CHP’li Emir: Çocuk gelinler son 5 yılda 84 bin doğum yaptı!

CHP’li Emir: Çocuk gelinler son 5 yılda 84 bin doğum yaptı!
11 Temmuz 2019 11:09

CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, “Çocuk Gelinler”i Meclis gündemine taşıdı.

 

 

Erken yaşta evliliklerin, az gelişmiş veya Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde yaygın olarak görüldüğünü belirten Emir, bunun çocuk hakları açısından bakıldığında hem erkek hem de kız çocuklar için bir ihlal olduğunu, erken yaşta yapılan evliliklerin kadınların toplumda zaten “eşitsiz” olan konumunu pekiştirdiğini ifade etti.

 

 

Erken yaşta yapılan evliliğin Anayasa’ya da aykırı olduğunu belirten Emir, TÜİK verilerine göre ülkemizde kız çocuklarının son 5 yılda yaptığı doğum sayısının, 84 bin 462 olduğunu söyledi.

 

 

Meclis’te bir komisyon kurulması ve konunun tüm yönleriyle araştırılması için önerge veren CHP’li Emir, özellikle Doğu ve Güney Doğu bölgelerinde evlilik yaşının 11’e kadar düştüğünü, TÜİK’e göre; son 10 yılda 16-17 yaş grubunda toplam 381 bin 418 kız çocuğu evlendiğini belirtti.

 

Eğitimsizlik, ekonomik gerekçeler, töre, aşiret gibi toplumsal faktörler, gelenekler, görenekler, aile içi şiddet, toplum baskısı, mülkiyet unsuru, taciz ve tecavüze uğrama gibi sebeplerle çocukların erken yaşta evlendirildiğini ifade eden CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, “Erken yaşta veya zorla evlendirilen kız çocukları, aile içi şiddete ve cinsel istismara karşı savunmasızdır” dedi.

 

Emir, ülkemizde “çocuk gelinler” olgusunun, erken evliliklerin nedenlerinin ve sonuçlarının araştırılması ve alınacak tedbirlerin tespiti amacıyla Meclis Araştırması açılmasını istedi.

 

CHP’li Emir, şunları kaydetti:

 
Erken yaşta evlilikler, az gelişmiş veya Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde yaygın olarak görülmektedir. “Çocuk” ve buna bağlı olarak “erken evlilik” kavramlarının tanımları için kabul edilen görüş, 18 yaş altının “çocuk” ve bu yaştan önce yapılan evliliklerin de “erken evlilik” olduğu şeklindedir. Türk Medeni Kanunu’nun 124. maddesi evlenme ehliyeti için 17 yaş sınırını belirlemiş olmakla beraber “erken yaşta evlilikler” tanımından 18 yaşın altında yapılan evlilikler anlaşılmaktadır.

 
Çocuk hakları açısından bakıldığında hem erkek hem de kız çocuklar için bir ihlal söz konusu olmakla birlikte, kız çocuklarının çok daha erken yaşta evlendirilmesi daha ciddi sakıncalar içermektedir. Erken yaşta yapılan evlilikler kadınların toplumda zaten “eşitsiz” olan konumunu pekiştirmekte ve hayat tercihlerini kısıtlamaktadır. Anayasamızın “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10. maddesi, “Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi” başlıklı 42. maddesi ve “Milletlerarası antlaşmaları uygun bulma” başlıklı 90. maddesine göre “çocuk gelinler” sorunu, Anayasa’ya da aykırılık teşkil etmektedir.

 

 

Çocukların erken yaşta evlendirilmelerinin çeşitli sebepleri olmakla birlikte bunlar arasında öne çıkanları eğitimsizlik, ekonomik gerekçeler, töre, aşiret gibi toplumsal faktörler, gelenekler, görenekler, dini bilgilerin yanlış yorumlanması, aile içi şiddet, toplum baskısı, mülkiyet unsuru, taciz ve tecavüze uğrama olarak sıralanmaktadır. Erken yaşta veya zorla evlendirilen kız çocukları, aile içi şiddete ve cinsel istismara karşı savunmasızdır; hamile kalmaları halinde bedenleri ve ruhsal gelişimleri henüz çocuk doğurmaya hazır olmadığı için gebelikte ve doğumda sorun yaşama riskleri yüksektir. Erken yaşta evlilikler çoğu zaman erken annelik demektir. Ülkemizde kız çocuklarının son 5 yılda yaptığı doğum sayısı, TÜİK verilerine göre 84 bin 462 olarak belirlenmiştir.

 

 

Türkiye’de özellikle Doğu ve Güney Doğu bölgelerinde evlilik yaşı 11’e kadar düştüğü görülmektedir. Kız çocukları kendilerini koruyamayacak yaşta evlendirilmeleri durumunda, eşleri tarafından fiziksel, duygusal, sözel hatta cinsel şiddete maruz kalabilmektedir. Bu evliliklerde aile içi şiddet, geçimsizlik, bunun sonucunda boşanmalar ve intiharlar görülmektedir. Kayıp çocukların kaybolma sebeplerinden en önemlisi erken yaşta yapılan evliliklerdir.

 

Erken yaşta yapılan evliliklerdeki en önemli sorunlardan biri de bu evliliklerin resmi evlilik olmamasıdır. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nden ve TÜİK’ten istenen veriler gerçek tabloyu yansıtmamaktadır; çünkü bunlar çocuk evliliklerinde sadece 16 ve 17 yaş grubuna ait evlilikleri resmi olarak ellerinde bulundurabilmektedirler. TUİK verilerine göre; son 10 yılda 16-17 yaş grubunda toplam 381 bin 418 kız çocuğu evlenmiştir. Bu rakam, son 10 yılda yapılan tüm evliliklerde gelin sayısının ortalama yüzde 6.35’ine tekabül etmektedir. Bunun yanında, sadece dini törenle gerçekleştirilen evliliklerin herhangi bir resmiyeti ve kaydı bulunmamaktadır.

 

Yukarıda belirtilen gerekçelerle, ülkemizde “çocuk gelinler” olgusu, erken evliliklerin nedenlerinin ve sonuçlarının araştırılması, alınacak tedbirlerin Yüce Meclisimizce tespiti amacıyla bir Meclis Araştırması açılması yerinde olacaktır.

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar