Emrehan Halıcı’yla Elektronik Parti (e-Parti)’yi konuştuk

Emrehan Halıcı’yla Elektronik Parti (e-Parti)’yi konuştuk
11 Kasım 2014 08:59

Ankara Bağımsız Milletvekili Sayın Emrehan Halıcı’yla ODTÜ Teknokent’te yer alan Halıcı Yazılımevi’nde kurucusu olduğu e-Parti (Elektronik Parti) üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

 

 

Osman ERCAN H&H YORUM

 

 

Daha önce oluşturmak istediğimiz bu söyleşi ortamını Emrehan Bey’in e-Parti’yle ilgili program ve tüzük çalışmaları sürdüğü için biraz geciktirdik ; fakat son derece verimli ve akıcı bir söyleşi olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.

 

 

11

 

 

Elektronik bir parti olmasından dolayı Türkiye’de bir örneği bulunmayan ve özgürlük, eşitlik, yaratıcılık ilkelerine dayalı demokrasi bilinciyle siyaset arenasına çıkan e-Parti geniş kitleleri ve her siyasi parti gibi uzun vadede de olsa bilinçli bir çalışmayla iktidarı hedefliyor.

 

 

Sözü fazla uzatmadan söyleşimizden önemli bölümleri aktarmak istiyorum:

Osman Ercan :
Öncelikle e-parti girişiminizden ötürü sizi kutlar,demokrasimize yararlı olmasını dilerim.

Emrehan Halıcı : Teşekkür ederim.

 

 

F2

 

 

O.E. : Yaklaşık dört yıl görev yaptığınız ve 2011 genel seçimlerinden sonra da Milletvekili olduğunuz CHP’nin başta olmak üzere tüm partilerin e-partileşmesini yani çağın teknolojileriyle buluşmasını umut eden birisi olarak e-parti fikrinizi doğru bulduğumu ifade etmek isterim. Anladığım kadarıyla siz de CHP’de bunun için yoğun bir çaba gösterdiniz.

 

E.H. : Çok çabaladım,bazı mesafeler de katettik aslında. CHP’ de Bilgi ve İletişimden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı’ydım. Ben siyasette bulunduğum andan itibaren bilim,teknoloji ve sanat konularında ağırlıklı olarak faaliyet gösterdim ve rahmetli Bülent Ecevit’in yanında da bu alanlarda çalışmalar yaptım. Bülent Bey bu konulara çok önem veren bir devlet adamı ve siyasetçiydi. Onun döneminde bu konuda çok ciddi adımlar atıldığını söylemek isterim. Eğer Ecevit’in başbakanlığı devam etseydi bilişim alanında pek çok yeniliğin hayata geçmiş olacağını görecektik. Örneğin şu an ODTÜ’de bulunan teknokentlerin hatta bu binanın (ODTÜ-Halıcı Yazılımevi, ODTÜ) açılışını Bülent Bey yaptı ve onu takiben de Türkiye’nin pek çok yerinde Teknokentler, Teknoparklar kuruldu. 2002’de DSP’de seçim sloganımız ”Hedef Bilgi Toplumu”ydu. ”Köykentlerden Teknokentlere” bir başka slogandı. Bülent Ecevit çok önemseyerek e-Türkiye’yi Türkiye gündemine taşımış ve ”Ey Türkiye, işte e-Turkiye” sloganını kendi el yazısıyla üretmişti. 1990’lı yılların sonunda, yani yaklaşık 15 sene önce diğer siyasetçilerin çok da önemsemediği bu konuları Bülent Ecevit önemsediği için ilk Bilişim Kurultayı onun önderliğinde ve Başbakanlığı döneminde yapıldı. Ecevit bilgi toplumuna, bilgi ve iletişim teknolojilerine çok önem veren bir liderdi. Donanım ve yazılım olanakları bugünkü kadar ilerlemiş olmamasına rağmen bu yeniliklerin partide kullanılmasına teşvik ediyordu.

