Çocuklar; Ah o güzel çocuklar

Çocuklar; Ah o güzel çocuklar
30 Haziran 2018 15:24

Son günlerde seçimin gölgesinde kalsa da; Ankara ve Ağrı’da iki küçük kız çocuğunun kaybolması olayları kamuoyunu oldukça meşgul etti. Sosyal medya üzerinden milyonlar dualarını bu iki güzel yavrudan esirgemedi. Herkes sağ salim bulunmaları için adeta seferber oldu. Maalesef dün dualarımızın yeterli olmadığı ve küçük Eylül’ün sapkın biri tarafından öldürüldüğü haberini aldık. Üstelik minik Leyla’dansa hala bir haber yok…

 

 

 

Dr. Semih DİKKATLİ H&H YORUM

 
Daha önce defalarca bu konu üzerine yazılar kaleme aldım. Niyetim çocuklarımızın başına gelen bu sapkınlıkların ve şiddetin son bulmasına katkı sağlamaktı. Ancak üzülerek gördüğüm şu ki; iktidar ve muhalefet partileri bu konu üzerinde yeterli duyarlılığı göstermediği sürece bu sorun artarak devam edecek.

 
Öncelikli olarak; din temellibazı duyguları sömürerek sapkınlıklara yol veren bazı din tacirleri türedi ülkemizde… Bir tarikat yurdunda tecavüze uğrayan çocuklar için “kendi rızaları vardı” diyen alçağı savunanlar olduğunu gördük. Öncelikle şunu söylemeliyim bunu yapan kadar savunan da sapıktır hatta sapık oğlu/kızı sapıktır. Daha önceki olaylarda “bir kereden bir şey olmaz” diyen, “canım buna taciz denemez çocukların da rızası varmış” diyen bakanlar gördü bu ülke ve eminim daha beter ve iğrençlerini de görmeye devam edecek…

 
Mahkemelere ne demeli peki? Bir yaratığın –din hocası kisvesinde- altı yaşında çocuklarla evlilik yapılacağını topluma açık bir ortamda dillendirmesi üzerine Oda TV yazarlarından Barış Terkoğlu “Bu sapıklıktır” diyerek tepkisini dile getirmişti. Bu din taciriyse Terkoğlu hakkında tazminat davası açtı. Ne oldu sonuçta? Bu karara göre “altı yaşında kız çocuğuyla evlenilebilir” demek ifade özgürlüğü, “bu sapıklıktır” demek suç olarak değerlendirildi. Bile bile tekrar bu suçu işliyorum ben de… Yaşı on sekizden küçüklerle yapılan her türlü cinsel eylem ve söylem sapıklıktır.

 
Mahkemelerin iyi hal indirimi denilen bir durumu böylesi yaratıklar için kullanması da başlı başına bir sorun aslında… Böylelerinin tutuksuz yargılanması, indirim maddelerinin uygulanması, bazı mahkemelerin mağduru suçlu gören tutumları ele alındığında sapkınların ne kadar cesaretleneceği de ortada. Çocuk pornosu konusunda güya duyarlı olan toplumun bir kesiminin, “6 yaşındaki kız çocuğuyla evlenilebilir” diyerek aslında çocuk pornosunu öven birini baş tacı etmesi de ayrı bir dramdır.

 
Hayvanlar tecavüze uğrarken ve vahşice öldürülürken, bunları yapanların şiddetle cezalandırılması gerektiğini, eğer bunlar cezalandırılmazsa bu tiplerin hedefine sırasıyla çocuklar ve kadınları alacağını defalarca dile getirdim. Hayvan aktivistleri defalarca buna vurgu yapan mesajlarını hem yazılı hem de sosyal medya üzerinden yetkililere ulaştırmaya çalıştı. Sonuç; hayvana tecavüz ve şiddet hala kabahatler kanununa göre ele alınıyor. Hayvana uygulanan sapkınlıklar artarak devam ediyor. Bu artışla at başı ilerleyen bir husus da açıktır ki çocuklara artan şiddet ve sapkınlık… Çünkü hayvanları önce kolay hedef gören sapkınlar, cezasız kaldıkça kendilerini daha da cesaretlendirerek insanın savunmasız yavrusuna yöneliyor. Sapkın dürtülerini bu sefer çocuklar üzerinde tatmin etmeye çalışıyor.

