Her kayıt döneminde belli skandallara imza atan Ege Üniversitesi, bu kez 4. sınıf öğrencilerini mağdur edecek bir sisteme geçerek bir skandala daha imza atıyor.
Her kayıt döneminde belli skandallara imza atan Ege Üniversitesi, bu kez 4. sınıf öğrencilerini mağdur edecek bir sisteme geçerek bir skandala daha imza atıyor.
Bologna sürecinde pilot okul olan Ege Üniversitesi, 2011-2012 Bahar döneminin bu kayıt yenileme günlerinde ECT olan kredi sistemini AKTS’ye dönüştürerek, öğrencilerin 4 senedir büyük emekler sonucu elde ettiği not ortalamalarını düşürdü.
22 Ağustos 2011 ‘de Bologna Süreci’nin kabul edilmesiyle, öğrencilerin geçmişte 3 kredi olarak aldığı dersler 6 kredi olarak kabul edilmekte ve ortalamalar buna paralel olarak düşürülmektedir. Bu sebeple yüksek lisans yapma hakkını kaybedenler olduğu gibi okulunun uzama tehlikesi olan öğrenciler de var.
YÖK tarafından uygulanılabilir bulunan, deneme-yanılma yoluyla birkaç üniversitede yürürlüğe konulmuş olan bu proje, Ege Üniversitesi okullarında senelerce dirsek çürütmüş son 4 ayı olan onlarca öğrenciyi göz göre göre mağdur ederek geleceklerini ellerinden alıyor.
Öğrenci İşleri Müdürü ile yaptıkları görüşmede, bu emeklerinin kazanılmış hakları olmadığı, bu sebeple hukuki yolların da bir sonuç vermeyeceği ileri sürülerek yapacak bir şey olmadığı cevabını alan öğrenciler, Facebook üzerinden kurdukları ‘Ege Üniversitesi Öğrencilerini Mağdur Edemeyecek !‘ adlı grupta bu kararı yargıya taşıyacaklarını ve haklarını sonuna kadar arayacaklarını belirtirken haklarını savunmak için herkesi yanlarında olmaya davet ediyor.
Ayrıca öğrenciler Cuma günü İstanbul Aydın Üniversitesi öğrencilerini programına çıkaracak olan Okan Bayülgen’e de twitter üzerinden seslerini duyurmaya çalışıyorlar.
Ege Üniversitesi’nin tek skandalı değil
Ege Üniversitesi’nin tek skandalı bu değil. Bilindiği gibi Ege Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu (BESYO) Beden Eğitimi Öğretmenliği Bölümü’ne yedek listeden çağrılıp kayıt yaptıran 22 öğrencinin üniversiteyle ilişiği kesilmişti.
Ayrıca biri mühendislik olmak suretiyle 3 adet bilgisayar ile ilgili bölümü olan üniversite hala düzgün bir sistem oluşturamadığı gibi geçen sene bilgi sisteminin hacklenmesiyle de güvenlik duvarının ne kadar zayıf olduğunu göstermişti.
Bunun yanı sıra geçen dönem kaydını dondurmuş bir öğrencinin kaydını açmayı unutması, harçlar konusunda bu dönem yaşanılan karışıklık gibi daha bir çok skandala imza atmıştı.
Nedir bu Bologna Süreci?
Avrupa’nın, beyin göçünü engellemek, üye ülkelerin eğitim sistemlerini birbirine yaklaştırarak ülkeler arası uyumu sağlamak gibi kılıflarla ortaya attığı bu sürecin temel hedefleri şöyle sıralanmıştır;
1. Kolay anlaşılır ve birbirleriyle karşılaştırılabilir yükseköğretim diploma ve/veya dereceleri oluşturmak (bu amaç doğrultusunda diploma eki uygulamasının geliştirilmesi),
2. Yükseköğretimde lisans ve yüksek lisans olmak üzere iki aşamalı derece sistemine geçmek,
3. Avrupa kredi transfer sistemini (european credit transfer system, ects) uygulamak,
4. Öğrencilerin ve öğretim görevlilerinin hareketliliğini sağlamak ve yaygınlaştırmak,
5. Yükseköğretimde kalite güvencesi sistemleri ağını oluşturmak ve yaygınlaştırmak,
6. Yükseköğretimde avrupa boyutunu geliştirmek,
7. Yaşam boyu öğrenimin teşvik edilmesi,
8. Öğrencilerin ve yükseköğretim kurumlarının sürece aktif katılımının sağlanması,
9. Avrupa yükseköğretim alanı’nın cazip hale getirilmesi.
Ancak “avrupa yükseköğretim alanı” yaratma amacının altında ne yazık ki neoliberal politikalar var. Burjuvazinin kucağına atılarak tekelleşme süreciyle karşı karşıya kalan üniversiteler ticarethanelere dönüştürülmek isteniyor.
Bu süreç 1998 yılından beri işliyor. Avrupa ülkelerinin bir çoğu ve tabi ki Türkiye, her yıl bütçeden eğitime ayrılan payı daha da azaltıyor. Azaltmakla kalmayıp bu eksiği yine eğitim görmek isteyen vatandaşın cebinden karşılamak istiyor.
Kısacası bu süreçle beraber iyi eğitim almak isteyenler kesenin ağzını açacak.
Kaynak : Üçüncü Dünya
Bu haberi 958 kişi okundu..