 

 

O.E. : Yanılmıyorsam bir siyasi parti olarak ilk web sayfasını kuran parti de DSP’ydi.

 

E.H. : Evet, ilk web sayfasını 1999 yılında DSP’de biz yapmıştık. Bilişim teknolojilerinin siyasette etkileşimli ve yaygın olarak kullanılması o dönemde başlamıştır. Daha sonra bulunduğum bütün ortamlarda bu çabaları sürdürdüm. 2010 yılında CHP’ye katılırken partide bir bilişim atağı yapılmasının uygun olacağını ve eğer partide böyle bir devrim gerçekleştirebilirsek ülkede de benzer bir devrim gerçekleştirebileceğimizi, bunun için de yeni bir yapılanmaya ihtiyaç olduğunu Sayın Kılıçdaroğlu’na söyledim. O da uygun gördü ve aslında bir mutabakatla CHP’de göreve başladım. Başka hiçbir partide olmayan Bilgi ve İletişimden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı oluşturuldu ve yaklaşık dört yıl bu görevi sürdürdüm.

 

 

O.E. : Ben de siyasi partilerin çağın kazanımları ve teknolojileriyle bağlantılı olmasını ve güncel olmasını talep eden bir seçmen olarak bilişim üzerine çabalarınızın siz ayrıldıktan sonra da CHP’de sürmesini isterdim doğrusu ; fakat sizin istifanızdan sonra Bilgi ve Bilişimden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı koltuğuna bir atama yapılmadı ne yazık ki…

 

E.H. : Evet, bir atama yapılmadı. Şu an için o koltuk boş. Ama sevdiğim bir arkadaşım başdanışman olarak atandı.

 

 

O.E. : Aslında e-Parti’yi konuşacaktık fakat konular birbirleriyle bağlantılı olduğu için sohbetimiz sizin siyasi kariyeriniz,çalışmalarınız ve istifanız üzerinde derinleşti. Bu noktada ,bizi bugün bir araya getiren e-Parti konusuna giriş yapmak istiyorum. e-Parti’yi kurma amacınız neydi?

 

f33

 

E.H. : Hepimiz ülkemizin de, dünyamızın da daha iyi yönetilmesini istiyoruz. Sadece istemekle sonuca ulaşılmıyor. Demokrasiyle yönetilen ülkelerde iktidara gelecek kişiler seçimle belirleniyor. Kuşkusuz seçimlerin demokratik, adil, hilesiz bir biçimde gerçekleşmesi gerekiyor. Diğer bir çok beklentinin yanı sıra siyasi partilerin iktidara geldiklerinde ülkeyi daha çok demokrasiye taşımasını bekliyoruz. O zaman siyasi partilerin kendisine bakmamız gerekiyor. Demokratik bir yapılanmaya, demokratik bir işleyişe sahipler mi diye? Bunun cevabı ne yazık ki hayır oluyor. Bu kabul edilebilir bir durum değil. Teknolojinin getirdiği olanaklar, elektronik ortam, internet, mobil uygulamalar hayatımızın bir çok alanında köklü değişiklikler yaratmış durumda. Bankacılıkta, ticarette, eğitimde , eğlencede, sosyal paylaşımlarda dünyayı derinden etkileyen değişimler yaşıyoruz. Siyasette de bu olanaklardan yararlanmak için çok büyük fırsatlar önümüzdeyken, bunlarınm kullanılmıyor olması kabyl edilebilir bir durum değildir. Şu an temsili bir demokratik sistem uygulanıyor. Bireylerin katılım olanakları bu kadar artmışken katılımcı demokrasiye, doğrudan demokrasiye neden geçiş yapılmıyor? Elektronik ortamda dünyanın neresinde olursanız olun herhangi bir konudaki fikrinizi, görüşünüzü, bir konuyu ya da kişiyi onaylayıp onaylamadığınızı iletebiliyorsunuz. Biz bir devrim gerçekleştirerek syasette bu olanakları kullanmak istiyoruz.

