CHP’nin HDP meselesi

CHP’nin HDP meselesi
2 Ekim 2019 17:30

CHP ile İyi Parti arasındaki ittifakın geleceğine dair epeydir spekülasyonlar yapılıyor.

 

 

 

Safile USUL H&H YORUM

 

 
Bunlara göre İyi Parti, HDP faktörü nedeniyle, ilerde CHP ile ittifakı bozup AKP’ye yaklaşabilir.

 

 
Önceki akşam İyi Parti sözcüsü Yavuz Ağıralioğlu Ahmet Hakan’la olan programında, bu konuda dedi ki, “CHP eğer HDP ile kurumsal ittifak yaparsa biz ittifakı bitiririz.”

 

 
CHP, HDP ile 31 Mart ve 23 Haziran öncesinde kurumsal ittifak yapmadı.

 
Ama HDP ve HDP’ye oy veren seçmen İmamoğlu’na oy verdi.

 
İyi Parti de bu olayı destekledi ve istedi.

 
CHP kurumsal olarak HDP ile ittifak bundan sonra da yapmaz.

 
Ancak burda biraz açılması gereken şöyle bir husus var.

 
31 Mart ve 23 Haziran öncesinde HDP ve tabanı İmamoğlu’nu destekleme kararını kendileri verdiler.

 
HDP İmamoğlu’na CHP onlardan bunu istediği için oy asla vermez zaten.

 
Olay şuydu, eskiden AKP ile belli bir ortaklığı olan HDP, Selahattin Demirtaş’ın hapse atılmasından tutun başka birçok kızgınlıktan dolayı Erdoğan’a karşı oy verdiler.

 

 
Bu kendiliğinden olan bir durumdu.

 

 
HDP’nin verdiği oylarda demokrasi talebi de önemli bir yer tutuyordu.

 
Yani, hapis cezalarına karşı mesela.

 
Neticede HDP’nin PKK ile olan ilişkilerine rağmen, HDP seçmeni bu ülkede olan herşeyden vatandaş olarak etkileniyor.

 

 
Patates pahalıysa bu HDP seçmenini de etkiliyor.

 
Hapis cezası olduğunda, öğrencilerin ifade özgürlükleri kısıtlandığında, tepemizde birisi hergün hayatın her alanına karıştığında, vatandaşa zabıtalık yapmaya soyunuyorsa, bu HDP seçmenini de etkiliyor.

 

 
Onlar da doğal olarak buna uygun duygusal ve oy verme tutumunu belirleyen tepkiler veriyorlar.

 

 
Ki, siyasi iktidarın İstanbul’u kaybetmesinin ardında toplumun değişik kesimlerinin modern bir demokrasi talepleri yatıyor.

 
HDP seçmeni de önemli bir ölçüde bu sebeple İmamoğlu’na oy verdi.

 
Vatandaş eşek değil. Herkes biraz aklı başında bir siyasi yönetim istiyor.

 
Rahat olmak istiyor. Günde 24 saat aynı kişiyi tv’lerde izlemek istemiyor.

 
Neticede burası Türkiye. Sudan değil. Burkina Faso değil.

 
Şimdi, onu diyordum, HDP seçmeninin CHP adayı İmamoğlu’na yönelmesi kendiliğinden oldu ve olayın aslı da bu.

 
Yani CHP, HDP’ye, “Bize oy verin, size karşılığında şunu vereceğiz” demedi.

 
Bunu geçmişte AKP yaptı.

 
PKK ile pazarlık yaptı ama bu da ahlakı bozuk bir pazarlıktı.

 
Kandırmaya ve oyalamaya yönelikti.

 
Bedelini de Türkiye’ye ödetti bunun siyasi iktidar.

 
Merhum Erol Olçok’ın eşi Hanımefendi, Nihal Olçok geçen gün Twitter’inde şunu yazdı, ki, bunu hiçbir gazeteci fark etmedi veya yazmadı.

