CHP’ye kurulan yeni kumpas

CHP’ye kurulan yeni kumpas
19 Haziran 2017 10:15

Görüyoruz ki CHP bu vicdan kapanlarıyla memleketin başına gelen felaketleri hala hiç duymamış görmemiş gibi davranıyor ve aptallar gibi hiç ders çıkartmadan kaldığı yerden devam ediyor.

 

 

 

 

 

ODATV’de üç gün önce Avrupa’nın Sesi’nde NATO’dan atılan FETÖ’cü Subaylar başlıklı bir röportajı, Şivan Okçuoğlu çevirisiyle okuduk.

 

 

Röportaj aydınlar üzerinde bomba etkisi yaptı, adam akıllı afalladık, Fetöcü kumpasları ve şeytanlıklarını çok iyi bildiğimiz halde, bu kadar da olamaz, raddesine geldik.

 

 

NATO’dan atılan ve ismi verilmeyen Fetöcü subaylar, röportajda, ‘batılı eğitim aldıklarını’, ‘cumhuriyetçi ve liberal değerlere bağlı olduklarını’, ve, iktidardaki partinin Kürtler’i öldürmesine karşı çıktığımız için ordudan tasfiye edildiklerini, söylüyorlar.

 

 

Bu kadar yalanla kalsa iyi, röportaj metni çok sofistike düzenlenmiş, biraz abartarak söylüyorum, bu metni bu kadar profesyonel bir dille yazabilecek ülkemizde bir profesör var mıdır bilemiyorum.

 

 

Okuyun ve dehşete kapılın, Fetöcü hain subaylar NATO ve Amerika neyi seviyorsa onu dehaca düzenlenmiş yüksek bir sanat diliyle söylüyorlar, ürkütücü olan da bu, biz batılıyız diyorlar, modern liberal batı değerleriyle büyüdük, iktidarda ise ‘dinci’ bir parti olduğu için bu değerlere ve bize karşı…

 

 

Uzatmayalım, o çok sözü edilen üst akıl ve büyük oyun’un ne olduğunu çok yakından görmek istiyorsanız, röportajı okuyun, okutun.

 

 

Bir daha anladık ki Fetö denilen bu büyük şeytanın oyunlarını anlayabilmek harbiden herkesin harcı değilmiş.

 

 

Bir siyasi kavga verebilmek için önce sahnelenen oyun’u anlayabilmeli, görebilmelisiniz.

 

 

Mesala, Yetmez ama Evet Anayasası referandumuna giden yolda milyonlarca insan ‘büyük tezgahı’ göremedi, yanıldı, aldatıldı, ve vicdan azabı içinde hayal kırıklıklarına uğradı.

 

 

Neden, çünkü vicdanları kıstırılmıştı!

 

 

Vicdan kıstırılması Sol’da çok fazla oynanan bir oyundur ve bu hileye kanmayan tek bir ‘solcu’muz nerdeyse hiç yoktur.

 

 

Efendim, hadise şudur.

 

 

Teröristler bir öğretmeni, onlarca öğretmeni öldürür, ancak, bu hain eylemi hiç yapmamışlar gibi, mesela Öcalan’ın emriyle HDP’li vekiller ölüm orucuna girer, ve bu ölüm orucunun ölümcül safhalarıyla topluma ‘vicdan kapanı’ kurarlar.

 

 

Şüphesiz elinde silahla suçüstü yakalanan bir teröristin dahi hukuk karşısında hakları vardır ve sol her insan hakkını koruması gibi bu hakları koruyacaktır, ancak, eylem, insan olarak haklarını korumanın ötesine geçer, ve insan hakları savunucuları nasıl oluyorsa bilinmez birden teröristler gibi düşünür teröristler gibi siyasi taleplerde bulunur, hızla terörist kimliğine bürünürler.

 

 

Detaylandırıp pekiştirelim, mesela gay ve eşsincellerin sosyal hakları ve dışlanmasının önüne geçmek her modern insanın ve sol’un da baş görevidir, eşcinseller de hepimizle aynı haklara sahiptir, itirazsız evet.

 

 

Sadece örneklemek için söylüyorum, ancak eşcinsel hakları savunmak başka şeydir, bu hakları savunuyorum diye kendimizi eşcinsel bir hayat yaşamaya zorlamak başka şeydir.

 

 

Özetle, insanların haklar üzerinden vicdanlarını harekete geçirmek başka şeydir, insanların vicdanlarını ‘kıstırmak’, insanlara hak savunuculuğu eylemleriyle ‘kapan’ kurmak başka şeydir.

 

 

Türkiye’nin zengin sol çeşitliliği ‘vicdanları ayaklandırmak’ ile ‘vicdanlara kapan kurmak’ arasında bu ayrımı çoğu kez yapamamış ve bu yüzden kamuoyunda sahiciliğini yitirmekle yüzyüze kalmıştır.

 

 

YILAN TISLAMALARI

 

 

Yazıma geçebilirim, bir maymun bir günde kaç kez yılan tehlikesiyle başbaşa kalır. Bilemeyiz. Ancak yılan tehlikesine karşı her maymunun geliştirdiği bir çığlık bir jest bir mimik türü vardır.

 

 

Kapalı bir laboratuvar ortamında maymunlara hoparlörden gün boyu yılan sesi verilir, maymunlar yılanı görmediği halde, gün boyu tedirgin ve çığlık çığlığa kalır.

 

 

Yazarlar aydınlar da gün boyu halkın görmediği yılan sesini görüp duyup uyarıcı görevini yapar.

