Ekrem İmamoğlu mu yoksa Mansur Yavaş mı?

Ekrem İmamoğlu mu yoksa Mansur Yavaş mı?
16 Kasım 2019 17:54

Her ikisi de iki mega kentimize seçilen büyükşehir belediye başkanları!

 

 

 

Dr. İbrahim ÖZDOĞAN H&H YORUM

 

 

 

Ama seçildikleri günden itibaren aralarında şu kalite ayrımını en açık şekilde görüyoruz.

 

 

Ekrem İmamoğlu seçildiği İBB makamını kendisini cumhurbaşkanlığına sıçratacak bir tahterevalli olarak görürken, Mansur Yavaş tüm Ankara halkı için hiçbir amaç gütmeden son sürat çalışıyor.

 

 

 

Şimdi ben bu yazıda cumhurbaşkanı olmak gerekiyorsa hangisinin Türk ulusuna zararlı, hangisinin yararlı olacağını kuramsal olarak işlemek istiyorum.

 

 

 

Bugün günümüzde bir ulus için en tehlikeli propaganda yöntemi algı operasyonlarıdır.

 

 

 

Algı operasyonlarını yapan siyasetçilerin en temel özellikleri ‘’oportünist’’, ‘’pragmatist’’, ‘’makyavelist’’ davranış, söylem ve eylemleridir ve bu üç silahı ülkesi ve ulusları için değil, yüzde yüz kendi çıkarları için kullanırlar.

 

 

 

Kısaca tanımlarsak ‘’oportünist’’ kendi çıkarına göre davranan, ‘’pragmatist’’ faydacı, ‘’makyavelist’’ ise siyasi amaca ulaşmak için her türlü ahlaksızlığı yapabilen kişi anlamına gelmektedir.

 

 

 

Türkiye gibi halkının çoğunluğu cahil olan toplumlarda algı operasyonlarının bu üç kavrama dayandırılarak yapılması son derece etkilidir.

 

 

 

Çünkü cahil toplumlar dogmatik/hurafe din bataklığından kurtulmadıkları için fetişist/tapınmacı toplumlardır ve ilahlaştırdıkları kişinin arkasından uzun yıllar giderler.

 

 

 

Cahil yığınlar için böyle bir lider artık anlamsal ve algı olarak bir ilah/tanrı düzeyindedir.

 

 

 

17 yıldır ulusça çektiğimiz belanın nedeni bu mahvedici algıdır.Şimdi konuya doğrudan girelim.

 

 

 

Herkesin bildiği gibi geçenlerde Ekrem İmamoğlu’nun seçim kampanyası şefi ‘’Kahramanın Yolculuğu’’ adlı bir kitap yayınladı.

 

 

 

Bu kitap güya Ekrem İmamoğlu’nun yaşamını ve siyasi mücadelesini anlatıyor!

 

 

 

Kendisinin İBB seçimini kazanmadaki emeklerinden daha az bahsedildiğini düşündüğünden olsa gerek CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu kampanya şefi Necati Özkan hakkında ‘’…kendi reklamını yapmış…’’ mealinde bir tweet atmıştı.

 

 

 

Öncelikle şunu belirteyim ki PKK ve Ermenicilik sevdalılığından dolayı bu kadını hiçbir şekilde onaylamam olası değil ama bu konuda hak veriyorum.

 

 

 

Bir defa bir gerçeği ortaya koyalım ki İmamoğlu’nun İBB Başkanı seçilmesinde ne kendisinin ne de Kaftancıoğlu ile Kılıçdaroğlu’nun hiçbir etkisi yoktur.

 

 

 

Ben o seçim sath-ı mailinde Ekrem İmamoğlu’nun seçilmesi için bu köşede kendisine çok destek verdim ve ‘’Meydanlarda Canan Kaftancıoğlu ile Kemal Kılıçdaroğlu’nun bulunmaması gerektiği…’’ uyarısında bulundum, nitekim de öyle oldu.

 

 

 

Eğer meydanlara Ermenicilik ve PKK’cılık sevdalısı bu iki siyasi figür çıksaydı Ekrem İmamoğlu asla seçimi kazanamayacaktı.

 

 

 

Çünkü bu seçim bir ittifakın zaferi idi ve milliyetçi-muhafazakar oy destekliydi.

 

 

 

Türk ulusu RTE ve AKP’den kurtulmak için emperyalist uşaklarına bir çelme takmıştı.

 

 

 

Abartmıyorum İBB seçiminde AKP adayının karşısına aday olarak bir ‘’langa hıyarı’’ konsaydı yine kazanacaktı.

 

 

 

Bu zafer ne İmamoğlu, ne şu ne de bunun değil, Türk ulusunun tepkisel olarak RTE’ye verdiği bir ders niteliğindedir.

 

 

 

Şimdi bunu Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı için kendi kişisel zaferi olarak topluma lanse etmesi Türk ulusu için son derece tehlikelidir.

 

 

 

Ekrem İmamoğlu kendini bu işe o kadar kaptırmış ki, bu yolda rakip olarak gördüklerine kendi ağzından olmasa bile yakınındakiler vasıtasıyla okkalı laflar ediyor.