 

 

O.E. : e-Parti girişiminde bulununca ”oy bölen” olarak algılandınız mı? e-Parti’nin uzun vadeli bir proje olduğunu düşünen birisi olarak seçime girip – girmeyeceğinizi merak ediyorum.

 

E.H. : Şöyle söyleyeyim: e-Parti siyasi partiler yasasına göre kurulmakta olan ve bu yönüyle diğerleriyle benzeşen bir parti. Ancak yaklaşımları, karar alma ve siyasi süreçleri diğer partilerden çok farklı. Ben bu fikrin çok doğru olduğuna inanıyorum. Şu ana kadar bana gelen müracaatlardan ve ilgiden görüyorum ki bu fikir benim dışımdaki diğer insanlar tarafından da ilgiyle karşılanıyor. İlk seçimlere girme olasılığını çok yüksek görmüyorum. Zaten seçimlerin öne alınma durumu var. Bu durumda takvim olarak yetişmek zaten imkansız. Ama bir sonraki seçime iddialı biçimde girebilecek bir partinin altyapısını oluşturuyoruz.

 

 

O.E. : Günümüzde ”tabela partisi” olarak adlandırılan partilerden olmayacaksınız sanırım. Çünkü anladığım kadarıyla bir tabelanız da olmayacak.Bunu marjinallik anlamında söylemiyorum; ama aykırı bir parti olacaksınız.Kâğıtsız, bez bayraksız, seçim otobüsü olmayan bir parti olacağınızı vurguladınız geçtiğimiz günlerde.

 

E.H. : Evet, partiye mi gidiyorsunuz diye sorulduğunda : ”Ben partiye gitmiyorum, parti benimle beraber, cebimde taşıyorum” denecek. Partiye ilgili siyasi süreçlere dilediğiniz yerden dilediğiniz zamanda katılmak ve takip etmek büyük bir olanak.

 

 

O.E. : Bu gerçekten de öncü bir atılım. Buna diğer siyasi parti üyeleri de katılabilecek,destek olabilecek ve e-parti aracılığıyla seslerini duyurabilecekler mi ?

 

E.H. : Öncelikle bu partiye kayıt olabilmeleri için başka bir partide kayıtlarının olmaması ,eğer varsa mevcut partisiyle ilişiğini kesmesi gerekiyor. Bizim hem partiye resmi üye olarak katılıp çalışacak olan hem de sadece internet sitemize kayıt olup gönüllü olarak çalışacak olan üyelerimiz olacak.
Partinin çalışma sistemi zaten elektronik ortamda olacak. Vikipedia ya da Ekşi sözlük benzeri, içerikler üretilecek, paylaşılacak, oylanacak.

 

 

O.E. : Akıllı telefonlar ve tabletler için mobil uygulamalarınız olacak o halde.

 

E.H. : Hepsi olacak. Bunların tasarımları ve üretimleri sürüyor. Sistem kullanıldıkça oturacak, tıpkı Facebook, Twitter gibi. Üyelerimizin ve kullanıcılarımızın sayısı arttıkça, onların talepleri doğrultusunda gelişen bir sistem olacak. Yani tepeden inme yaklaşımlardan ziyade üyelerle, kullananlarla yani halkla birlikte oluşan ve yaşayan bir sistem oluşturacağız. Partiye ilgi duyanlar eparti.org adresini ziyaret edebilirler.

 

f4

 

 

Emrehan Bey’le e-Parti hakkında şimdilik bunları konuştuk;fakat ilerleyen günlerde daha detaylı söyleşiler yapacağımızdan hiç şüphem yok. Emrehan Bey’i umutlu ve üretken gördüm ve de içten buldum. Dilerim Emrehan Bey’in bu tavrı siyasetimizin geneline de yansır.

 

 

osmanercan.haber@gmail.com

 

Osman ERCAN Twitter

 

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Koalisyon öcü müdür yoksa uygarlık mıdır?
Çok seçenekli seçim
Ankara Sohbetleri 2- “Başka Kent Ankara” (Feridun Büyükyıldız)