Cumhuriyet Halk Partisi’nin şu anda tek muhtaç olduğu hususiyet!

Cumhuriyet Halk Partisi’nin şu anda tek muhtaç olduğu hususiyet!
5 Temmuz 2018 23:29

Seçimler biter bitmez Cumhuriyet Halk Partisi’nin içi derhal karıştı ve yeni bir lider aranmaya başladı.

 

 

 

Dr. İbrahim ÖZDOĞAN H&H YORUM

 

Uzun yıllardır bu durum Cumhuriyet Halk Partisi için zaten doğal hale gelmişti, dolayısıyla bundan sonra olmaması asla olası değildi.

 

Ben bu sorunun köklü nedeni üzerinde kısaca ama özlü olarak durmak ve bir durum saptaması yapmak istiyorum.

 

Aslında bunun nedenini değişik zamanlarda makalelerimde ele almıştım ama yeniden bunu derli toplu olarak ortaya koymak zamanıdır partinin bu karışık döneminde.

 

Öncelikle şu gerçeği anımsatalım ki, Cumhuriyet Halk Partisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu bir tarihsel partidir ve bu parti de bizzat ebedi lideri tarafından oluşturulan ve kendi koyduğu akıl ve bilim esaslarına dayalı eskimez ve pörsümez ilkeleri etrafında kenetlenmiş kadrolarınca modern türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni tüm kurum, kurul, kural ve yasalarıyla kurmuş bir partidir.

 

Bu saptamayı yaptıktan sonra ikinci bir saptama daha ortaya koyalım ki, o da Cumhuriyet Halk Partisi’nin ebedi lideri Gazi tarafından ortaya konulan altı ilkesi Cumhuriyetçilik, Halkçılık, İnkilapçılık, Milliyetçilik, Laiklik, Devletçilik esasları tüm çağlar boyu hiçbir şeye gereksinim duymayacak şekilde tüm uygar gelişmeleri ihata edici(kapsayıcı) olarak hep Büyük Atatürk’ün de hedef gösterdiği gibi muasır medeniyetin(çağdaş uygarlık) üstüne çıkmayı hedef alır ve başarıya götürür.

 

Ki, bu esaslar kapsamında uzun yıllar savaşarak maddi ve manevi olarak harabeye dönmüş Anadolu’da genç Türkiye Cumhuriyeti’ni Büyük Atatürk ve İsmet İnönü dönemlerinde çok önemli uygarlık mesafelerine götürdüğünü Cumhuriyet Tarihi bilimini iyi okuyanlar çok net şekilde ayırtındadırlar.

 

Sağ iktidarlar dönemlerinde ülkemiz kısmen bağımsızlığını kaybetmiş, daha sonrada kısa dönemler dışında Cumhuriyet Halk Partisi iktidar olamamıştır.

 

Ama uzun süreler yaptığı muhalefet ile sağ iktidarların Cumhuriyeti yıpratma, akıl ve bilimi dışlayarak karanlık dönemlere geçme oyunlarına karşı elbette çok iyi mücadele vermiştir.

 

Bu ne zamana kadar sürmüştür?

 

Deniz Baykal’ın genel başkanlığı bir alçakça kaset operasyonu ile bitirilinceye kadar.

 

Kemal Kılıçdaroğlu Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı olduktan en geç iki yıl sonra Atatürk’ün partisi artık ortalıkta gözükmemeye başlamıştır.

 

Kemal Kılıçdaroğlu ne yapmıştır?

 

Kemal Kılıçdaroğlu iki şey yapmıştır; bunlardan biri Atatürk dönemini açıktan eleştirmeye başlamıştır, ikincisi de geçen süre içinde Atatürkçü kadroları gruplar halinde partiden diskalifiye etmiştir.

 

Cumhuriyet Halk Partisi’nin altı ilkesini dolaylı da olsa eleştirerek yenilikçilik kavramı altında ipe sapa gelmez fikirler ortaya atan Kılıçdaroğlu, milletvekilleri ve parti organları kadrolarını da küresel düşünce artığı kişiciklerle doldurmuştur.

 

Öyle ki, bunların içinde partiden milletvekili seçildiği halde ‘’Ben oyumu HDP’ye verdim’’ diyen zavallı fikir fukaraları ile birlikte, Atatürk’e ‘’kefere’’ diyen bilgi yoksunu ırkçı Türk düşmanı cahillere kadar.