 

 

Yeni CHP’nin Altı Ok’u kaldırıp yerine ‘aptallık’ ideolojisini yerleştirdiğini duymayanımız kalmadı.

 

 

İşte bizlerin de nihayet kutlu bir eylem deyip sevinçle desteklediğimiz bir büyük yürüyüşe başladılar.

 

 

Hukuk’un adalet kurumlarının işe yaramadığı günler yaşıyoruz, yürüyüş kararının arkasına hiç düşünmeksizin insan olan bu memleketi düşünen, hepimiz geçeceğiz.

 

 

Bir kitle partisi olan CHP, geniş kitlelerin beklentisi, yürüyüşünün en önüne bayrak, arkasına da Türk Milletini alıp yürüyecek.

 

 

Ve henüz yürüyüşün ikinci günü, yılan tıslamalarını duymaya başlıyor, ve ah yine aynı oyun mu aynı kapan mı diye tehlike çığlıkları atmaya başlıyoruz.

 

 

Hak aramak başka şeydir, teröristler gibi düşünmek başka şeydir.

 

 

Vicdanları ayaklandırmak başka şeydir, vicdanları teröristlerin demokratik hileleriyle ‘kapana’ sıkıştırmak başka şeydir.

 

 

Hak aramak başka şeydir, Avrupa’nın Sesi’ne röportaj veren Fetö subayları ve şimdi yürüyüş koluna katılan teröristlerin kullandığı dile teslim olmak, başka şeydir.

 

 

Hukuk adalet insan hakları aramak başka şeydir, NATO’nun Amerika’nın Türkiye’yi 15 Temmuz işgal girişimiyle getirmek istedikleri dili kullanıp emperyalist emellere aracı olmak başka şeydir.

 

 

BU ENERJİYİ HEDER ETMEYELİM

 

 

Bugün birçoğu hapiste olan sahte liberaller otuz uzun yıl ülkemize zaten bu ‘vicdan kapanını’ kurmuşlar ve bu halkımızı bu kapanla avlamışlar ve ekranlar ve kamuoyu asker ve polisi tasfiye edip kolektif bir suç işlemişlerdir.

 

 

Bir meşhur örnekle tamamlayalım, 90’lı yıllarda bir subay güneydoğu köyünde köylüye dışkı yedirtir. Bu feci eyleme en ağır ceza verilmeli.

 

 

Bu başka, ancak bu eylem türüyle, vicdan kapanı kurup, bakın dışkı yedirdi vakasını gösterip ülkenin bir yarısını PKK’ya verelim, ülkeyi ortadan bölüp bir PKK devleti kuralım, demek başka şey.

 

 

Ya da üniversite önünde başörtülü öğrencinin başörtüsünün zorla çıkarılması karşısında, toplum hukuk ve eşitlik ve adalet ilkeleriyle olayın üstüne gitmeli, yaptırım uygulanmalı, ancak, şöyle bir sonuca götürdüler vakayı, işte laik rejim bu, bu cumhuriyet rejimi bu yüzden sakattır, varıyla yoğuyla yüzyıllık bu cumhuriyeti indirelim yerine yeni Osmanlı kuralım, şeriat düzeni kuralım.

 

 

Bu ve benzeri bir çok kışkırtıcı vicdan kıstıran kapan kuran sinsi oyunun dolmuşuna gazına tahrikine romantizmine gelmeyen içimizde kaç kişi kaldı?

 

 

Görüyoruz ki CHP bu vicdan kapanlarıyla memleketin başına gelen felaketleri hala hiç duymamış görmemiş gibi davranıyor ve aptallar gibi hiç ders çıkartmadan kaldığı yerden devam ediyor.

 

 

Nerde insan hakları ve sol değerleri sahtekarca kullanan, halka ve vicdanlara kumpas kapan kurarken suçüstü yakalanmış ne kadar terörist var, Fetöcü var, peşine takıyor.

 

 

Sol örgütler de bu sinsi ‘kapanı’ hala bol bol yiyor.

 

 

Vicdanları insanın ve erdemin sesiyle değil, vicdanları yoksul sahipsiz altta kalanların sesiyle değil, vicdanları aydınlanma ve demokratik ideallerin değerleriyle değil, vicdanları hala Fetö ve Terörist ve emperyalist kumpasla ayağa kaldırmaya çalışmak, olacak bir aptallık değil.

 

 

Sevgili CHP yönetimi, Türkiye yürüdüğünüz o Fetöcü, terörist, emperyalistlerin yollarından çok yürüdü, sonu felakete çıktı.

 

 

Geriye dönüp bir özeleştiri yapalım ve Hak ve Vicdan arayışını terörist ve Batılı emellerin kıskacına sokmadan, bu enerjiyi bir daha heder etmeden, hep birlikte arkamıza bir büyük milleti alarak yürüyelim.

 

 

Ve bu basit vicdan dersini kitlelerimize öğretelim, hakkı yenen insanın hakkını arayın, ideolojisini üstlenmeyin, kimliğini sahiplenmeyin, sinsi emellerine alet olmayın.

 

 

Bugün milyonlarca insan eylemlerimize neden sahip çıkmıyor dediğimizde?..

 

 

Milyonlarca insanın her defasında sinsi örgütler sinsi liberaller tarafından kandırılıp ‘masumluklarının’ gasp edildiğini anlayınca, masumluklarını ve insanlıklarını korumak için, siyasi dairenin dışına kaçtıkları acı gerçeğiyle yüzleşiriz.

 

 

Kaynak: Nihat Genç/ Odatv.com

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar