Dijital Devrim

Dijital Devrim
5 Mart 2012 09:26

“Behey! Kaburgalarında ateş bir yürek yerine/idare lambası yanan adam!”(1)

Behey “İki kişiden biri” diye tanınan; asgari ücretli “işçi Kerim!”(2)

Gel önce şu Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raporunun, en can alıcı cümlesini okuyalım…

Sonra “derin” fikrini yine söylersin!..

Her konuda bir “fikrin” olmasa kim küserdi bilmem?..

AP Türkiye Raportörü Ria Oomen-Ruijten tarafından kaleme alınan Türkiye raporunda: “Dink davası hukukun üstünlüğü ve yargının bağımsızlığı için testtir” denilmiş!..
Bundan haberin var mıydı?
İçine kabul edilmek için amuda kalktığımız Avrupa Birliği, ricayı fazlasıyla aşan bu cümlesiyle, Türk yargısına ne yaptırmak istiyor sence?..
Bu sözler, iyi niyetli söylense bile, yine de yargıya müdahale sayılır, değil mi?..
“Bağımsız” bir ülkenin içişlerine karışmak ne haddinize!?.. Burası Libya mı, yoksa Suriye ile mi karıştırdınız bizi?..
Sanki Türkiye’de başka dava görülmüyor!..
Örneğin; “Balyoz Harekât Planı Davası”nda yerli ve yabancı bilirkişiler, 1500’ün üzerinde belgelenin sahteliğini ispatlamışlar!..
Kimsenin umurunda değil!.. Ve zaten bu nedenledir ki, bu mahkemelere hala “mahkeme” deniyor!..
Gölcük Ana Üs Komutanı Tuğamiral Ali Sadi Ünsal, Cumhuriyet’e gönderdiği mektupta; 1. Ordu Karargâhı’nda gerçekleştirilen ve yasal olarak icra edilen plan seminerine katılan 162 kişiden, sadece 50’sinin yargılandığını belirtiyor!
Kalan 112 kişinin ifadelerine bile başvurulmamış!..
Bu olaydan haberin var mı?
Ayrıca darbeyi destekleyecek olan yardımcı personel listesinde, vefat etmiş iki de emekli amiral yer alıyormuş!..
Bu sefer galiba ölüler “darbe” yapacakmış!..
Vaktiyle Çanakkale Savaşı’na şehitlerin müdahil olduğu gibi…
Komikliğe bakın siz!..
Düşman, 21. yüzyılın başında dijital sahtecilikle TSK’ni teslim almış!..
İki taraftan da bir tek mermi atılmamış!..
“Bu durumdan gerçekten haberimiz olmadı” diyemezsin!..
Bir siyasi partinin genel başkanı -ona karşı geçmişten gelme önyargınız olabilir diye ismini vermiyorum- sırf savunmasında kullandığı sözler nedeniyle, güya savunma sınırlarını aşarak mahkemeye hakaret etmiş ve bu nedenle 22 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılmış!..
Emperyalistler genellikle böyle yapar bilirim, savunma yapan CIA “ajan”larına basarlar cezayı!.. Bu yüzden sakın Doğu Perinçek gibi CIA ajanlığı yapmayın!?.. Geçenlerde Silivri’de yaptığı savunmayı dinledim. Savunma yapmıyordu sanki, ABD emperyalizmini yargılıyordu! Uzatmayın canım CIA ajanı olduğu kesin!..
“Bu işte de bir tuhaflık görmüyorum” diyorsan yuuuuh artık!…
Aklımdayken onu da söyleyeyim: Adam gibi bu adamın devam eden başka davaları var. Özel yetkili savcı, o davalar için 20 yıl daha hapis cezası verilmesini istiyor!.. Toplamda 42 yıl 9 ay edecek cezalar. 42 yıl dediğin bir insanın ömrü içinde ne ki? İhmal edilebilir bir sayı!.. Askerlik kadar bir süre yani, yaşanmasa da olabilir!..
