CHP’nin İzmir Büyükşehir adayı AKP adayının kim olacağıyla da ilgili!

CHP’nin İzmir Büyükşehir adayı AKP adayının kim olacağıyla da ilgili!
3 Kasım 2018 12:00

CHP’nin İzmir Büyükşehir adayının kim olacağı en azından ele aldığım 7 kriterle belki bundan böyle daha etkili, daha ayakları yere basan bir şekilde tartışılacak, kamuoyunda değerlendirilecek…

 

 

Muzaffer Ayhan Kara / Odatv

 

 

Malum…Aziz Kocaoğlu, 1 Ekim’de yaptığı basın toplantısında yeniden aday olmayacağını açıkladı. Öncesinde ise müteaddit defalar ortada konuşmuş; siyasete girme kararının verilebileceğini ama çıkma kararının kişinin kendi kararıyla olmayabileceğini vurgulamıştı. Bu ne demekti? Koşullar kendisi çok istemese de dördüncü kez aday olmasını gerektirebilirdi…

 

Gerçi, Kocaoğlu 1 Ekim’de “2014’te Binali Yıldırım Ak Parti’nin adayı olmasaydı aday olmayacaktım, o zaman noktalayacaktım” dedi. Ancak, dedi de… Kazın ayağı pek öyle gözükmüyor. Bakın anlatayım.

 

KOCAOĞLU CEPHESİ: 30 MART, 1 EKİM VE SONRASI…

 

Kocaoğlu, 30 Mart’ta 14 yıllık görev süresinde yaptıklarını anlattığı “Güneş İzmir’den Doğuyor” başlıklı bir sunum yaptı. Bu sunum kamuya açıktı ve İstanbul ve Ankara’dan da önemli gazeteciler, köşe yazarları davet edilmişti. Üzerinden zaman geçtiği ve artık farklı bir mecraya girildiği için yazmakta mahzur görmüyorum. O sunumdan sonra Kocaoğlu ulusal basından önemli isimlerle Asansör’de yemek yedi, tavla oynadı ve sohbet etti. Muammer Elveren, Deniz Zeyrek, Yalçın Bayer, Serpil Yılmaz, Deniz Sipahi, Nuri Elibol gibi isimlerin olduğu ortamda bir ara Serpil Yılmaz’la birlikte baş başa kaldık Kocaoğlu ile. Serpil Yılmaz, bir yıl sonraki yerel seçimlere getirdi konuyu ve tatlı tatlı sıkıştırdı başkanı. Kocaoğlu “kesinlikle aday değilim” demedi. “Olabilirim de olmayabilirim de…” dedi özetle. “Peki siz olmazsanız kim?” diye sordu Yılmaz. Bazı ilçe belediye başkanı isimleri saydı. Başkan o isimlere “Olmaz” dedi. Yılmaz, bunun üzerine “Peki siz olmazsanız kim?” diye sordu. Başkan, bunun üzerine pat diye “Mehmet Gönenç” dedi.

 

 

Evet, Kocaoğlu, Bergama Belediye Başkanı Gönenç’in adını ilk olarak orada zikretti. Tarih, 30 Mart 2018’di. 1 Ekim’den tam altı ay önce (Bu arada, başkan, bir sözünü 1 Ekim’de tutmuş oldu; çünkü aday olup olmayacağını seçimden 6 ay önce açıklayacağının altını birkaç kez çizmişti sorulan sorular üzerine).

 

Tabii, 30 Mart’tan sonra, 1 Ekim’den önce CHP bir çekişme yaşadı seçim sonrasında… Kocaoğlu, “değişim” dedi. Genel Başkan Kılıçdaroğlu’na yaptığı değişim çağrısı kabul görmeyince olağanüstü kurultay için imza hareketine destek verdi. İzmir’de parti karpuz gibi bölündü delege bazında; yarı yarıya imza verenler-vermeyenler olarak… Kocaoğlu, Asuman Ali Güven, Nevzat Kavalar gibi imza hareketinin önündeki isimlerle birlikte davrandı. 1 Ekim’de açıkladığı kararda bunun etkisi, katkısı oldu mu? Mutlaka olmuştur… Ancak tek başına bir unsur oluşturmamıştır.

 

 

KOCAOĞLU VE GÖNENÇ OPSİYONU

 

 

İlginç olan, 1 Ekim’de, yani aynı gün Kocaoğlu’nun adını zikrettiği Gönenç’in de Bergama’da Kocaoğlu’ndan 1 saat sonra düzenlediği basın toplantısında “Bergama için üçüncü kez aday olmayacağını” açıklamasıydı! Bu açıklamayla Kocaoğlu’nun 30 Mart’ta bize açıklama sahibinin adını zikretmesi örtüşüyordu!