 

Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet Halk Partisi’nde Türk düşmanı etnik ırkçıları her zaman korumuş kollamıştır ve hususi olarak parti saflarına katmıştır, Atatürk’ün ırkçılıkla hiç ilgisi olmayan ‘’Ne mutlu Türkü’m diyene!’’ sözünü bile bile.

 

Bu kısa anımsatmaları yaptıktan sonra tezimizi yeniden ortaya koyalım, o da şudur:’’Cumhuriyet Halk Partisi’nin lider arayışından önce partinin Atatürk’ün kurduğu şekilde fabrika ayarlarına dönmeye gereksinimi vardır bu aşamada.’’

 

Diyeceksiniz ki, tamam işte bunun da başarılması için partinin liderinin değişmesi temel koşuldur.

 

Tamamen doğru, ben de aynen katılıyorum.

 

Ama şu soruyu da sormamız gerekir ki, bu dönüşü kim yapacak ve böyle bir lider kendini şu ana kadar kanıtlamış mıdır?

 

Bakın ben şuna yürekten inanıyorum, Cumhuriyet Halk Partisi’ne oy veren kadınlar, adamlar, tüm gençler yürekten ve dönmemecesine Atatürk’ün askerleridir!

 

Ve, on milyonlarca bu dev kitleler Cumhuriyet uğrunda, Atatürk’ün koyduğu yönetim ilkeleri doğrultusunda ‘’öl de öleyim, vur de vurayım!’’ psikolojisindedir.

 

Bu dev kitleleri sevk ve idare edecek gözükara mangal yürekli bir lider gerekir Cumhuriyet Halk Partisi’nin başına.

 

Şunu hiç yüksünmeden açıktan belirteyim ki, korku yüzünden on milyonlarca insanın mücadelesini zayi eden, onları yüzüstü bırakan ve bırakacak olan hiç kimse Atatürk’ün askerlerine lider olmak üzere Cumhuriyet Halk Partisi’nin başına geçmeye hakkı olamaz.

 

Seçmeni bir defa yüzüstü bırakan, bir daha bırakır ve korku belasına gizlenir, ya da bırakır kaçar.

 

Ve, böyle bir liderin karşısındaki bir başka lider korku sinyalini alınca oyları çalar ve silahlı eşkıyalarını sokaklara yığar.

 

Ama şu bir gerçek ki, oy eşkıyalığı yapan lider, karşısındaki kitlenin, yani açık bir ifadeyle yazarsak Atatürk’ün askerlerinin demokratik haklarını ve çalınan oylarını korumak üzere sokaklara döküleceğinden emin olsa asla ve katiyetle ne oy çalabilir ve ne de hamamoğlanı kılığı ve psikolojisindeki çapulcularını silahları ile sokağa dökebilir!

 

İşte Atatürk’ün askerlerini sevk ve idare edecek, onları gerektiğinde demokratik haklarını koruyacak, Cumhuriyeti ve Atatürk değerlerini muhafaza altına almak üzere demokratik hukuksal yöntemlerle sokağa indirecek Atatürk’ün çok cesur ve yürekli bir askeri, Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı olabilir.

 

Ben, CHP’ye şu lider olsun, bu olsun diye hiçbir ad ortaya koymuyorum ama yukarıda belirttiğim gibi bu liderin nasıl olması gerektiğini ve partisini Atatürk’ün ortaya koyduğu şekilde fabrika ayarlarına döndürmesi lazım geldiğini çok açık olarak yazıyorum.

 

Lafla kahramanlığını ortaya koyup, sonra korku belasına bundan vazgeçenler CHP’ye genel başkan olamaz.

 

Gazi Mustafa Kemal’in askerlerine lider olacak kişi, sapına kadar Atatürkçü, cesur, gözükara, Cumhuriyet düşmanlarına korku salacak ve icabında kitlesinin önünde kahramanca yürüyecek biri gerekli!

 

Var mı böyle birisi?

 

Varsa emrindeyiz, yoksa asla kıymetli zamanlarımızı laf kahramanı sahte kabadayılar uğrunda harcamayız.

 

 

Dr. İbrahim ÖZDOĞAN Twitter

 

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Dersimli Kemal ve Atatürk karşıtı ekibini CHP seçmeni partiden süpürüp atacaktır
Hatt-ı Müdafaa Yoktur, Sath-ı Müdafaa Vardır; O Satıh Bütün Vatandır ve CHP’ye yeni lider
Düşmanınız hata yaparken asla onu rahatsız etmeyin!