CHP’li Erkek’ten ‘sarıklı sakallı polis’ ve ‘İzmir Marşı’ soruları!

CHP’li Erkek’ten ‘sarıklı sakallı polis’ ve ‘İzmir Marşı’ soruları!
7 Ağustos 2017 10:45

CHP Çanakkale Milletvekili ve TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi Muharrem Erkek, Çanakkale Bayramiç’te infiale neden olan sarıklı sakallı polisi, Beşiktaş Spor Kulübü taraftarlarının tribüne alınmayan “Yaşa Mustafa Kemal Paşa Yaşa” pankartını ve son günlerde artış gösteren Atatürk’e, Cumhuriyete ve değerlerine dair saldırıları, “yeni bir devlet kuruluyor” sözleriyle bağlantı kurarak Meclis gündemine taşıdı.

 

 

 

“Son günlerde, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün büstlerine yapılan saldırıların artması, sözlü olarak Atatürk’e, Cumhuriyete ve değerlerine hakaretin bir eğilim halini alması, Beşiktaş Spor Kulübü ile Konyaspor arasında oynanan süper kupa futbol maçına, Beşiktaşlı taraftarların “Yaşa Mustafa Kemal Paşa Yaşa” yazılı pankartının alınmaması, Çanakkale Bayramiç’te görevli cüppe ve sarıklı bir kişinin polis olduğunun anlaşılması ve tüm bunlar yaşanıyorken Hükümet partisi mensuplarının Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin yıkıldığını ima eder biçimde “yeni bir devlet kuruluyor” söylemlerini artırması sistemli bir hareketin olduğu yönünde kamuoyunda ciddi kuşku uyandırmaktadır.” diyen CHP’li Erkek şöyle devam etti.

 
“Çanakkale Bayramiç İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde görevliyken sarıklı ve sakallı olarak, resmi polis aracını kullanan fotoğrafları çekilen şahsın daha önce de disiplin cezası aldığı ortaya çıkmış; ancak ısrarla görevde tutulduğu anlaşılmıştır. Mevcut sakalının bir günde bu kadar uzama ihtimali olmaması ve bölgede yaşayan yurttaşlarımızın uzun süredir ilgili şahsın kılık kıyafetinin böyle olduğunu belirtmesi, şahsa birilerinin göz yumduğu anlamına gelmektedir. Cumhuriyetin önsözünün yazıldığı, barışın ve kardeşliğin kenti olarak bilinen Çanakkale’de hemşehrilerimiz ise böyle bir olayla anılmaktan büyük üzüntü duymaktadır.

 
Yaşanan tüm bu olaylar, FETÖ ile mücadelenin sulandırılması, amacından saptırılması, laiklik ve liyakat gibi temel ilkelere değer verilmeyerek; bu gibi yapılarla geçmişte kurulan ortaklıkların 15 Temmuz gibi bir felâketle sonuçlanabileceğine dair süreçten ders alınmaması olarak yorumlanmaktadır.”

 

 

 

CHP’li Erkek, İçişleri Bakanı Süleman Soylu’dan şu sorularına yanıt istedi:

 

 

 

1. Bayramiç’te görev yapan polisin ne kadar süredir bu kılık kıyafet ve sakalla görev yaptığı tespit edilmiştir? Bu süre zarfında hakkında kaç şikâyet başvurusu olmuştur?

 
2. Sarıklı sakallı biçimde bir süredir görev yaptığı anlaşılan ve Emniyet Müdürlüğü’nün misafirhanesinde kaldığı belirtilen kişiyle ilgili duruma göz yuman kamu görevlileri hakkında herhangi bir işlem yapılmış mıdır? Yapılmamışsa nedenleri, yapılmışsa sonuçları nelerdir?

 
3. Beşiktaş Spor Kulübü ile Konyaspor arasında oynanan süper kupa futbol maçına, Beşiktaşlı taraftarların “Yaşa Mustafa Kemal Paşa Yaşa” yazılı pankartının tribünlere alınmamasının nedenleri nelerdir? Bu konuda Bakanlığınız tarafından başlatılmış bir işlem var mıdır?

 
4. İzmir Marşı’nın bir dizesi de olan “Yaşa Mustafa Kemal Paşa Yaşa” sözleri kimlere ne için rahatsızlık vermektedir ve bu hangi yasak kapsamında değerlendirilerek bir işlem yapılmıştır? Geçtiğimiz günlerde bir maçta Başkomutan yazılı AK Parti Genel Başkanı’nın fotoğrafının bulunduğu afişin açılmasında mahsur görülmezken, Mustafa Kemal Paşa yazılı pankartın tribüne sokulmaması için bir talimat mı verilmiştir?

 
5. Son günlerde Atatürk’e, Cumhuriyete ve değerlerine yönelik saldırıların artmasına tepki olarak hemen hemen tüm statlarda, spor salonlarında İzmir Marşı’nın söylenmesinin bir rahatsızlık yarattığı, devletin kanalında yayın sırasında dahi tribün sesinin kısılmasından ve çeşitli açıklamalardan anlaşılmaktadır. Bu konuda İzmir Marşı’nın yasaklanmaya çalışılması yönünde bir girişim var mıdır?

 
6. Son günlerde Atatürk’e, Cumhuriyete ve değerlerine saldırıların artmasına yönelik, Hükümetiniz ve Bakanlığınızca herhangi bir araştırma yapılmakta mıdır? Hükümet Partisi mensuplarının “yeni bir devlet kuruluyor” gibi söylemlerinin artmasıyla bu saldırılar arasında bir paralellik söz konusu mudur?

 
7. FETÖ ile iktidarın iyi ilişkiler içinde olduğu süreçte; yargıdan emniyete, spordan siyasete, ordudan ticarete her alanda bu yapı mensuplarının, tüm uyarılara rağmen, devlet içinde örgütlenmesine izin verilmesinin sonuçlarını 15 Temmuz’da 250 şehit ve binlerce gazi vererek ile yaşadık. Yaşananlar, özellikle kamuda laiklik ve liyakatin ne derece önemli olduğunu gösterirken, FETÖ ile mücadele ismiyle yürütülen süreçte başka yapı ve cemaatlere devlet içinde göz yumulduğuna dair ciddi eleştiriler ve bilgiler kamuoyunda, basın yayın organlarında dile getirilmektedir. Bunun olmaması için özel bir önlem alınması söz konusu mudur?

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar