekilde layık olmayan biri oturabilir mi?

 

 

Yıllardır Recep Erdoğan’ın diploması konusundaki spekülasyonlar sürüp gitmektedir.

 

 

Marmara Üniversitesi’nden aldığı söylenen diplomanın sahte olduğu belirtilmektedir.

 

 

Öyle ki bu sahte diploma üzerinde çalışan, kafa yoran aydınlar ve hukuk adamları oldu.

 

 

Savcılığa suç duyurusunda bulunanlar oldu ama savcılıklar olayı sümen altı ettiler.

 

 

Bu uğraşlar sonucu Marmara Üniversitesi’nden diploma ile ilgili bilgi istendiğinde üniversite internet ortamında diploma bilgilerine erişim engeli getirdi.

 

 

Çünkü üniversite rektörünü de korkutmuşlardı.

 

 

2014 Cumhurbaşkanlığı seçiminde İstanbul 15.Noterliği Recep Erdoğan’ın daha önce elde ettiği A4 kağıdına basılı diploma fotokopisini çekerek aslı gibidir onayı verdi, ki bunu yapan katip iş meydana çıkınca uzun bir süre ortalıktan kayboldu, sonunda kedisine ceza verildi.

 

 

Bu sahte diploma olayını yazar Ergun Poyraz ‘’KALPAZAN’’ adlı kitabında çok detaylı anlatmaktadır ki, inanmak zorunda kalıyorsunuz.

 

 

Ayrıca Recep Erdoğan askerliğini yedek subay olarak yapıyor.

 

 

Bildiğiniz gibi yedek subay olmak için üniversite mezunu olmak gerekiyor.

 

 

O sırada askerlik şubesine hangi diplomanın verildiğinin de açığa çıkması gerekmektedir.

 

 

İBB Başkanı olduğunda da hangi diplomanın verildiği ortaya çıkarsa düğüm çözümlenir.

 

 

Recep Erdoğan’ın en yumuşak karnı bu olduğu söylenen sahte diploma örneğidir.

 

 

Bireysel mücadelelerle bazı sahtelikleri ortaya çıkarmak çok zor ama bir ülkenin ana muhalefet partisi iterse buna gücü yeter.

 

 

Yarın öbürgün Engin Özkoç’un dokunulmazlığının kaldırılması, milletveklliğinin düşürülmesi gündeme geldiğinde Recep Erdoğan’ın diploma sorunu ortaya konulmalıdır.

 

 

İş yargıya intikal ettiğinde de diplomanın aslının meydana çıkması için karşı dava açılmalıdır.

 

 

Kemal Kılıçdaroğlu’nun şimdiye kadar buna yanaşmadığını ve Recep Erdoğan’ı siyaseten yenmek istediğini biliyorum ana artık bu saatten sonra bunu yapmaya zorunludur.

 

 

 

Hem ülke bitmiş, yangın yerine dönmüş neden bu vesileyle cumhurbaşkanlığından düşürülmesin ki

 

 

Ve, son olarak şunu söyleyeyim ki, olduğu söylenen sahte diploma olayını bu vesileyle TBMM’ye ve yargı gündemine taşımazsanız hem Engin Özkoç’u siyaset sahnesinden silersiniz, hem de bu konuda yenileri gündeme gelir.

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Domalan şempanzeler ve Türkiye toplumundaki aşağılık yaratıklar!
Türk Milleti feda mı ediliyor?
Padişah ferman çıkardı: 2 avratlı 18 veletli bedevi tiz vatandaş yapıla!