 

 

 

Öyle ki, cumhurbaşkanlığına aday olacağını çoktan beri açıklayan Muharrem İnce’ye Mevlana’nın ‘’Dün dünde kaldı cancağızım, şimdi yeni şeyler söyleme zamanı!’’ sözünden esinlenerek kampanyacıbaşısı Necati Özkan vasıtası ile ‘’Dün dünde kaldı cancağızım, şimdi mekanın yeni sahibi var!’’ ifadesi ile bir gönderme yapmıştı.

 

 

 

Davranışları tamamen çocukça ve safça!

 

 

 

Milletin RTE’ye tepkisini kendi başarısı gibi yutturmaya çalışıyor.

 

 

 

‘’Kahramanın Yolculuğu’’ adlı kitapta da algı operasyonunu tüm hızıyla yapıyor.

 

 

 

Bakın kitabın tanıtım metninde ‘’Kahramanın yolculuğunda İstanbul’un ve Türkiye’nin geleceğini etkileyecek ölçekte sonuçlar yaratacağı şimdiden görülen o olağanüstü altı ay sürecin her aşamasını kahramanla birlikte yaşayan, İmamoğlu kampanyasının direktörü Necati Özkan tarafından anlatılıyor.’’ İfadesini gördüm ki, ‘’İstanbul’un ve Türkiye’nin geleceğini etkileyecek…’’ sözleri bilinçaltına sunulan subliminal mesajdır, yani cumhurbaşkanlığı mesajıdır.

 

 

 

Şimdi gelelim meselenin bamteline!

 

 

 

Ben bu propaganda yöntemini bir yerden anımsıyor gibiyim.

 

 

 

Evet, evet Tayyip Erdoğan’da aynı usullerle yığınların beyinlerine subliminal mesajlar yolluyordu.

 

 

 

Hatta Tayyip Erdoğan İBB Başkanlığı döneminde ve daha sonraları yaşamını anlatan birkaç kitap yazdırmıştı yağdanlıklarına, öyle ki bu kitaplarda aynı olaylarla ilgili birbirlerini tutmayan ifadeler vardı, yanı insanların duygularına dokunmak için sallanan yalanlar!

 

 

 

Şu anda Ekrem İmamoğlu cumhurbaşkanlığı hedefinde tamamen Tayyip Erdoğan’ı taklit ediyor.

 

 

 

Tayyip Erdoğan gibi Batılı emperyalistlere şirin görünmeye çalışıyor ve Türk ulusuna zarar veriyor.

 

 

 

Bakın bir anımsatma yapalım; Tayyip Erdoğan 2000 senesinde Avustralya’da canlı bir radyo yayınında-internette videolarda var kendi sesiyle-sorulan bir soru üzerine emperyalistlere bir mesaj verircesine ‘’Şehitlerimize kelle, Apo’ya sayın’’ ifadelerini kullanarak ‘’Sayın Öcalan şimdi aldığı kellelerin hesabını veriyor…’’ demiştir ve onlar da ‘’Yürü ya Tayyip!’’ demişlerdir.

 

 

 

Türkiye’de Kürt seçmenin duygularını okşa, nasıl olsa Türk seçmen genetik olarak ‘’saftirik’’ olduğu için onların oylarını cebinde bil.

 

 

 

Ekrem İmamoğlu Tayyip Erdoğan deneyimi ile olayı o kadar iyi çözmüş ki, şimdi Kürt kartını kullanıyor, kullanacak.

 

 

 

Diyarbakır, Mardin ve Ağrı belediye başkanları görevden alınıp yerlerine kayyım atandığında nasıl da tıpış tıpış onların ayaklarına gidip ümitlendirici mesajlar verdi.

 

 

 

Nasıl olsa şehit anaları bunu bilmezden, görmezden gelir.

 

 

 

Tayyip Erdoğan hep böyle yaptı, bir şey olmadı; İmamoğlu için neden böyle olmasın?

 

 

 

Selahattin Demirtaş’ın eşinin doğum günü kutlamasındaki muhabbeti biliyor musunuz?

 

 

 

Selahattin Demirtaş’ın eşi, Ekrem İmamoğlu’nun eşi ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun eşi birlikte kutlama yapıyorlar.

 

 

 

Ekrem İmamoğlu Selahattin Demirtaş’ın yediği herzeleri ve bir kardeşi Nurettin Demirtaş’ın PKK’nın silahlı bir teröristi olduğunu bilmiyor mu?

 

 

 

Selahattin Demirtaş’ın güneydoğuda halkı kışkırttığını bilmiyor mu?

 

 

 

Selahattin Demirtaş’ın PKK’lı alçak teröristler için ‘’Onlar vatanlarını savunan gençler!’’ dediğini bilmiyor mu?

 

 

 

Evet, ‘’oportünizm’’ denen çıkarcı davranışların ve ‘’makyavelizm’’ denen siyasi ahlaksızlıkların çok açık örnekleridir.

 

 

 

Türk ulusu ‘’pragmatist’’, ‘’oportünist’’, ‘’makyavelist’’ Tayyip Erdoğan’dan çok çekti ve çekmeye de devam ediyor.

