CHP’li Sındır: Saray talimatıyla barolar vesayet altına alınmak isteniyor!

CHP’li Sındır: Saray talimatıyla barolar vesayet altına alınmak isteniyor!
6 Temmuz 2020 12:25

Çoklu baro teklifinin komisyon görüşmelerinde konuşan CHP İzmir Milletvekili Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır, yapılan değişikliğin AKP’nin aleyhine döneceğini, siyasallaşma ile suçladıkları baroları gerçekte AKP’nin parti devletinde vesayet altına almaya ve aslında sarayın siyasallaştırmaya çalıştığı düzenlemenin Anayasa’ya açık bir şekilde aykırı olduğunu ifade etti.

 

 

Sındır, “bölünmüş baro; bölünmüş ve parçalanmış savunma, parçalanmış barodur. Memleketin ekonomisiyle, sağlık sektörüyle, dış politikasıyla, bağımsız yargısıyla ilgili sorunlar ortadayken TBMM olarak, yasama organı olarak böylesi anlamsız bir kanun teklifiyle uğraşıyoruz” dedi.

 

 

“DÜZENLEME ANAYASA’YA AYKIRI”
Sözlerine üniter devlet vurgusuyla başlayan ve barolardan sonra kamu kurumu niteliğinde olan meslek kuruluşlarının da bölünmek üzere hedef alınacağını ifade eden Sındır, “Anayasa’nın 3’üncü maddesinde “Türkiye devleti ve milletiyle bölünmez bütündür” deniyor ve üniter devleti tanımlıyor. Yapılan düzenleme tek devlet ilkesine ve bu ilkenin de idari yapıda yansımaları olan Anayasa’nın 123’üncü ve özellikle 126’ncı madde hükmüne, açık bir şekilde aykırı. Çoklu baroyu olumlu bir şey gibi sunuyorsunuz. Çoklu baro bölünmüş baro, bölünmüş ve parçalanmış savunma, parçalanmış barodur. Barolarla ilgili bu düzenlemeden daha sonra Türk Mühendis Mimar Odaları Birliği, Türk Tabipleri Birliği, Türk Eczacıları Birliği, Türk Dişhekimleri Birliği, Türk Veteriner Hekimleri Birlikleri, meslek kuruluşları, esnaf sanatkar odaları, sanayi odaları da kamu tüzel kişilikleri, üniter devletin tanımındaki devlet unsurları ve organlarındaki teknik özellikleri yok sayılarak çoklaştırılacak” dedi.

 

 

“BAROLARI SİYASALLAŞTIRAN AKP!”
Düzenlemeyle AKP’nin baroları siyasallaştırdığını ifade ederek sözlerine devam eden Sındır, “ İzmir’de alamadığınız ilçeleri böldünüz, böldüğünüz ilçeleri kazanırız sandınız. Bornova’dan, Karşıyaka’dan Bayraklı’yı ayırdınız ‘Burası da Bayraklı, burayı alırız biz’ dediniz, ama alamadınız. Konak’tan Karabağlar’ı, böldünüz ‘burayı alırız” dediniz, yine alamadınız. Ne kadar bölmeye çalıştıysanız bunu yapamadınız. Bugün ‘barolarda siyasallaşma var, siyasallaşıyor, bundan kurtaralım’ diyorsunuz ve siyasallaşmadan kurtaralım derken aslında baroları siz siyasallaştırıyorsunuz. Yapılan bu değişiklik AKP’nin aleyhine dönecek. Milletvekili ya da belediye başkanı olmak isteyen bir hakim, savcı ya da TSK mensubu bir kamu çalışanı olarak istifa etmek, görevinden, ayrılmak zorunda. Peki, sonra aday gösterilemezse veya seçilemezse görevine geri dönebiliyor mu? Dönemiyor. Neden? Çünkü artık siyasi kimliğini ortaya koymuş. Ama siz ne yaptınız bu ülkede? AKP il başkanlığı, ilçe başkanlığı yönetimlerinde, yönetim organlarında, milletvekili adaylığı, belediye başkanlığı adaylığı da yapmış onlarca, yüzlerce avukatı getirdiniz; hakim, savcı yaptınız. Şimdi, avukatlara diyorsunuz ki ‘barolar siyasallaşamaz.’ Ama hakim ve savcıları kendi siyasal anlayışınızdan üreterek göreve aldınız. Siyasallaşmayı siz yapıyorsunuz siz” dedi.

 

 

“ANLAMSIZ BİR KANUN TEKLİFİ”

 
Düzenlemenin saraydan gelen talimatla Meclis gündemine getirildiğini ifade eden Sındır sözlerini şöyle sonlandırdı: “AKP’li Bülent Turan Bey ‘ben, o ayrılan baroya girerim, katılırım’ demişti. Peki soruyorum; Sayın Bülent Turan’ın da gidip katıldığı bölünmüş bu baroda seçim olacak, üç tane aday çıkacak, adaylardan bir tanesi yüzde 34 oyla seçilecek. Demokrasi var mı, yok mu, tartışması yapacak mısınız o baroda? Hayır. Dolayısıyla, ortaya koyduğunuz gerekçe tamamen yapay, suni, saraydan gelen talimatın yerine getirilmesiyle yaratılan suni bir gerekçeden öte bir şey değil. Saray talimatıyla barolar vesayet altına alınmak isteniyor. Bir ilde bir tane vali, bir tane il belediye başkanı olur. Ama hiçbir ilçenin bir milli eğitim müdürü veya ilçe tarım müdürü veya diğer ilçe müdürlükleri bir başka ilçenin yetki ve sorumluluk alanına girmez. Sizin yaptığınız bu düzenleme devletin üniter yapısına ve teklik yapısına aykırı. Memleketin ekonomisiyle, sağlık sektörüyle, dış politikasıyla, bağımsız yargısıyla ilgili sorunlar ortadayken burada Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak, yasama organı olarak böylesi anlamsız bir kanun teklifiyle uğraşıyoruz.”

Yorumlar

Yorumlar