 
Pedofili, toplumda nadir görülen -ya da çeşitli uydurmalarla legal hale getirildiği için doğru tanımlanamayan- bir ruhsal bozukluktur. Amerikan Psikiyatrik Tanı Sınıflama Kitabı DSM-V’te cinsel nesne seçimi bozuklukları (parafililer) başlığı altında yer almaktadır ve ‘kişinin ergenlik dönemine girmemiş bir çocukla genellikle 13 yaşında veya altında olanlarla cinsel etkinlikte bulunma ile ilgili yoğun, cinsel yönden uyarıcı fantezilerinin, dürtülerinin veya davranışlarının yineleyici bir biçimde ortaya çıkması’ şeklinde tanımlanmaktadır. Bu kişilerin eylemleri çoğunlukla; sarılma, öpme, cinsel organlarını gösterme, koklama, okşama şeklinde ortaya çıkarken, daha nadir olarak da; oral seks, penis veya başka cisimlerle genital giriş şeklinde de ortaya çıkabilir.

 
Zeka geriliklerinde ve bazı ruhsal hastalıklarda parafilik davranışlar gözlenebilir ancak esas tartışılması gereken konu bir hastalığa bağlı olmadan sadece anlık zevk için ortaya çıkan pedofili vakalarıdır. Bu eylemlerin ısrarcı ve yineleyen doğası, sapkın eylem sıklığının yüksek olmasına neden olmaktadır. Bu da toplumsal, kültürel, ruhsal ve adli sorunlar doğurmaktadır.
Pedofilik eylemlerin gelişiminde birçok faktör konuşulsa da en önemli risk etkenlerinden birisi, pedofilik bireyin zamanında kendisinin de cinsel kötüye kullanım öyküsünün olmasıdır. Yani pedofilik olanların da zamanında başından geçmiş böyle travmalar olması ihtimali çok yüksektir. Dolayısıyla bu tip eylemleri haklı görenlerde de böylesine bir travmatik geçmiş olma ihtimali göz ardı edilmemelidir.

 
Ayrıca pedofilik bireylerin zihnen geri kalmış, sosyal yetenekleri zayıf, kendine güvenleri yetersiz, onur duygularının fazla gelişmemiş insanlar olduğu bilgisi mevcuttur. Pedofiliklerin büyük kısmının hayatlarının belli dönemlerinde sınıf tekrarı yaptığını, akademik başarılarının düşük olduğunu belirten otoritelerin sayısı oldukça fazladır.

 
Pedofilik bireylerin yargılama bozukluğu yoktur. Tartışılabilecek yönleri ise, irade ve dürtü kontrolleridir.

 
Cinsel dürtülerin baskılanması hemen her birey için sorun olabilir. Cinsel sapkınlığı olan bireylerin de, dürtülerini yasaların ve toplumun kabul ettiği sınırlar içinde tutmaları beklenmektedir.

 
Ayrıca pedofili olmadığı halde sırf kendi cinsel sapkın doyumlarını sağlamak için çocuklara musallat olanlar vardır ki bizim ülkemizde çoğunluk bu yapıdadır ve psikopatların arasından böyle hazcı ve vicdansız tipler sıklıkla çıkar. Kaldı ki birinin pedofili tanısı alması onun yaptığı sapkın eylemlerden ceza almayacağı anlamını taşımaz, çünkü bu eylem yargılama kusuruyla ortaya çıkmaz. Kişi sadece impulsif bir şekilde arzularına hâkim olamaz.

 
Pedofili tartışmasının sadece sapkınlığı olan kişi açısından ele alınması çözüm konusunda ciddi sorunlara yol açar. Çok boyutlu olan bu durumda kişinin alacağı cezanın ağır olması, cezanın hızlı verilmesi ve uygulanması çok önemlidir. Ağır ve hızlı uygulanan ceza; suçu işleyen kişinin toplumdan soyutlanmasını ve yeni suçlar işlemesini engelleyecek, mağdurun ve ailesinin öç alma duygusunun giderilmesini sağlayacaktır. Bu tip cezalar bu sapkın eğilimleri olan kişiler içinde caydırıcı olacaktır.

 
Aslında Türk Ceza Kanunu (TCK) son düzenlemelerle bu konuda caydırıcı cezalar öngörmüşse de, hakim ve savcıların uygulamada gösterdiği tutumlar bu sapkın insanların cezalandırılması konusunda sorunlara yol açmaktadır.

 
Bu nedenle; hakim ve savcıların eğitimleri sırasında ruh sağlığıyla ve empati konusunda bilinçlendirilmesini de çok önemli bulmaktayım. Mesela son zamanlarda ortaya çıkan tartışma özelinde hakim ve savcının kafasında bazı soruların oluşması gereklidir:
“Benim altı yaşındaki kızımı biri istemeye gelse ne hissederim ve o kişiye ne cevap veririm?”

 
“Benim oğluma/kızıma birileri tecavüz ederse ne hissederim?”

 
Bir çocuğa tecavüz eden sapkına sırf takım elbiseyle duruşma salonuna geldi diye iyihalden indirim maddeleri uygulanabilir mi?”
Bir de keşke şunları da düşünseler;
“6 yaşında bir kız çocuğuyla evlenilebilir diyen biri bu kız çocuğuyla cinsel ilişki konusunda ne düşünüyor olabilir?”

 
“Bu çocuk cinsellik konusunda ne düşünecektir ve ne yaşayacaktır?”

 
“Bu aslında o çocuğun rızası olmadan ortaya çıkan bir tecavüz müdür, değil midir?”

 
Bence pedofili eylemi kapsamındaki tüm olaylarda müebbet hapis öngörülmelidir. Çünkü çocuklara yapılan bu tip eylemler bir ömür onların ruhlarının cinayetidir.

 
Cinsel istismarı ortadan kaldırmanın en etkin yolu, oluşmasını önlemektir.

 
Sonuç olarak ben; yeni mağduriyetlerin oluşmaması için kastrasyon, psikofarmakolojik ilaçların kullanımı ve müebbet hapis cezası verilmesi dâhil her önlem konusunda düşünülmesi gerektiği ama en önce mevcut etkili yasaların en doğru ve etkin şekilde uygulanmasının bile sorunu ciddi şekilde azaltacağı kanaatindeyim.

 
Ey meclisin irili ufaklı partileri, ey mangalda kül bırakmayan vekiller; bırakın artık saçma sapan konuları gündeme getirmeyi, şehit cenazelerine kim katılacak, katılmayacak bana ne, apo denilen katilin serbest bırakılılıp bırakılmamasından bana ne, mafya babalarına gelsin diye uğraşılan aftan bana ne, sizin aldığınız maaşlardan, koltuklarınızdan, dokunulmazlıklarınızdan bana ne…

 
Ben şimdi ve hemen Leyla ve onun gibi kayıp çocukların bulunarak analarının kucağına dönmesini sağlamak için kendinizi yırtmanızı ve diğer çocuklarımıza sahip çıkmak için gereken yasaları çıkarmanızı bekliyorum. Çocuk hakları Kadın hakları, hayvan hakları, insan hakları, konusunda hemen değişiklikler yapmanızı bekliyorum. Önce yaşatmayı seçtiğimiz, çocuklarımıza mutlu, huzurlu, güven içinde, eşit bir hayat sunduğumuz bir ülke istiyorum. Sapkınların affedildiği değil, katillerin baş tacı edildiği değil, mağdurların suçlandığı değil, çocukların aç uyuduğu değil, hayatın onurlandırıldığı bir ülke istiyorum.

 
Yoksa ne halt ederseniz edin bana ne?

 

 

Dr. Semih DİKKATLİ Twitter

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Rızanın imalatı ve ‘banane hareketi’
Seçimin ardından! Kahraman ve tu kaka İnce…
Adile Naşit’in çocukları haydi sandığa! Bahar artık Hazirandır bizim için