CHP’nin yol haritasını ancak siyasal genleri çizer

CHP’nin yol haritasını ancak siyasal genleri çizer
23 Ocak 2018 08:43

Aksi halde, uzun siyasal geçmişi olmasına rağmen ”Siyaset mezarlığı”na gömülmesi hiç işten bile değildir.

 

 


İbrahim ÖZDOĞAN H&H YORUM

Bu makalemde, bunun nedenlerini açıklamam hem yurtseverlik hem de vicdani borcum.
Çünkü, ”Cumhuriyet Halk Partisi”ni, Mustafa Kemal, Cumhuriyet’in ilanından önce kurmuştur ve bu köklü parti, ”Türkiye Cumhuriyeti Devleti”nin hem kurulmasını sağlamış hem de tüm devrimsel temelleri köklü bir şekilde atmıştır.

Biyoloji biliminde gen ”Canlıların fiziksel ve ruhsal özelliklerini, karakterlerini bünyesinde taşıyıp, nesilden nesile aktaran kalıtım faktörü” olarak bilinir.

Sosyal, kültürel, siyasal kurumlar da aynen canlılar gibi, o kurumları kuran liderlerin düşüncelerini, görüşlerini, siyasal yönünü ve doğal eğilimlerini yansıtan, aynen ”Biyolojik gen”ler gibi değişmesi ve dumura uğratılması olası olmayan ”Kurumsal gen”ler taşırlar.
İşte Cumhuriyet Halk Partisi de kurucusu ve olgunlaştırıcısı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün düşüncelerini ve siyasal görüşlerini yansıtan ”Siyasal gen’‘leri taşımaktadır ki, o genlerle kimse oynayamaz ve yeniden formüle edemez.

Bu yapıldığı takdirde CHP’de onarılması mümkün olmayan bünyesel hastalıklar oluşur.
Tıpkı doku uyumu olmayan bir insana, başka bir insanın bir dokusunu veya bir organını nakletmek gibi

Çünkü kendisine yabancı olarak gördüğü dokuyu veya organı o vücut kabul etmeyip ya atacaktır, ya da kendisi zehirlenip ölecektir.

Bu aynı zaman da anne ile bebek arasındaki kan uyumuna da benzer; kan uyumu olmadığı taktirde anne zehirlenebilir veya o bebeği annenin rahminden almak gerekir.

Veya ”A grubu Rh+” kanı taşıyan bir bünyeye ”B grubu Rh-” kan vermeye benzer ki sonuçlar hep felaketle biter.

Bugün, Cumhuriyet Halk Partisi’nin yaşadığı sıkıntıların nedeni, siyasal genlerine uygun yol haritası çizmemesi ve bu yol haritasına uygun politikalar izlenmemesi ile bünyesinde taşıdığı, Atatürk’ün CHP’sinin genlerinin zıttı olan aykırı genleri bugün itibari ile bünyesinde taşımasıdır.
Birde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün CHP’sinin ”Siyasal kan grubu”na uygun olmayan siyasal kan gruplarının, 2011 genel seçimleri ile birlikte parti bünyesine şırınga edilerek, kurumsal vücudun zehirlenmesidir.

Şimdi gelin hep birlikte CHP’nin siyasal genlerini tespit edelim.
Bu siyasal genleri daha iyi anlamak için önce kısaca partinin kuruluşuna göz atalım.

CHP, 9 Eylül 1923’te, yani Cumhuriyet daha ilan edilmeden önce Atatürk tarafından ”Halk Fırkası” adıyla kurulmuştur. 1924’te de ”Cumhuriyet” sözcüğü eklenmiştir. 1935’te 4.Kurultay’da ‘‘Cumhuriyet Halk Partisi” adını almıştır.

CHP’nin kökleri, ”Sivas Kongresi”ne dayanır; genel kabul bu ama benim kanaatime göre aslında Atatürk’ün yurdu düşman işgalinden kurtarmak üzere Samsun’a ayak bastığı milli günümüz olan 19 Mayıs 1919 tarihi daha akılcı. Yani başlangıç ”Milli Mücadele” ile birliktedir. Bunu izah edebilirim ama yazı uzar.

4 Eylül 1919 Sivas Kongresi’nde Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde işgale direnmek üzere kurulan ”Müdafa-i Hukuk” cemiyetleri, ”Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyeti” adı altında birleştirilmiştir.

23 Nisan 1920’de toplanan TBMM, ”Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk’‘ delegelerinden oluşmuş, 1922’de Meclis 1i ve 2. grup adıyla iki gruba ayrılmıştır.

