Çocuklarımızın hakları

Çocuklarımızın hakları
22 Kasım 2017 18:32

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 1989 yılında Çocuk Hakları Sözleşmesi kabul edildi. Dünyada en çok devletin taraf olduğu bu sözleşmeyi, Türkiye 1995 yılında onaylayarak yürürlüğe koydu.

 

 

 

Av. Kemal AKKURT H&H YORUM

 

 

 

Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 28 yıllık tarihine baktığımızda, Sözleşmeyi Avrupa Konseyi ve OECD ülkeleri içinde en çok ihlal eden ülkenin Türkiye olduğunu görüyoruz. Ülkemiz, çocuk hakları ihlallerinde de birinciliği kimseye kaptırmıyor…

 

İnsan Hakları Kuruluşları, her yıl çocuk hakları alanında yaşanan ihlalleri kamuoyu ile paylaşmaktadır. Bu raporlara göre, çocukların başta yaşam hakları olmak üzere, ruhsal ve bedensel bütünlüklerine yönelik hak ihlallerinin artması, eğitim, sağlık, barınma ve beslenme hakkına erişimde yaşanan sorunlar, insan hakları savunucularını kaygılandırmaktadır.

 

Resmi verilere göre hazırlanan raporlara göre;

 

– 7 milyon 500 bin çocuk, kötü koşullarda çalışmak zorunda kalmaktadır. 893 bin çocuk, resmen çalışır görünmektedir. 400 bin çocuk, en zor çalışma alanı olan tarım sektöründe çalışmaktadır. Sadece 2016 yılında 56 çocuk iş kazalarında hayatını kaybetmiştir.

 

– Her yıl binlerce çocuk, cinsel taciz, tecavüz ve işkenceye maruz kalmaktadır. Çocuklara yönelik cinsel istismar vakalarında son 10 yılda yüzde 700’lük artış olmuştur. Sadece 2016 yılı içerisinde çocuğa cinsel istismar suçundan 15 bini aşkın dava açılmıştır. Gerçekleşen cinsel istismar vakalarının yüzde 15-20’sinin adli makamlara yansıdığı göz önüne alındığında, tablonun vehameti ortaya çıkmaktadır.

 

– 2016 yılında evlenen her 100 kişiden 18’i çocuk. Son 10 yılda evlendirilen kız çocuklarının sayısı 482 bini aşmıştır.

 

– Türkiye’de önlenebilir sebeplerden dolayı her yıl yüzlerce çocuğumuz yaşamını yitirmektedir.

 

– Türkiye, küresel cinsiyet eşitsizliği endeksinde 145 ülke arasında 130. sıradadır.

 

– Toplumsal yaşamın her alanı, çocuklar için neredeyse birer hak ihlali alanına dönüşmüştür. Çocuklar için en güvenilir yerler olması gereken oyun parkları bile, çocukların yaşam haklarını ihlal eden alanlara dönüşmüştür. Çocukların eğitimlerinden sorumlu olan okullar, bazen çocukların çağdışı söz ve eylemlerle cezalandırıldıkları ve aşağılandıkları yerlere dönüşebilmektedir. 4+4+4 uygulaması nedeniyle, eğitimde de Avrupa Konseyi ve OECD ülkelerinde sonuncu sıradayız.

 

– Dereler, göller ve denizler, idarecilerin tedbirsizliği, dikkatsizliği ve rant hırsı nedeniyle talan edilmekte, çocuklarımızın canını alan yerlere dönüşebilmektedir.

 

– 2.800 çocuk halen cezaevlerinde bulunmaktadır. Her yıl bine yakın çocuk, polis ve adliye ile ve yılda 10 bin çocuk cezaevi ve gözaltı ile tanışmaktadır.

 

– Çocukların gözaltına alınması ve tutuklanması, tüm evrensel insan hakları belgelerinde çok “istisnaî” durumlar olarak tanımlanırken, ülkemizde neredeyse kural haline gelmiştir. Başta toplumsal olaylarda olmak üzere, çocukların karıştığı iddia edilen asayiş olaylarında çocuklar, hukuka aykırı olarak ve özensizce gözaltına alınmakta ve kolaylıkla cezaevlerine konulmaktadır.

 

Mevcut yasaların çocuklar ve tüm toplumsal kesimler için yol açtığı insan hakları ihlalleri ortada iken, hükümet tarafından çıkarılan “İç Güvenlik Yasası” (aslında “Hiç Güvenlik Yasası”) ile insan hakları ihlallerinin artarak devam ettiği görülmektedir.

 

Çocuklara yönelik insan hakları karnemiz de tıpkı yetişkinlerin insan hakları karnesi gibi kırıklarla doludur. Güzel ülkemiz, çocuk hakları yönünden de hızla karanlığa doğru gitmektedir. Buna rağmen, devlet erkânı tarafından her Dünya Çocuk Hakları Günü’nde beylik sözler söylenmesi, hiç inandırıcı olmamaktadır…

 

Ülkemiz çocuklarının, uygar dünyadaki akranlarının kullandıkları tüm hakları kullanarak, barış, kardeşlik, eşitlik ve huzur içinde yaşayacakları yarınları birlikte kuralım…

 

Çocuklarımıza, yüzlerinde gülüşlerin eksik olmadığı güzel yarınlar bırakalım…

 

(*) Sosyal Demokrat Avukatlar Derneği Başkanı
(kemalakkurt@hotmail.com)

 

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Cumhuriyet kazanımları ve hukuk
Barış Çanı
12 Eylül 1980’den günümüze darbeler