Aynı mahkemece, müvekkilini savunurken kullandığı sözler nedeniyle, avukatına da 4 yıl hapis cezası verilmiş!..
Onunkini cezadan bile saymıyoruz!..
Gülüyor musun, yoksa acı acı tebessüm mü ediyorsun?..
Maalesef öyle oldu dostum: Özel görevli ağır ceza mahkemeler, eski “devlet güvenlik mahkemeleri”ni mumla aratıyor bugün!..
Sanırım, bir kamu hizmeti olan “savunma görevi”ni yerine getirmeye çalışan pek çok avukata, son celseye kadar duruşmalara girme yasağı konulduğundan da haberiniz olmadı…
Onu da ben duyun!..
Yemin ederim, son celsenin kaç yüzyıl sonra yapılacağını, mahkemenin başkanı bile bilemiyor!..
Bütün bunları komik bile bulmuyorsun, öyle mi?.. Peki!..
Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye Raportörü, ne hikmetse, “hukukun üstünlüğü” ve “yargının bağımsızlığı” konularında pilot dava olarak, Dink’in davasını seçmiş!..
Buna ne diyorsun?..
Rapor bu kadar değil tabi;
Nesnel bir rapor hazırladıklarına inanmamız için, Kılıçdaroğlu’na düzenlenen fezleke gibi hukuken, bir değeri olmayan olaylara da yer verilmiş raporda…
Anlayacağınız, Avrupalılar bizi yine sabunsuz tıraş ediyorlar!..
Behey! “İki kişiden biri”, artık benim ne dediğimi bırak!..
Muhafazakâr ve dindar eski bir bakanın yakınmalarını dinle biraz:
O meşhur raporun gazetelerde yayınlandığı gün, manşetlerde yer alan bir açıklama daha vardı. Türkiye Raporu’nu tarihin çöplüğüne fırlatacak kadar, etkili olduğuna kalıbımı basarım…
“Milli Görüş Hareketi”nin iki numaralı ismi, eski İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk:”AKP’yi iktidara getiren ABD ve dünya Siyonizmidir. Basın haber ajansları ellerinde. ABD bütün desteğini askerden çekmiş” dedikten sonra, Erdoğan’ı kastederek; “Bu şartlar altında kabadayılık kolaydır” demiş!..
Asiltürk, 15 yıl önce 28 Şubat öncesinde yaşanan Merve Kavakçı olayı ile ilgili olarak ilginç bir noktaya da değinmiş. Merve’nin salona, Erbakan ve kendisinin bilgisi dışında, AKP’yi kuranlar tarafından sokulduğunu ifade eden eski Bakan: “Ergenekon’un, ABD’nin İran’a saldırısına karşı çıkan 7 general için yapıldığını” da söylemiş!..
Bunu zaten biliyordun öyle mi?.. Peki, yanıt ver o zaman!
Asiltürk’ün bu açıklaması, AP’nin Türkiye Raporunda , TSK mensuplarına karşı açılmış davalarda yapılan hukuksuzlukların, neden dile getirilmediğini yeterince ortaya koymuyor mu?..
Raporda, Kılıçdaroğlu için “adil yargılamayı etkilemeden” düzenlenen fezlekeye de yer verilmişmiş! Geçiniz bunları efendim, geçiniz!..
Kılıçdaroğlu, “dokunulmazlığımı kaldırın” diye AKP’ye meydan okuyormuş!.. Onu da geçiniz!.. Bunlar tribündeki seyirciyi aldatmak için yapılan “show”lardır. İncir çekirdeğini bile dolduramazlar!..
Besbelli ki, yine tıraş ediliyoruz!..
“Yeter artık Yenicami tıraşı, yeter!/Ayağa kalkın efendiler…”(3)

Önce ”Silivri Hukuku”na karşı gelin de görelim endamınızı!..
Sonra; hakkı, hukuku, adaleti tırnaklarınızla söküp alın!..
Özel görevli mahkemelerin kaldırılması için ciddi bir kamuoyu oluşturun… Milletin iradesinin arkasında durun, seçilmiş milletvekillerinizi kurtarın bir kere!.. Yaladığınız tükürüğü yutmayın, düşmanla işbirliği yapanların suratına yeniden tükürün!..
Özel görevli mahkemeleri meşrulaştırmaya yarayan sözleri söylemek üstünüze vazife değil!..
Bize göre, “zevahiri kurtarmak” babından söylediğiniz sözlerinizle, görevinizi yapmış sayılmazsınız!.. Çuvaldan dışarı çıkartın kafanızı!..
Gün gelir adama “ Halep oradaysa arşın buradadır” derler. Bunu da hiçbir zaman aklınızdan çıkartmayın!..
Av. Cemil Can
DİPNOT: (1),(2) ve (3): Nazım Hikmet’in şiirlerinden alıntılardır.

“Behey! Kaburgalarında ateş bir yürek yerine/idare lambası yanan adam!”(1)


 


Behey “İki kişiden biri” diye tanınan; asgari ücretli “işçi Kerim!”(2)


 


Gel önce şu Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raporunun, en can alıcı cümlesini okuyalım…


 


Sonra  “derin” fikrini yine söylersin!..


 


Her konuda bir “fikrin” olmasa kim küserdi bilmem?..


 


AP Türkiye Raportörü Ria Oomen-Ruijten tarafından kaleme alınan Türkiye raporunda: “Dink davası hukukun üstünlüğü ve yargının bağımsızlığı için testtir” denilmiş!.. 
Bundan haberin var mıydı?



İçine kabul edilmek için amuda kalktığımız Avrupa Birliği, ricayı fazlasıyla aşan bu cümlesiyle, Türk yargısına ne yaptırmak istiyor sence?..



Bu sözler, iyi niyetli söylense bile, yine de yargıya müdahale sayılır, değil mi?..
“Bağımsız” bir ülkenin içişlerine karışmak ne haddinize!?.. Burası Libya mı, yoksa  Suriye ile mi karıştırdınız bizi?..



Sanki Türkiye’de başka dava görülmüyor!..



Örneğin; “Balyoz Harekât Planı Davası”nda yerli ve yabancı bilirkişiler, 1500’ün üzerinde belgelenin sahteliğini ispatlamışlar!..



Kimsenin umurunda değil!.. Ve zaten bu nedenledir ki, bu mahkemelere hala “mahkeme” deniyor!..



Gölcük Ana Üs Komutanı Tuğamiral Ali Sadi Ünsal, Cumhuriyet’e gönderdiği mektupta; 1. Ordu Karargâhı’nda gerçekleştirilen ve yasal olarak icra edilen plan seminerine katılan 162 kişiden, sadece 50’sinin yargılandığını belirtiyor!



Kalan 112 kişinin ifadelerine bile başvurulmamış!.. 



Bu olaydan haberin var mı?



Ayrıca darbeyi destekleyecek olan yardımcı personel listesinde, vefat etmiş iki de emekli amiral yer alıyormuş!..
Bu sefer galiba ölüler “darbe” yapacakmış!..
Vaktiyle Çanakkale Savaşı’na şehitlerin müdahil olduğu gibi…
Komikliğe bakın siz!..



Düşman, 21. yüzyılın başında dijital sahtecilikle TSK’ni teslim almış!..
İki taraftan da bir tek mermi atılmamış!..



“Bu durumdan gerçekten haberimiz olmadı” diyemezsin!..



Bir siyasi partinin genel başkanı -ona karşı geçmişten gelme önyargınız olabilir diye ismini vermiyorum-  sırf savunmasında kullandığı sözler nedeniyle, güya savunma sınırlarını aşarak mahkemeye hakaret etmiş ve bu nedenle 22 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılmış!..
Emperyalistler genellikle böyle yapar bilirim, savunma yapan CIA “ajan”larına basarlar cezayı!.. Bu yüzden sakın Doğu Perinçek gibi CIA ajanlığı yapmayın!?.. Geçenlerde Silivri’de yaptığı savunmayı dinledim. Savunma yapmıyordu sanki, ABD emperyalizmini yargılıyordu! Uzatmayın canım CIA ajanı olduğu kesin!..



“Bu işte de bir tuhaflık görmüyorum” diyorsan yuuuuh artık!…


Aklımdayken onu da söyleyeyim: Adam gibi bu adamın devam eden başka davaları var. Özel yetkili savcı, o davalar için 20 yıl daha hapis cezası verilmesini istiyor!..  Toplamda 42 yıl 9 ay edecek cezalar. 42 yıl dediğin bir insanın ömrü içinde ne ki? İhmal edilebilir bir sayı!.. Askerlik kadar bir süre yani, yaşanmasa da olabilir!..



Aynı mahkemece, müvekkilini savunurken kullandığı sözler nedeniyle, avukatına da 4 yıl hapis cezası verilmiş!..



Onunkini cezadan bile  saymıyoruz!..



Gülüyor musun, yoksa acı acı tebessüm mü ediyorsun?..



Maalesef öyle oldu dostum: Özel görevli ağır ceza mahkemeler, eski  “devlet güvenlik mahkemeleri”ni mumla aratıyor bugün!..



Sanırım, bir kamu hizmeti olan “savunma görevi”ni yerine getirmeye çalışan pek çok avukata, son celseye kadar duruşmalara girme yasağı konulduğundan da haberiniz olmadı…
Onu da ben duyun!..



