Destici’den ‘bedelli PKK’nın talebi’ çıkışı

Destici’den ‘bedelli PKK’nın talebi’ çıkışı
19 Kasım 2014 19:05

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, bedelli askerlik konusunun PKK ile yapılan müzakerelerin bir sonucu olduğunu söyledi. Destici’nin bedelli konusundaki sözleri epey tartışmaya neden olacak gibi.

 

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Destici, “Çözüm sürecinde yapılan müzakereler kapsamında bedelli askerlik yumuşatılacak” dedi.

 

Çözüm süreci hakkında konuşan Destici, şunları dile getirdi:

 

“Hükümetin sözcülerinin ve iktidar partisi yetkililerinin aleyhte ya da düzeltici açıklamalarına rağmen işin geldiği noktada PKK’nın siyasi sözcülerinin bölücülerin ifadelerinin doğru olduğu yani net bir şekilde bu süreci onların yönettiğini gözler önüne koyuyor. Başbakan Yardımcısı ‘sekreterya diye bir şey gündemimizde yok’ demişti. Ama bugün olduğu ortaya çıkıyor. Sayın Cumhurbaşkanımız ‘süreci biz yönetiyoruz’ demişti. Neticede ona cevap olarak da, ‘süreci Apo başlattı ve o yönetiyor’ diyen PKK sözcüsünün doğru söylediği ortaya çıkıyor. Yine ‘İmralı’ya gidecek heyetleri Apo belirleyecek’ dediler, neticede o heyete 2 kişinin eklenmesinin Apo’nun talebiyle kabul edildiği basına yansıyor. Demek ki neymiş, aslında süreci başlatan da yöneten de sürecin hakim tarafı, kazanan tarafı da PKK ve onun siyasi uzantıları olduğu net bir şekilde ortada.”

 

Her seçim öncesinde iktidar partisinin sandıktan kendisinin çıkması için PKK’ya her türlü tavizi verebileceğini söyleyen Destici, “PKK, bu seçimi de çok iyi kullanarak hükümetten büyük tavizler koparacağını bilmektedir. Buna yönelik de kendi adımlarını atmaktadır.” diye devam etti.

 

“MUHALEFETİN GÜNEYDOĞU’YA GİDEMEMESİ İKTİDARIN AYIBI”

 

Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ın muhalefet partisi komisyon üyelerine ‘yüreğiniz yetiyorsa Güneydoğu’ya gidin, niye gidemiyorsunuz?’ sözlerini değerlendiren Destici, “Sayın Bakan sen gidebiliyor musun? Sen bırak bakalım yüzlerce askeri korumasız Diyarbakır’da eşinin yanında kafasına sıkılarak şehit edilen astsubay gibi çarşıda gez bakalım. Sen kendin gidebiliyor musun ki muhalefet partisinin üyelerine söylüyorsun. Onların gidememesi de senin ayıbın değil mi? Orada kamu güvenliğini sağlamakla yükümlü olan siz değil misiniz? Gerçekten bu ne yüzsüzlük, ne kadar yanlış bir ifade, cümle kurduğunun bile farkında olmayacak kadar cehalet içerisindeler” ifadelerini kullandı.

 

‘BÖLGEDEKİ GENÇLERİN ASKERLİKTEN MUAF TUTULMASI KONUSU KAMUOYUNUN GÜNDEMİNE GELECEK’

 

Bedelli askerlik konusunun da çözüm sürecinin parçası olduğunu ifade eden Destici, hükümetin bu konuyu kendi inisiyatifiyle gündeme getirmediğini söyledi. Destici, şöyle devam etti:

 

“Milli Savunma Bakanı’na soruyorum. Bölgedeki asker kaçağı sayısı kaçtır? PKK dağa çıkarabildiklerini dağa çıkarmakta, dağa çıkaramadıklarını KCK yoluyla şehir yapılanmasında kullanmakta, geri kalanların da askere gitmemesi için onların üzerinde ciddi bir baskı yapmaktadır. Çözüm sürecinde yapılan müzakereler kapsamında bölgenin gençlerinin askerlikten muaf tutulması konusu önümüzdeki günlerde kamuoyunun gündemine getirilecektir. Çok açık ve net bir şekilde dile getiriyorum. Böyle bir pazarlık var mıdır yok mudur? Bölgedeki asker kaçağı sayısı nedir ve bölgede askerlik çağına gelip askere gitmeyen genç sayısı ne kadardır? Bahsedilen 800 bin asker kaçağının ne kadarı bölgededir ya da ne kadarı bölge nüfusuna kayıtlıdır. BBP olarak bunun Milli Savunma Bakanı tarafından cevaplandırılmasını istiyoruz.”

 

PPK’YA VERİLEN SÖZ

 

“Çözüm süreci Türkiye’nin yararına olacak bir süreç değil” diyen Destici, bölgedeki geçici köy korucularına daha fazla sahip çıkılması gerektiğini belirtti. Destici, son günlerde gündeme gelen bedelli askerlik konusunu değerlendirirken, gündeme getirilen bedelli askerliğin çözüm sürecinin bir uzantısı olduğunu söyledi.

 

Destici, bedelli askerliğe her dönemde karşı duran bir siyasi hareket olduklarını hatırlatarak, projenin hayata geçirilmesi durumunda elde edilecek gelirin maden ocaklarının güvenliği için harcanmasını talep etti.