 
Diyarbakır’da HDP önünde çocukları için nöbet tutan ailelerin çocukları AKP’nin çözüm dediği süreçte çıkmış.

 
Nihal Olçok bu çocukların aileleri ile Diyarbakır’da onları ziyaret ederek bu durumu bizzat öğrenmiş.

 
Şimdi…

 
İyi Parti sözcüsü Ağıralioğlu, ki son derece ilkeli ve şahsiyetli birisi olduğunu fark ettim dün izlerken, esasen Meral Akşener’i tam temsil etmiyor.

 
Yani, Meral Akşener HDP oyları konusunda herhangi bir sorun yaşamıyor.

 
Ama şu da var. Bu konu HDP seçmeninin verdiği doğal oy olayının dışına taşarsa o zaman siyasette tüm kartlar yeniden karılır.

 
Yani tüm ittifak olayları yeniden şekil alır.

 

 
Ancak CHP zaten kurumsal bir ilişki kurmuyor HDP ile. Veya iktidarda değil ve HDP’ye federasyon sözü vs. verecek değil.

 
İyi Parti sözcüsünün CHP’ye bir itirazı da neden HDP’li vekil Leyla Güven’in, “Barış olmadıkça dağa çıkmalar devam edecektir.” sözüne tepki göstermediği.

 
CHP’nin şimdi derdi bu mu. Dağa çıkaran da, indiren de, pazarlık yapan da siyasi iktidar.

 
Onların yarattığı sorunların mesulü muhalefetteki CHP değil herhalde.

 
ATIYOR DA, ATIYOR

 
Geçen hafta Habertürk’e bir trafik güvenliği uzmanı çıkarmışlar.

 
Adamcağız atıyor da atıyor, diyor ki, “Avrupa’da arabada sigara içme yasağı var, cezalar da çok yüksek, 100 Avro’dan başlıyor, 2500’e çıkıyor”

 
Uzmanın adı Metin İntepe idi.

 
İnsan biraz destekli atar ya.

 
AB ülkelerinde arabada sigara içme yasağı diye bir yasak yok.

 
2500 Avro filan, yok böyle bir şey.

 
Arabasında sigara içene karışacak bir zeka da yok Avrupa’da. Evet, sigara içmek trafik güvenliği açısından sorunludur. Tıpkı direksiyon başında hapşırmak veya gözünü oğuşturmak gibi.

 
Arabada hamile kadın ve/veya çocuk varsaymış…

 
Arabada hamile kadın veya çocuk olduğu halde sigara içen bir öküz varsa, bunu yasayla düzenlemeye kalkarsanız iyice beyniniz erir.

 
O zaman evlerin içine de girmeniz gerekir.

 
Zira o öküz evin içinde de içiyordur onu.

 
O zaman İran’daki ahlak polisi gibi, sigara polisi çalıştırıp, her an evlere dalmanız gerekir.

 
Bu arada…

 
Sigara yasağına dayanak gösterilen 4207 sayılı yasanın ikinci maddesinde araba kullanırken sigara içilmesini yasaklayan bir durum yok.

 
Dolayısıyla siyasetçiler, yöneticiler yasada olmayan bir yasağı kendileri koyamazlar.

 
Devir, ferman devri değil.

 
Söz konusu yasanın 2. maddesinde denilen şu…

 
“Madde 2 – Sağlık, eğitim-öğretim ve kültür hizmeti veren yerler ile kapalı spor salonlarında ve toplu taşımacılık yapılan her türlü nakil vasıtaları ve bunların bekleme salonlarında, kamu hizmeti yapan kurum ve kuruluşlardan beş veya beşten fazla kişinin görev yaptığı kapalı mekanlarda tütün ve tütün mamullerinin içilmesi yasaktır.”

 

 
Görüldüğü gibi burda arabada sigara yasağını düzenleyen hiçbir şey yok.

 

 

 

Safile USUL Twitter

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
İç politika bitti
Mecbur muyuz?
Bahçeli’nin bu kayığına binen olmadı