 

Devam edeceğim… Bu yazı daha çok paragraf kaldırır… Fakat bir parantez açıp notumu düşeyim; Aziz Kocaoğlu opsiyonu tümüyle kapandı mı? Kesinlikle hayır!.. İlçe gezileri, Kordon’da vurgulu tarım aksiyonu… Bütün bunlar hem veda hem de ihtiyaç noktasında olayı canlı tutmak için yapılan çıkışlar anlamına geliyor. Kocaoğlu, topun yeniden önüne gelebileceğini iyi biliyor. Kapı, hafif aralık…

 

Kocaoğlu’nun tavrının sıklet merkezini ise şu oluşturuyor: “İzmir’de beş yılda ne yapılacağı belli. Gelecek başkan ilk beş yılda belirlediğimiz işleri yapacak, hayata geçirecek. İşi bozmayacak, projelerimizi devam ettirecek bir isimden yanayım.”

 

Bu isim gerçekten de “Mehmet Gönenç” mi, yoksa asıl bir başkası mı en az yüzde 90 kadar güçlü olan değişim olasılığı için? Gönenç, iki dönem Bergama’da başkanlık yaptı. Dominant bir isim değil. Teknik yönü yok, mühendis, mimar, şehirci değil. Kamu yönetimi tahsil etmiş. Defosu da yok. “Ağabeylerinin” kontrolünde İzmir Büyükşehir’i yönetecek bir profil. Ancak o da uygun bir kavşakta aday olup seçildiği takdirde Deniz Yücel örneğinde olduğu gibi ağabeylerinin kontrolünden çıkabilir (Bu arada şunu hiçbir zaman unutmamak gerek; her Sezar’ın bir Brütüs’ü vardır! Sezar olmamakta mesele. Sezar olduğunuzda Brütüs’ün en yakınınızda peydah olacağını da bilmeniz gerek!).

 

BAŞKA VE YENİ OPSİYONLAR

 

Evet, CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı kim olabilir? Gönenç ve Kocaoğlu opsiyonları dışındaki isimlere bakalım…

CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun “İstanbul, Ankara, İzmir’in aralık ayı içinde açıklanacağını” varsın, söylesin… İzmir’de CHP’nin adayı kesinlikle 2019’dan önce belli olmaz! Ocak sonu, şubat başı (Tabii bu belki Ak Parti’nin etkin olduğu birkaç ilçe dışında ilçe belediye başkan adaylarının da o tarihten sonra açıklanması demek) …

Kulislerde konuşulan, medyaya yansıyan ve aynı zamanda bizzat kendisini bir seçenek olarak gösteren; kamuoyunda yankı yapan isim çok.

Mevcut belediye başkanları: Tunç Soyer (Seferihisar), Abdül Batur (Narlıdere), Mehmet Ali Çalkaya (Balçova).

Mevcut milletvekilleri: Murat Bakan, Kamil O. Sındır, Tacettin Bayır, Tuncay Özkan, Atilla Sertel (Sertel, ön seçim şartıyla).

Önceki dönem İzmir milletvekilleri: Rahmi Aşkın Türeli, Prof. Dr. Oğuz Oyan, Musa Çam (Çam, ön seçim şerhi koydu başvurusuna).

Bir de başta EBSO Başkanı Ender Yorgancılar olmak üzere iş dünyasından, üniversiteden isimler var (Bunlar çıtlatılıyor ve kamuoyundaki dalgalanmasına bakılıyor). Örneğin, iş dünyasından bir isim olan Levent Çakıroğlu. Üniversiteden KHK ile atılan Prof. Dr. Sedef Gidener.

Bu kadar değil; önceki İzmir Barosu Başkanı Aydın Özcan, önceki CHP PM Üyesi Nazik Işık da başvuru yapanlar arasında.

CHP’de bizzat genel başkan tarafından “milletvekillerinin belediye başkan adayı olmaması” dile getirildiği halde aday adaylığını ilan ederek ya da etmeyerek çalışanlar ülke ölçeğinde çok. İzmir’de de milletvekillerinin neredeyse yarısı talipli. İçlerinde “büyükşehri” isteyip “küçük şehre” razı olacak da var, kulisler bunu gösteriyor. İzmir’de en çok ve etkili olarak örtülü şekilde Bakan’ın açık şekilde ise Sındır’ın İzmir Büyükşehir için oldukça “asıldığı” görülüyor.

İzmir Büyükşehir için başvuran, iddia ortaya koyan bazı isimlerin bu dönem rotasyonla büyük ilçelere aday olarak kaydırılması da sürpriz olmayacak.

