Devlet Bahçeli Türkiye’nin milli güvenlik sorunudur

Devlet Bahçeli Türkiye’nin milli güvenlik sorunudur
26 Şubat 2016 15:44

Türkiye’nin yaşadığı karanlık yıllardan çıkardığımız kesin hüküm şudur ki Bahçeli, en büyük felaketlerin Türk milletinin başına sarılmasına doğrudan doğruya sebep olmuştur ve bu nedenle en büyük milli güvenlik sorunumuzdur.

 

 

 

İbrahim ÖZDOĞAN H&H YORUM

 

 

 

Bahçeli emperyalist güçlerin yardımı ile iktidara gelen AKP ve başbakan olan RTE’yi, milleti ve vatanı bölüp parçalayıcı onca onca yıkıcı icraatlarına rağmen hep yürekten destek vermiş, her yıkılışında bizzat eliyle tutup kaldırmıştır.

 

 

Şimdi şöyle en önemlilerinden olmak üzere kısa kısa anımsatmalar yapalım.

 

 

2007’de cumhurbaşkanı seçiminde Abdullah Gül’ü destekleyerek RTE’nin ülkeyi bölücü ve parçalayıcı yasaların hepsini istisnasız onaylayan bir noter olarak Çankaya köşküne çıkarmıştır.

 

 

Bu sayede Abdullah Gül ve RTE ahbap çavuşları ülkenin altını üstüne getirmişler, terör örgütleri ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni anlaşma masasına oturtmuşlardır.

 

 

Abdullah Gül’ün 2009’da ”Güzel şeyler olacak” deyip, çadır mahkemeleri kurdurularak Kuzey Irak’tan gelen teröristlerin törenlerle karşılanıp, salıverildiğini ve bugün Güneydoğu’nun altını üstünü silah ve cephane deposu haline getirdiğini bilmeyen var mı?

 

 

RTE’nin BOP Eşbaşkanı olarak küresel efendilere verdiği söz plarak, teröristlerle devleti anlaşma masasına oturttuğunu tekrar etmeye gerek görmüyorum bile.

 

 

Tüm bu cinayetler tek başına Devlet Bahçeli sayesinde olmuştur.

 

 

2007 yılında Bahçeli Cumhuriyetçi, Atatürk ilke ve inkilaplarına bağlı, Türk milliyetçiliğine yürekten bağlı, aynı zamanda demokrat kişiliği olan vatansever bir ismi cumhurbaşkanı olarak dayatsaydı, mutlaka bu isteği kabul olunurdu.

 

 

AKP içinde de yukarıda saydığım niteliklere sahip milletvekilleri yeterli sayıda vardı ve RTE iktidarı devrilmesin diye bu isteğe evet demeye hazırdı.

 

 

Peki, Cumhuriyetçi, Atatürkçü, vatansever, milliyetçi, demokrat biri cumhurbaşkanı seçilseydi ne olurdu?

 

 

Hiç kuşkunuz olmasın ki, RTE devlet ve millet aleyhine, kendi ve ailesi ile çevresinin çıkarlarını koruyan hiçbir yasayı çıkartma cesareti bulamazdı, ülkede bugün geldiği nokta itibariyle cehenneme çevrilmezdi.

 

 

Hatta terör örgütleri ile görüşmekten bile çekinirdi.

 

 

Geçtiğimiz Haziran’da yapılan seçimlerde 80 milletvekili çıkaran MHP, RTE tam çembere alınmışken TBMM başkanşlığını altın tepsi içinde ona sunmuş ve onu cehennem deresinden kurtarmıştır.

 

 

Kendisine teklif edilen başbakanlığa rağmen Türk milletini mahvedici bu siyasal cinayetleri işlemiştir Bahçeli.

 

 

1 Kasım seçiminde seçmen Bahçeli’ye ateş püskürmüş, milletvekili sayısını 40’a indirerek TBMM başkanlığını da eli kanlı terör örgütü PKK partisine kaptırmıştır.

 

 

Şimdi soruyorum, Devlet Bahçeli’nin bu yıkıcı icraatlarına ihanet demezseniz, ne ad vereceksiniz?

 

 

Devlet Bahçeli milliyetçi Türk seçmeninin kendisine emanet olarak verdiği milli iradeyi, Türk milliyetçiliğini ayakları altına alan RTE’ye, dolayısıyla onun yıllardan beri koruduğu PKK partisine satmıştır.

 

 

Devlet Bahçeli neden böyle davranmaktadır?

 

 

Yani her Salı kürsüye çıktığında RTE ve AKP hakkında söylemediğini bırakmamakta ama gereğini yapmaya geldiğinde bir dansöz gibi kıvır kıvır kıvırarak onlardan desteğini en üst düzeyde eksik etmemektedir.

 

 

Bence bunun iki nedeni olabilir.

 

 

Bahçeli küresel güçlerin emrinde Türk milliyetçiliğini yok etmek üzere özel görevli olabilir.

 

 

Bunu ülkücüleri iğdiş(hadım) etmesinden çok kolayca anlayabiliriz.

 

 

Hatta bunu ABD işbirlikçisi RTE’ye doğrudan verdiği desteklerden de anlayabiliriz.

 

 

Diğer bir neden de Bahçeli’nin derin bir psikolojik rahatsızlık içinde olmasıdır.