Milli Mücadele’den sonra Mustafa Kemal önderliğindeki 1.grup, ülke çapında siyasal örgütlenmeye girişmiş ve 8 Nisan 1923’te yapılan seçimlere tek liste ile girerek biri dışında tüm milletvekillerini elde etmiştir.

Lozan antlaşmasının kabulü nedeniyle, TBMM’de baş gösteren yoğun tartışmalar üzerine 9 Eylül 1923’te ”9 umde” adı verilen siyasal programı ilan etti ve iki gün sonra ‘‘Dahiliye Vekaleti’’ne verilen bir dilekçeyle kendisine bağlı milletvekillerinden oluşan ”Halk Fırkası”nı kurdu.

Cumhuriyet yönetimini kuran önemli reformların birçoğu 15 Ekim 1927’deki 2.Kurultay’dan önce gerçekleştirildi. 2.Kurultay’da Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ”BÜYÜK NUTUK”nu okudu ki, bu eşsiz söylev Ulu Önder’in tüm siyasal düşüncelerini, devlet yönetimi hakkındaki görüşlerini ve temeli Türk kahramanlığı ile Türk kültürüne dayanan Türkiye Cumhuriyeti’nin o günkü yüksek seviyeye gelmesindeki tarihsel perspektif ile eşsiz mücadeleyi anlatır.  Söylev, Cumhuriyet Halk Partisi’nin doğal, vazgeçilmesi düşünülemez tüzüğü ve genetik kodlarının bulunduğu eşsiz yapıttır.

CHP’nin genetik kodlarının belirtildiği diğer belge ise Mustafa Kemal Atatürk’ün ”GENÇLİĞE HİTABESİ”dir ki bu eşsiz belgenin başlığı ”EY TÜRK GENÇLİĞİ”dir.

Dikkat edin burada Atatürk ey Türkiye gençliği demiyor; doğrudan Türklüğe vurgu yapıyor. Yine bu eşsiz hitabenin hem başında hem de sonunda Türklüğe vurgu yaparak (Dikkatinizi çekerim Türkiye’ye değil, Türklüğe vurgu yapıyor) ”Birinci vazifen TÜRK istiklalini, TÜRK Cumhuriyeti’ni, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir” ile son tümcelerinde ”Ey TÜRK istikbalinin evladı! İşte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen; TÜRK istiklal ve Cumhuriyeti’ni kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur” diyor.

Atatürk’ün ifadelerini güya ırkçı düşmanlığı gösterisi maskesi ile Türk düşmanlığı yapanlara ve bölücü anayasadan Türk vatandaşlığını kaldırmak isteyenlerle onlara yardımcı olanlara ithaf etmekle birlikte, CHP milletvekilleri, CHP’nin bu iki doğal tüzüğü gereğince ulusalcı yurtsever milletvekillerine saldıracaklarına partiyi terk etmeli ya da bu doğal tüzüklere uyum sağlamalıdırlar.

1931 yılında toplanan 3.Kurultay’da tüzük yenilendi ve partinin programı belirlendi. Bu Kurultay’da Cumhuriyetçilik, Laiklik, Milliyetçilik, Devletçilik, Halkçılık, İnkilapçılık’tan oluşan altı ilke partinin ana programı olarak belirlendi.

1935’te ”Dil Devrimi”nin getirdiği yeni anlayış uyarınca partinin adı ”Cumhuriyet Halk Partisi” olarak değiştirildi. ”Kemalizm” sözcüğünün ilk defa parti programına girdiği bu kurultaya damgasını vuran ”Devletçilik” oldu. Bununla Ulu Önder Atatürk, çirkin kapitalizmin kitleleri ezip yoksul bırakan zalimliğini önlemek istemişti.

1937’de yapılan anayasa değişikliği ile CHP’nin altı oku Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na resmen dahil edildi.

Şimdi CHP’nin genlerini, kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün eşsiz sözleriyle aralamaya çalışalım.

Atatürk’ün ”Biz doğrudan doğruya milletseveriz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayandığı Türk topluluğudur. Bu topluluğun fertleri ne kadar Türk kültürüyle dolu olursa, o topluluğa dayanan cumhuriyet de o kadar kuvvetli olur” ifadeleri ile ‘‘Milliyetin çok belirgin niteliklerinden biri de dildir. Türk milletindenim diyen insan her şeyden önce ve kesinlikle Türkçe konuşmalıdır. Türkçe konuşmayan bir insan Türk kültürüne, topluluğuna bağlılığını iddia ederse buna inanmak doğru olmaz” sözlerine ek olarak ‘‘Yurttaşlarım! Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk Kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti’dir” haykırışı Cumhuriyet Halk Partisi’nin takip etmesi gereken yol haritasının gen kodlarını bütün çıplaklığı ile vermektedir; hiçbir açıklamaya gerek bırakmadan.