 

 

 

Çünkü bu tip politikacılar milleti ‘’propaganda manyağı’’ yapar ve uzun süre başta kalırlar.

 

 

 

Güç zehirlenmesi ile demokrasi ve özgürlükleri rafa kaldırıp fiili olarak diktarörlüklerini ilan ederler.

 

 

 

Başta çok masum gibi görünüp, iktidar gücünün doruklarına ulaştıklarında insanların kafalarını şiddetle ezerler.

 

 

 

Bugün ulusumuz bu acının içindedir.

 

 

 

‘’Pragmatist’’, ‘’Oportünist’’, ‘’Makyavelist’’ politikacılar algı operasyonlarına çok önem vererek halkı ‘’propaganda manyağı’’ yaptıkları gibi para ve mala mülke doymayan ruh/akıl hastalarıdır aynı zamanda.

 

 

 

Milleti soyup soğana çevirirler.

 

 

 

Bir evlilik yüzüğü ile siyasete başlayan Tayyip Erdoğan’ın servetinin miktarını henüz bilmiyoruz, halk ise çöplerden meyve-sebze topluyor.

 

 

 

Ekrem İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanı iken edindiği taşınmazları da halk henüz bilmiyor.

 

 

 

Para, mal-mülk hastalığı olan siyasi figürler ulusları için en büyük tehlikeli kişilerdir.

 

 

 

Konu aslında çok uzun ama kısa keseyim, Ekrem İmamoğlu Cumhurbaşkanlığı makamının yanından bile geçemeyecek çapsızlıkta, yukarıda yazdığım ve her zaman yapacağını beklediğim olumsuz atraksiyonlarından dolayı bir siyasi figürdür.

 

 

 

Onun siyasi çapı herhangi bir partinin bir ilçe yönetim kurulu üyesi ayarındadır.

 

 

 

Milletin RTE’ye karşı kazandığı tepkisel zaferi kendine mal ediyor.

 

 

 

Türkçe’de buna ‘’Cin olmadan çarptı!’’ derler.

 

 

 

Eğer bir cumhurbaşkanı adayı olacaksa buna ehil kişi Mansur Yavaş’tır.

 

 

 

Hiçbir algı operasyonuna girmeden sadece çalışıyor.

 

 

 

Mansur Yavaş’ın Atatürkçülüğü ve Cumhuriyeti ne kadar da özümsediğini ABB görevinde yakından gözlemledik.

 

 

 

Adam 7-8 ay içinde Belediye’yi zarardan kurtarıp kara geçirdi ve İ.Melih Gökçek’in yolsuzluklarını su yüzüne çıkardı, çıkarmaya devam ediyor.

 

 

 

Mansur Yavaş o kadar Atatürk hayranı ve Cumhuriyet aşığı ki, tarihin tüm seyrinde ve tüm Arapların Türklere yaptıkları ihanetler gibi, onca yardımımıza rağmen Suriye meselesinde Türkiye’yi kınayan metnin altında imzası olduğu için Ankara’da adı Filistin Caddesi olan caddenin adını hemen değiştirerek, o sıralar ‘’Biz Attila’nın torunları olarak Türkler ile aynı köklere sahibiz!’’ diyen Macaristan Başbakanı nedeniyle ‘’Macaristan Caddesi’’ adını verdi.

 

 

 

Ayrıca Genel Kurmay kavşağının olduğu yere İ.Melih Gökçek’in daha önce yaptırdığı ucube saat heykelini yıktırarak Atatürk’ün Ankara’ya gelişini simgeleyen Atatürk heykeli yapmaya karar verdi.

 

 

 

Mansur Yavaş’ın tüm bu çalışmaları cumhurbaşkanı olduğunda hukuku korkusuzca nasıl işleteceğini, Atatürkçülüğü ve Cumhuriyeti nasıl da taçlandıracağını çok açık gösteriyor.

 

 

 

Evet, Ekrem İmamoğlu cumhurbaşkanı olmak için Kürtçülüğe prim veriyor, Mansur Yavaş ise hiçbir makam beklentisi olmadan Türk ulusu ve Türkçülük için çalışıyor.

 

 

 

Son bir anekdot, İmamoğlu sol tandanslı olduğu için cumhurbaşkanlığı seçiminde yeterli oyu alamaz ama Mansur Yavaş sağ-milliyetçi kanattan geldiği için parsayı toplar ve cumhurbaşkanı olur.

 

 

 

Türk ulusu Tayyip Erdoğan’dan çok çekti.

 

 

 

Ondan sonra yine uzun bir süre milleti ‘’propaganda manyağı’’ yapıp sürekli başta kalmayı amaçlayan Ekrem İmamoğlu’ndan çekemez artık.

 

 

Dr. İbrahim ÖZDOĞAN Twitter

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Suriyelilerin Türkiye’yi istilası ve şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit eden iktidar sahipleri
Tayyip Erdoğan Türkiye’yi Makyavelist politikalarla yönetiyor!
Türkiye’yi hareket halindeki korkunç cehalet yönetiyor