CHP’nin Büyükçekmece’yi kaybetme riski

CHP’nin Büyükçekmece’yi kaybetme riski
10 Mart 2019 17:30

Büyükçekmece İstanbul’da çok önemli bir ilçe.

 

 

 

 

Safile USUL H&H YORUM

 
Geçen yerel seçimde (2014) CHP Büyükçekmece’yi yüzde 47 ile aldı. AKP ise, 2014’deki yerel seçimde Büyükçekmece’den yüzde 44 almıştı.

 
Yani arada öyle çok büyük denecek bir fark yok idi.

 
Şimdi Büyükçekmece’den neden korkuyorum, onu anlatmaya çalışayım.

 
Büyükçekmece esasen yaklaşık 250 bin nüfusu ile İstanbul’un nispeten daha az nüfuslu bir ilçesi olmakla beraber şehrin hem batı kapısı, hem arazi bakımından imkanları hem de iç göç almakta olan bir bölgesi ve bu nedenle de dizayna çok müsait olması itibari ile imar anlamında da değişmekte olan ve halkta bu yönde büyük beklentilerin olduğu bir bölge.

 
Halkın bu beklentileri ise, karşılan(a)madı.

 
Hükümet burayı hep muallakta tutarak, halkta CHP’ye tepki yaratıyor olmasının yanı sıra, Büyükçekmece’yi 2017’de metro gelecek ilçe olarak ilan etmiş olmasına rağmen yerel seçimde kaybedince oraya metro yaptırmadı.

 
Ve, ilk olarak geçtiğimiz günlerde AKP Büyükçekmece adayı Mevlüt Uysal’ı izlerken bir kanalda biran şunu hissettim ki…

 
Siyasi iktidar Büyükçekmece’de CHP’nin yapamadıkları (esasen bir kısmını CHP’nin zaten yapmaması iyi olur, örneğin aşırı bina yükü olmamalı) konusunda ordaki seçmen üzerinde etki yaratıyor olduğunu hissettim.

 
Dün de o taraftaydım ve yöreden insanlardan bu sefer Büyükçekmece’deki seçimin bir kılın üstünde gidip geleceği yönünde ifadeler duydum.

 
Yani, biz CHP Ekrem İmamoğlu ile İstanbul Büyükşehir’i alsın diye uğraşırken eldeki bazı ilçe belediyeleri elden çıkabilir.
Büyükçekmece adayı ne durumda CHP’nin bilmiyorum tabii, herhangi bir gözlemim yok.

 
Ama bu konudaki endişemi yazayım dedim.

 
İŞTE, ONLAR DA TÜRKİYE’YE BÖYLE BAKIYOR

 
Bu sabah haberlerde, “Çin’de, fuar için giden Türk mermer firmalarından 3 kişi gözaltına alındı” diye bir haber oky-uyunca fena telaşlandım.

 
Zira bu firmalardan biri ile giden bir kişi benim arkadaşım.

 
Hemen ona mesaj attım, sonra kocasını aradım, çabuk ondan haber alsın diye.

 
Ve aklımdan şu düşünceler geçmeye başladı…

 
“bu Çin birini hapse attı mı bir daha çıkamazsın, ne hukuk işler ne avukat, bir sokar hapse, bir daha dönemezsin, eyvah ya o da varsa…”

 
Ki, gitmeden ona, “Ne işin var orda” demiştim, kısmen espri de olsa.

 
Çünkü demokrasisi ve hukuk devleti olmayna ülkelerde insanın başına turist olarak bile çok şey gelebilir.

 
Neyse simdi ondan haber aldım ve, “Çabuk yurda dön” diye mesaj attım.

 
Sonraaa…

 
Aklıma yurdum geldi.

 
Bir süre düşündüm.

 
Ve düşüncelerim şu hususla nihayet buldu…

 
İşte, ben bu sabah Çin hakkında ne düşündüysem, Avrupalılar da Türkiye hakkkında böyle düşünüyorlar.

 
Bir hapse girsen bir daha çıkamazsın, hukuk devleti yok, insan kendini güvende hissedemez vs.

 
Ve, bu yüzden bize yatırımcı da gelmiyor.

 
Herkes önce güvenlik ister çünkü, bir de hukuk güvenliği ister. Ben mermer ticaretini ne yapayım, hapse girip bir daha çıkamadıktan sonra mesela, di mi? Veya o uluslararası Renault-Nissan-Mitsubishi CEO’sunu Japonya’da bir tıktılar hapse, adam çok sonra çıktı ama arada hayatını kaydırdılar adamın.

 
Maaşını düşük gösterdi gerekçesi ile bir insan hapse atılır mı ya…

 
Tabii bir Çin, Japonya olmayacak kadar yine de temelimizde bazı demokrasi sütunları var.

 
Ancak Türkiye’de bağımsız, insan hakları dostu, özgürlükçü bir yargı olduğunu söyleyen ya aptaldır veya yalaka.

 
Ve, bu yurdu yeniden hukuk devletine kavuşturmak da bizim görevimiz.

 
Bunu aydan gelenler yapmayacak.

 

 

 

Safile USUL Twitter

 

 

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Gökhan Özoğuz’un Soylu tepkisi
İki ihtimal var
Ekonomide üst üste iki dönem küçülme