Bu genlerde neler var?

Türklük var, Türk milliyetçiliği var, Türk dili var, Türk kahramanlığı var, yüksek Türk kültürü var.

Bu genetik kodlarında bir etnik ayırımcılığa dayanmadığını anlatmak ve yanlış anlamalara meydan vermemek için Ulu Önder Atatürk ”NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE” demiştir.

Bunun açık anlamı şudur ki, bu ülkede etnik duygulara değil, Türk kültürüne dayalı milliyetçiliği ve Türklüğü kabul eden her yurttaş eşit ve 1.sınıf yurttaş olarak yaşamayı hak eder.
Bakın hanımefendiler, beyefendiler yukarıda yazdığımız ve CHP’nin de genleri olan Büyük Atatürk’ün sözlerinden şunu anlıyoruz ki, yani o eşsiz deha diyor ki, bu Cumhuriyeti, bu Devleti kuran Türk iradesidir, Türk aklıdır, Türk kahramanlığıdır, yüksek Türk kültürüdür; hakikat budur, bu hakikati kabul ettiğiniz taktirde eşit şartlarda yaşarız. Evet bu çağın bir gerçeği, örneğin Fransa, Almanya, İngiltere ve ileri kalkınmış tüm Avrupa ülkelerinde milyonlarca yabancı kökenli insan yaşadığı halde onlarda Fransız’dır, Almandır, İngiliz’dir veya ilgili ülkelerin milletinin adı verilir.

Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki Atatürkçülere aba altından sopa gösterenler, Atatürk karşıtlarıdır.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin gerçek sahipleri Atatürkçülerdir.

Ben Atatürkçüyüm deyip de,  Gazi’nin yukarıdaki ve diğer sözlerini esas almayanlar maske takarak Cumhuriyet Halk Partisi’ni kendi sahte ideolojileri için kullanmak isteyenlerdir.
Türk Milleti’nin kurtarıcısı, Cumhuriyetin ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve CHP ile ilgili söylediği şu sözler bir başka açıdan genetik kodları oluşturan kırmızı çizgilerdir ki, yöneticiler bunları dikkate almak zorunluluğundadırlar:
”Efendiler! Aziz milletime şunu tavsiye ederim ki, bağrında yetiştirerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanındaki, vicdanındaki asli cevheri çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an feragat etmesin.”

“Bu memleket tarihte Türk’tü, bugün de Türk’tür ve ebediyen de Türk olarak yaşayacaktır.”

“Türk! Öğün, çalış, güven.”

“Türklük, benim en derin güven kaynağım, en engin övünç dayanağımdır.”

Efendim, Atatürk bu sözleri 1920’lerin, 1930’ların koşullarında söylemiş; şimdi geçerliliği yoktur, diyenler Türk düşmanı sinsi ırkçılardır.

Atatürk, böyle Türk ve Cumhuriyet, sinsi düşmanlarının gelecekte de çıkacağını üstün zekası ile tahmin ettiği için 1927’de ”Gelecek nesillerin, Türkiye’de ilan günü, ona en merhametsizce hücum edenlerin başında Cumhuriyetçiyim iddiasında bulunanların yer aldığını görerek şaşıracaklarını asla farz etmeyiniz. Bilakis, Türkiye’nin münevver ve Cumhuriyetçi çocukları, böyle Cumhuriyetçi geçinmiş olanların hakiki zihniyetlerini tahlil ve tespitte hiç De tereddüte düşmeyeceklerdir” gerçeklerini söyleyerek hem Cumhuriyet devrimlerinin yerleştiricisi Cumhuriyet Halk Partisi’nin gerçek Atatürkçü sahiplerini hem de Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni koruyup kollayıcısı Türk Ordusu’nu veTürk Gençliğini uyarmaktadır.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin ”Yol haritası’‘nın genetik kodları, Mustafa Kemal Atatürk’ün;
1-BÜYÜK NUTUK, 2-GENÇLİĞE HİTABE, 3-BURSA NUTKU, 4-ÇEŞİTLİ VESİLELERLE SÖYLEDİĞİ SÖZLER’de çok açık olarak kayıtlıdır.

Cumhuriyet Halk Partisi’ne, yukarıdaki belgeler ışığında yazılı olanlar dışında başka misyon ve vizyon biçenler ya gaflet ve dalalet içinde ya da iyi niyetli değillerdir.

Çünkü Atatürk ‘‘Biz kahramanları kadar, gafil ve hainlerinin de çok olduğu bir ülkeyiz” diyor.

 

NOT:Yukarıdaki ”CHP’NİN YOL HARİTASINI ANCAK SİYASAL GENLERİ ÇİZER” adlı makaleyi 30 Ocak 2013 tarihinde yani yaklaşık üç yıl önce yazdım.Ta o tarihlerde Kemal Kılıçdaroğlu’nun partiyi çok yanlış bir rotaya doğru taşıdığını anlayınca bunu yazma gereksinimi hissetmiştim.Önceki akşam CNN TÜRK televizyonunda ”Tarafsız Bölge” programına çıkan Sayın Deniz Baykal ”Önümüzde üç yıllık bir süreç var.Bu yapıyla bu süreci götürmemeli,ben artık geride kalması gerektiği kanısındayım.Bu doğrultuda en büyük görevin Kılıçdaroğlu’na düştüğü kanısındayım.Bu benim değerlendirmem.’İddiası olan kurultayı çağırır kavgasını yapar’ diye bakılsa da bu da bir çıkıştır ama doğru olduğu kanısında değilim” diyerek CHP’nin yanlış yollara sürüklendiğini ve çok açık bir şekilde Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığı bırakması gerektiğini belirtmiştir.CHP’nin rotası elbette Atatürk’ün partiyi kurarken oluşturduğu, siyasal, kültürel, tarihsel, cumhuriyet ve üniter devlet yapısı genleri geçerli olmalıdır.CHP içinde en üst düzeyde Cumhuriyet bilincine sahip olan Sayın Baykal’ın amacı da bundan başka değildir.Tüm CHP’lileri Deniz Baykal’ın bu tarihsel uyarısına kulak kesilmesi gerekir.İşte bu makaledeki düşünceler geçen üç yıla rağmen geçerliliğini ve güncelliğini artan bir ivme ile koruduğu ve Sayın Deniz Baykal’ın uyarılarının önemine atfen yine aynı köşemde tekrar yayınladım.

 

……….
Yukarıda okuduğunuz makalemi kısa eklerle üçüncü defa yayınlamış bulunuyorum.İlk yayınladığım tarih yaklaşık 5 yıl önce, yani 30 Ocak 2013, ikincisi se 17 Şubat 2016 tarihi ve bir de bugün olmak üzere üç defa.

Bazı yazılar vardır ki, günlük siyasal dedikoduları içerir; saman alevi gibidir, bir gün de, hatta birkaç saat içinde yok olup gider, ama bazı makaleler yol gösterici rehber gibidirler; ömürleri çok uzundur.Tıpkı yukarıda okuduğunuz satırlar gibi.5 yıl önce ortaya konulan saptamalar bugün itibariyle ve daha bir şiddetli şekilde gerçekleri olanca çıplaklığı ile ortaya koyuyorsa yeniden anımsatmayı gerekli görüyorum.

Ümit Kocasakal ”Kurtuluş kuruluştadır…” yalın ifadesiyle ”CHP’nin kuruluş genlerine geri dönmesi gerektiğini” belirterek CHP genel başkanlığına aday olmuştur.Önümüzde iki yol var; ya Ermeniciler ve RTE’cilerin hamisi Dersimli Kemal işgal ettiği koltukta oturarak Türkiye Cumhuriyeti yıkılacak, ya da Atatürk’ün Ümit askeri o koltuğa oturarak bugünkü yönetimle ”Kuvay-i Milliye” mücadelesi ödünsüz olarak yapılarak kurtuluşumuz sağlanacaktır.

Düşünebiliyor musunuz, CHP’nin Dersimli Kemal tarafından yerleştirilen PKK’lı, Şeriatçı, Sorosçu, Liboş, vs. bilmem neci pislik Atatürk ve Türk düşmanları tarafından temizlenme heyecanını!

Düşünebiliyor musunuz CHP’nin yerel ve üst yönetimleri ile milletvekillerinin kallavi Atatürk’ün askerleri tarafından teşekkül ettiğini!

Bunu sağlayacak olan CHP delegesidir.

Ey kardeşler Türkiye’nin Ümit’ini boşa çıkarmayım!
İbrahim ÖZDOĞAN Twitter

 

 

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Titanik batıyor
Diyanet başkanı Ateizm ve Deizm ile mücadele edeceğine Cumhuriyet ile kavga ediyor
FETÖ’nün piçleri!