 

 

Psikolojik rahatsızlık içinde olanlar öyle kolay kolay toplum ve çevresindekiler tarafından yıllarca anlaşılmaz.

 

 

Hangi nedenden olursa olsun, RTE ve AKP’ye verdiği sınırsız destekler nedeniyle Türkiye’nin başını büyük belalara sokan Bahçeli’nin MHP’nin başından toz zerresi bile kalmayacak şekilde silinip süpürülmesi gerekir.

 

 

Şunu da unutmamak gerekir ki, tarihte nice ülkeler psikolojik hasta devlet yöneticileri tarafından yıkıma götürülmüştür.

 

 

Devlet Bahçeli şimdi de zorbalığın en katmerlisini kullanarak, kendisine destek vermeyen il ve ilçe teşkilat mensuplarını görevden alarak binaların kapısına kilit vurmaktadır.

 

 

Siz bu uygulamadan ne anlarsınız?

 

 

Bana göre MHP’yi Türk siyaset tarihinin karanlık dehlizine gömmek istemektedir.

 

 

Zaten bugüne kadar yaptığı icraatların buna yönelik olduğunu hep gördük.

 

 

MHP’nin mutlak surette, psikolojik sorunları olan bu adamın elinden derhal kurtarılması Türkiye’nin bekası için şarttır.

 

 

Bu nedenle milliyetçiliğin ve ülkücülüğün gerçek temsilcileri olan genel başkan adaylarını yürekten destekliyorum.

 

 

Bu zevatın kurultay çağrısına MHP tabanının yediden yetmişe destek vermesi Türkiye’yi bölünüp parçalanmaktan kurtaracaktır.

 

 

Bütün akıl sahiplerini ve ülkücüleri beş dakika tefekkür etmeğe davet ederek, Bahçeli’nin AKP ve RTE’ye verdiği destekle işlediği siyasal cinayetler sonucu, Türkiye’nin en önemli milli güvenlik sorunu olduğunu anlamaya çalışmalarını istirham ediyorum.

 

 

MHP’nin gerçek vatanseverleri ve katıksız ülkücüler eğer Devlet Bahçeli denilen görevli ve sorunlu şahsı partinin başından atarlarsa Türk siyasetinde de bir beyaz devrime yol açacaklardır.

 

 

Bugün TBMM’de bulunan partilerin genel başkan ve yöneticilerinin tamamı yerlerini sağlama almak için her türlü pervasızca oyunu oynayarak, kapılarını yurtseverlere kapatmış durumdadırlar.

 

 

Eğer MHP tabanı Devlet Bahçeli’yi başından atarsa bu devinim diğer partilere sıçrayarak, büyük siyasal depremlere sebep olacak, başlarındaki despotlar çevrelerindeki yalakaları ile birlikte temizlenecektir.

 

 

Böylece Türk siyasetinin önü açılacak, emperyalist güçlerin yerli işbirlikçiler vasıtasıyla siyasetten uzaklaştırdıkları gerçek vatansever evlatları hak ettikleri yerletrini alacaktır.

 

 

Bir gerçeği daha belirteyim, gerçek milliyetçi vatansever bir MHP’li genel başkan olduğu taktirde yapılacak ilk seçimde yüzde 25’ten aşağı oy almayacaktır.

 

 

Ayrıca diğer partilerdeki aşırı olumsuzluklar nedeniyle MHP, sağ ve sol cenahtaki siyasal yelpazedeki tüm seçmenden oy almayı başaracaktır.

 

 

MHP’deki genel başkan ve yönetim değişikliği RYTE’nin de ödünü patlatacak, geçmişteki cürümlerinden yargılanma korkusu ile birlikte bölücü anayasa ve diktatörlük yolunu açacak başkanlık isteği kursağında kalacaktır.

 

 

Ama Devlet Bahçeli MHP’nin başında kaldığı sürece bölücü anayasa da çıkar, ülke de parçalanır onun sayesinde.

 

 

Tüm bunlar Bahçeli’nin, Türkiye’nin en tehlikeli milli güvenlik sorunu olduğunu milletimize haykırmak istiyorum.

 

 

Hepsi birbirlerinden değerli tüm genel başkan adaylarına da Türk milletinin selameti açısından üstün başarılar diliyorum.

 

 

Ey yiğit ülkücüler milliyetçi iradenin satıcısı Devlet Bahçeli’nin etrafındaki üç beş çanak yalayıcısı ağzı bozukların salyalarını akıtmasına kanmayın.

 

 

Ankara’da üniversitede okurken kaldığım Atatürk Öğrenci Yurdu(Site Yurdu) dolayısıyla, yurda sık sık gelen, o zamanlar Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nde asistan olan Devlet Bahçeli ve etrafındaki yalakaları çok iyi tanıyorum.

 

 

Böylelerine o yıllarda biz ülkücü değil, türkücü derdik.

 

 

 

İbrahim ÖZDOĞAN Twitter

 

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Ali Babacan ve ekibi Türkiye için yeni bir felaket kapısı olur
Atatürk’ün anılmadığı camilerde Cuma namazı kılmanın hükmü yoktur
Türkiye’yi Ortadoğu’nun insan çöplüğü yaptı, şimdi yüzü kızarmadan parti kuracakmış