CHP Genel Merkezinin “beyaz sayfa” açmak adına İzmir Büyükşehir’de kimsenin itiraz etmeyeceği ve kakafoniye son verecek yepyeni bir isme de sıcak bakması da bir opsiyon.

 

CHP İZMİR ADAYININ KRİTERLERİ

 

Bu noktada, CHP’nin İzmir Büyükşehir adayı için hangi kriterleri göz önünde bulunduracağı da önemli. “Kerteriz” ne olacak, neler olacak?

 

1)İzmir, CHP için bir tutamak noktası. O yüzden İzmir’de CHP için mesafe alamasa da en azından gerilemeden yerel seçimden çıkmak önemli. Hem Türkiye’nin siyasi iklimi ve geleceğe dair umudu diri tutmak açısından önemli, hem de Kılıçdaroğlu’nun parti içi iktidarı sürdürmesi açısından. O yüzden CHP’nin adayını ince eleyip sık dokuyarak belirleyeceğinin altını çizmek gerek. O aday da çok güçlü olasılık olan değişiklik halinde en az mevcudu koruyacak, hatta bir parça üzerine koyacak birisi olarak düşünülecektir.

2)CHP adayının, seçildiği takdirde Ak Parti “parti devleti” ile “dans edebilecek” donanımda, birikimde, deneyimde olması kaçınılmaz. Bu ne demek? Bir kamu yöneticisi ama CHP’li belediye başkanı olarak İzmir’in çıkarları için merkezi hükümete yerinde ölçülü reverans, yerinde sert çıkış, yerinde tatlı sert duruş, yerinde uygun esneklik, yerinde dik durmak demek… İzmir’i ve CHP’yi ezdirmemek demek…

3)CHP İzmir Büyükşehir adayının -ki, olağanüstü bir gelişme olmazsa kazanacak ve belediye başkanı olacak gözüküyor- ilçe belediye başkanları üzerinde “ağabey otoritesi” kurma yeteneği ve donanımı, deneyimi; ayrıca CHP örgütüyle uyumlu bir işbirliği anlayışı içinde olması gerekiyor.

4)İzmir, bir dünya kenti… Bu bağlamda, İzmir Büyükşehir için karar verilecek ismin bu bağlamdaki vizyonu da önemli…

5)İzmir, kırsalda olduğu gibi metropolle de barışık bir ismi bekliyor. Metropoldeki tıkanıklıkları kısa zamanda bahane öne sürmeden aşacak bir isim avantajlı olacaktır.

6)CHP İzmir Büyükşehir adayı yatırım, plan, bütçe, finansman konusunda bilgili; kentin gereksinimlerinin farkında, ekibini çalıştırabilecek, bahane üretmeden İzmir’in dinamiklerini harekete geçirebilecek bir kimlik olarak algılanıyor. İş çevreleriyle barışık, sivil toplumla, üniversiteyle bağ kurabilen, turizm, tarım, sanayi, çevre, kıyı, deniz kavramlarına yabancı olmayan bir kimlik avantaj.

7)CHP İzmir Büyükşehir adayının önceliklerini, projelerini, kente bakışını İzmirlilerin bilmeye hakkı var. Ancak, çok az da olsa yeniden aday olma olasılığı bulunan Kocaoğlu dışındaki isimlerin İzmir için ne düşündüğünü, ne ortaya koyduğunu, projelerini, önceliklerini vb. kimse bilmiyor. Sadece “adaylık başvurusu”, henüz başvurulmasa da “adaylık niyetinin ortaya konulması” fikir verici değil (Bu arada şu notu da düşmek gerek; adayın ille de başvurular arasından belirlenmeyeceği açık).

 

SONUÇ

 

CHP’nin İzmir Büyükşehir adayının kim olacağı en azından ele aldığım 7 kriterle belki bundan böyle daha etkili, daha ayakları yere basan bir şekilde tartışılacak, kamuoyunda değerlendirilecek. Belki adaylar, adaylığa soyunanlar da kendisini bu açıdan bir kez daha değerlendirecek ve geri çekilecek ya da öne çıkacak. Ancak şurası kesin ki, bu hamur daha çok su kaldırır. CHP’nin İzmir Büyükşehir adayını belirlemesi Ak Parti adayının kim olacağıyla da ilgili. O isim ise Ak Parti orijinli birisi olmayacak. Çok büyük olasılıkla da yılın başlarında Odatv’de iki kez yazdığım gibi İZTO’ya sıçrama tahtası olarak görülüp seçtirilen Mahmut Özgener, Ak Parti adayı olacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyaretinde makam otobüsünü durduk yerde getirip Kordon’da İZTO’nun önüne çektirmez! O ziyareti boşu boşuna yapmaz!

 

 

Yorumlar

Yorumlar