 

İŞ KAZALARININ SONU GELMİYOR

 

Sözlerine iş kazalarının Türkiye’nin gündeminden düşmediğini belirterek başlayan Destici, “Bugün yine güne bir iş kazasıyla uyandık” dedi. Destici, Antalya Organize Sanayi Bölgesi’ndeki bir fabrikada Kazan patlaması sonucu hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, yaralılara ise acil şifa diledi. İş kazaları konusunda çözüme yönelik ciddi adımlar atılmadığını söyleyen Destici, “Her gün yeni iş kazasıyla ve yeni ölümlerle karşı karşıya kalıyoruz. Son 10 yılda 15 bin civarında sigortalı işçi kardeşimiz, bu kazalarda hayatını kaybetmiş durumda. Sigortasız, kaçak olarak çalıştırılıp hayatını kaybedenlerin sayısı bilinmiyor. Bunları da ilave ederseniz son 10 yılda 20 binin üzerinde kardeşimiz iş kazalarında hayatını kaybetmiş durumda” dedi.

 

“ERMENEK’TE HAYATINI KAYBEDEN İŞÇİ KARDEŞLERİMİZ UNUTULDU”

 

Hem Soma’da hem de Ermenek’teki faciaların önümüzdeki dönemde başka bir maden ocağında yaşanacak faciaların habercisi olduğunu kaydeden Destici, Türkiye’yi yönetenlerin kalıcı çözüm üzerinde durmadıklarını belirtti. Destici, “Soma’dan sonra alelacele bir Torba Yasa çıkarıldı ve burada bu kazaları önleyici yasal düzenlemeler yapılmadı, neticede Ermenek’teki faciayla karşı karşıya kalındı. İhmal ve denetimsizlik sonucu Ermenek’te hayatını kaybeden, çıkarılmayı bekleyen işçi kardeşlerimiz, mağdur aileleri 20 gün geçti, unutuldu” şeklinde konuştu.

 

İş kazaları konusunda günü kurtarmak adına bir takım çözümler getirildiğini belirten Destici, “BBP olarak iş kazalarını kökünden çözecek önerilerimizi sunduk, bunların dikkate alınmasını istiyoruz” dedi.

 

Trafik kazalarında da benzer bir tablonun bulunduğunu dile getiren Destici, 2004 yılında toplam kaza sayısının 537 bin 212 iken 2013 yılında bu sayının 1 milyon 250 bin 354’e çıktığına dikkat çekti. Destici, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2013 yılı trafik kaza istatistiklerini paylaştı.

 

CUMHURBAŞKANLIĞI SARAYI BAŞBAKANLIĞA VERİLMELİ

 

Cumhurbaşkanlığı Sarayı konusundaki tartışmalarla ilgili de konuşan Destici, “Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın Saray olmaktan çıkarılıp, asıl yapılma amacı olan Başbakanlık binasına dönüştürülmesini teklif ediyoruz” dedi.

 

Destici, birçok bakanlığın ve kamu kuruluşunun kirada oturduğunu ifade ederek, sadece Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın aylık ödediği kiranın 700 bin liranın üzerinde olduğunu iddia etti. Her yıl milyonlarca, trilyonlarca liranın devlet bakanlıkları ya da kurumları tarafından kira olarak ödendiğini söyleyen Destici, yapılan israftan kurtulmanın yolu olarak Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nı işaret etti. Destici, dünyadaki petrol fiyatlarının yaklaşık yüzde 30 düşmesine rağmen bu durumun Türkiye’deki akaryakıt fiyatlarına bir türlü yansımadığını belirtti.

 

“TÜRKMEN MESELESİ YÜREĞİMİZİ ACITIYOR”

 

Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan Destici, Suriye Türkmen Meclisi’nin güvenli bölge konusunda Türkmenlere öncelik verilmesi talebinin sorulması üzerine, “Hem Suriye hem de Irak’ta Türkmen kardeşlerimiz sahipsiz bırakılmış ve kaderlerine terk edilmiş durumda. Birinci önceliğimiz ulusal güvenliğimiz ve milli çıkarlarımız açısından hem soydaşımız hem de dindaşımız olan Türkmenler olmalı. Türkmenlerin güvenli bölge talebi başta olmak üzere diğer talepleri dikkate alınmalı ve icraata geçirilmeli” diye konuştu.

 

‘DÜNYADAKİ YÜZDE 30’LUK DÜŞÜŞ, BİZE YÜZDE 2-3 SEVİYESİNDE YANSIYOR’

 

Dünyada petrol fiyatlarının yüzde 30’dan fazla düştüğünü hatırlatan Destici, şunları söyledi:

 

“Bizim buraya ne kadar yansımış diye bakıyorum. 11 kuruş, 12 kuruş yansıyor. Yani yüzde 2 -3’ler seviyesinde. Yüzde 30 düşüş, maalesef akaryakıt fiyatlarına yüzde 2 -3 seviyesinde yansıyor. O düşüşe paralel olarak Türkiye’deki akaryakıt fiyatlarının da düşmesi gerektiğini ve hükümetin de bu konuda üzerine düşeni yapması gerektiğini düşünüyorum.”