Yemin ederim, son celsenin kaç yüzyıl sonra yapılacağını, mahkemenin başkanı bile bilemiyor!..



Bütün bunları komik bile bulmuyorsun, öyle mi?.. Peki!..
Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye Raportörü, ne hikmetse, “hukukun üstünlüğü” ve “yargının bağımsızlığı” konularında pilot dava olarak, Dink’in davasını seçmiş!.. 
Buna ne diyorsun?..



Rapor bu kadar değil tabi;



Nesnel bir rapor hazırladıklarına inanmamız için, Kılıçdaroğlu’na düzenlenen fezleke gibi hukuken, bir değeri olmayan olaylara da yer verilmiş raporda…
Anlayacağınız, Avrupalılar bizi yine  sabunsuz tıraş ediyorlar!..
Behey! “İki kişiden biri”,   artık benim ne dediğimi bırak!..



Muhafazakâr ve dindar eski bir bakanın yakınmalarını dinle biraz:
O meşhur raporun gazetelerde yayınlandığı gün, manşetlerde yer alan bir açıklama daha vardı.  Türkiye Raporu’nu tarihin çöplüğüne fırlatacak kadar, etkili olduğuna kalıbımı basarım…
“Milli Görüş Hareketi”nin iki numaralı ismi, eski İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk:”AKP’yi iktidara getiren ABD ve dünya Siyonizmidir. Basın haber ajansları ellerinde. ABD bütün desteğini askerden çekmiş” dedikten sonra, Erdoğan’ı kastederek; “Bu şartlar altında kabadayılık kolaydır” demiş!..



Asiltürk, 15 yıl önce 28 Şubat öncesinde yaşanan Merve Kavakçı olayı ile ilgili olarak ilginç bir noktaya da değinmiş.  Merve’nin salona, Erbakan ve kendisinin bilgisi dışında, AKP’yi kuranlar tarafından sokulduğunu ifade eden eski Bakan: “Ergenekon’un, ABD’nin İran’a saldırısına karşı çıkan 7 general için yapıldığını” da söylemiş!..



Bunu zaten biliyordun öyle mi?.. Peki,  yanıt ver o zaman!



Asiltürk’ün bu açıklaması, AP’nin Türkiye Raporunda , TSK mensuplarına karşı  açılmış davalarda yapılan hukuksuzlukların, neden dile getirilmediğini yeterince ortaya koymuyor mu?..



Raporda, Kılıçdaroğlu için “adil yargılamayı etkilemeden” düzenlenen fezlekeye de yer verilmişmiş! Geçiniz bunları efendim, geçiniz!..



Kılıçdaroğlu,  “dokunulmazlığımı kaldırın” diye AKP’ye meydan okuyormuş!.. Onu da geçiniz!..  Bunlar tribündeki seyirciyi aldatmak için yapılan “show”lardır. İncir çekirdeğini bile dolduramazlar!..



Besbelli ki, yine tıraş ediliyoruz!..
“Yeter artık Yenicami tıraşı, yeter!/Ayağa kalkın efendiler…”(3)


 


Önce ”Silivri Hukuku”na karşı gelin de görelim endamınızı!..



Sonra; hakkı, hukuku, adaleti tırnaklarınızla söküp alın!..



Özel görevli mahkemelerin kaldırılması için ciddi bir kamuoyu oluşturun… Milletin iradesinin arkasında durun, seçilmiş milletvekillerinizi kurtarın bir kere!.. Yaladığınız tükürüğü yutmayın, düşmanla işbirliği yapanların suratına yeniden tükürün!..



Özel görevli mahkemeleri meşrulaştırmaya yarayan sözleri söylemek üstünüze vazife değil!..
Bize göre, “zevahiri kurtarmak” babından söylediğiniz sözlerinizle, görevinizi yapmış sayılmazsınız!.. Çuvaldan dışarı çıkartın kafanızı!..
Gün gelir adama “ Halep oradaysa arşın buradadır” derler. Bunu da hiçbir zaman aklınızdan çıkartmayın!..



Av. Cemil Can



DİPNOT: (1),(2) ve (3): Nazım Hikmet’in şiirlerinden alıntılardır.

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
‘Bağımsızlık’ mı ‘hırsızlık’ mı?!..
Devletin ‘özel’i olmaz!..
‘Cesaret ödülü’nün bedeli!..