Corona gölgesinde siyaset

Corona gölgesinde siyaset
11 Mart 2020 17:30

Bugün siyasete teğetinden değinmek istiyorum sadece.

 

 

Safile USUL H&H YORUM

 

 

O da, Erdoğan’ın Brüksel görüşmesine değinmeden olmayacağı için.

 

Ki, Erdoğan’ın Brüksel görüşmelerini 16 yıl evvelinden beri biliyorum.

 

Dün yaptığı görüşme de aynı çizgisinin devamı.

 

Serbest vize istemiş Brüksel’de.

 

Onlar da odadan çıkınca gülüp, espri yapmışlardır.

 

Senin yönettiğin ülkede gençlerin nerdeyse tamamı yurtdışına gitmek istiyor.

 

Olay lise ve ortaokula kadar indi, yurtdışında lise aranıyor artık bir de veliler tarafından.

 

Çocuklarını lisede bile yurtdışında okutmak istiyorlar.

 

Sadece gençler değil…

 

İmkan olsa nüfusun 3 bölü 4’ü gider senin yönettiğin ülkeden.

 

5 milyon Suriyeliyi Türkiye’ye doldurdun.

 

Teşvik ettin buraya gelişlerini, ne kadar çok Suriyeli Suriye’yi terk ederse, Esad o kadar çabuk gider diye düşündün.

 

Yollarına gül serdin.

 

Onlar bile beğenmiyor senin yönettiğin ülkeyi.

 

Müslümanlar ama “gavur” ellerine gitmek istiyorlar.

 

Hayallerinde Almanya var, ABD var, var da var.

 

Buraya doldurduğun mülteciler bile istemiyor yönettiğin ülkeyi. (mülteci bile fazla mülteci istemez zira)

 

Ama, Ecevit’li 57. Hükümetin çizgisinde kalsaydın, kimse buradan gitmek istemezdi.

 

Şimdi ama göçmenler bile canhıraş, o Yunanistan sınırlarında sürünüyorlar.

 

Ki, Yunanistan acaip berbattır bu konularda. Beni hiç şaşırtmıyorlar. İyi tanırım kendilerini. Sizi gidi sizi. Bir de AB’de hep Türkiye için, “ırkçı, milliyetçi” derdiniz, di mi?

 

Çiftçileriniz bile sınırda göçmenlere projektör tutup, su sıkıyor. İkinci Dünya savaşının orta Avrupa köylüsünden hala farkınız yok.

 

Neyse ama konum Yunanistan değil, onu Yunan halkı ve aydınları düşünsün.

 

Biz kendi ülkemiz ile meşgulüz.

 

Erdoğan kalkmış Brüksel’de vizesiz Avrupa diyor.

 

Hele de Corona virüsün dünyayı felç ettiği bu günlerde bu konuyu gündeme getirmek siyasi olarak bu alana yabancı olmanın net bir aynası.

 

Ki, 5 milyon nüfuslu Avrupa ülkeleri bile, AB’ye üye olduktan bile sonra yaklaşık 7 yıllık bir derogasyona tabii tutuluyorlar.

 

Yani, 7 yıl kadar (bu süre her ülke için değişebiliyor) üye ülkelerin vatandaşları bile, eğer kendi ülkelerinden diğer daha zengin AB ülkelerine göç eğilimi varsa, bu derogasyon süresi kadar serbestçe diğer AB ülkelerine yerleşemiyorlar.

 

Bunu anlamayan bir ekip neden Türkiye’yi yönetir, ben de bunu anlamıyorum.

 

Hele de kafanı bozanı hala hapse atıp, bir de Brüksel’de müzakere faslı açılmasını istemek.

 

Bu işin kuralları var, onları ihlal etmeyi bir bırak, sonra bunları konuş, di mi.

 

Neyse, bugünlük siyaset kalsın.

 

Corona çünkü asıl gündem.

 

İtalyanlar bu işi yüzlerine gözlerine bulaştırdılar.

 

Disiplinsiz ve fiestacı bir toplum olarak hiçbir önlem almadılar başta. Şu anda yanıyorlar.

 

Sınırlarına termal kamera koymayı bile birkaç gündür ele aldılar.

 

Kuzeyden ortaya doğru İtalya mahvolmuş durumda. Bir an önce düze çıkmaları için dua ediyorum.

Komşularımız zaten mafiş ülkeler.

 

 

Onlar için de dua ediyorum.

 

Onlar düzlüğe çıkmadan bize de rahat yok zaten.

 

Ki, son Corona olayı bir kez daha gösterdi ki…

 

Dünyanın bir tarafındaki hata ve ihmaller orda kalmıyor, yayılıyor.

 

Çin DSÖ’nün uyarılarına kulak asmadı, yedirdi millete garip, garip yaban hayvanları.

 

Sonra bugün tüm dünya krizde.

 

Bu onlara ders oldu ama olanlar da oldu bu arada.

 

Ben şu anda biran önce mayıs ayının gelmesini bekliyorum.

 

Şöyle güzel bir haber var bir de…

 

Çin’de ilk kez evvelsi gün, yeni ortaya çıkan Corona vakaları düşüşe geçti.

 

Bu demektir ki, virüs izole olmaya başladı, yani atlama, yayılma ortamı yok ediliyor.

 

İtalya da bu sürece girecektir bir zaman sonra.

 

Ki, çok sert önlemler lazımdır bu tür salgınlarda.

 

İran filan ne alemde, onu tam göremiyorum ama onlar da sanırım işin ciddiyetini anladılar.

 

Bu arada biz de yurtdışına gitmeyip, kalabalık yerlerde bedensel temastan uzak durup, ağzımızı, gözümüzü, kulağımızı, burnumuzu koruyup, kendimizi hep temiz tutarsak, bu olayı atlatırız inşallah.

 

Kalabalıkta yüzümüzü eğip, temas yüzeyini küçültmek de çok önemli.

 

 

Safile USUL Twitter

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Almanya Türkiye’yi neden davet etmedi
Tam bir siyasi etik hali
İlaçta geriden geldiler