CHP’de kritik bir isim daha gitti!

CHP’de kritik bir isim daha gitti!
11 Şubat 2018 08:35

CHP’nin geçen hafta düzenlediği kurultay, tartışılmaya devam ediliyor. Kurultaydan çıkan tablo birçok partili tarafından eleştirildi. CHP’lilerin kurultaya yönelik eleştirilerinin temelini ise 2019 sürecinde partinin umut vermediği ve yönetimin daha güçlü isimlerden oluşması gerektiğiydi.

 

 

 

Bir de partinin köklerinden koptuğu, başka bir yere savrulduğu tartışması var. Kurultayda Kemal Kılıçdaroğlu hariç diğer adaylar bu eleştiriyi sık sık dile getirdiler. Partinin yön değiştirdiğini, dışarıdan gelen isimlerle partinin siyasi hattının uyuşmadığı sık sık dillendirildi.

 

 

Bu tartışmalar sürerken, bir dönem CHP İstanbul İl Başkanlığı görevini yürüten Nebil İlseven partiden istifa etti. İlseven istifa dilekçesinde “CHP, Cumhuriyetin kurucu iradesini temsil eden, yüksek bir tarihsel kimlik ve misyonun temsilcisi olan bir siyasi kurumdur. CHP aynı zamanda, ülkemizin Türkiye’nin çağdaş uygarlık düzeyinde gelişmesi mücadelesinde, adalet, refah ve özgürlükler alanlarında geniş halk kesimlerinin önemli beklenti ve umutlarını temsil eden ciddi bir siyasi kurumdur. Bu bağlamda CHP, uzun yıllardır üstü örtülen ve unutturulmaya çalışılan Aydınlanma Ütopyasının bu çetin coğrafyadaki en güçlü takipçisi, bu aydınlık yolculuğu da yüzünün akı ile yürütecek kadrolara, kaynaklara ve kararlılığa sahip önemli bir sosyal ve siyasi oluşumdur” dedi ve “Ancak bugün geldiği noktada faaliyet gösteren tüzel kişilik olarak parti, yukarıda anlatılan kimlik ve siyaset çevresinden geri dönüşsüz olarak uzaklaşmıştır” diye ekledi.

 

 

“SEÇMEN KARŞISINDA ETKİN BİR SİYASAL SEÇENEĞİ KONUMUNDAN HIZLA UZAKLAŞMIŞ”

 

 

İlseven dilekçesinde, “Partide, hele de bu dönemde nitelik ve nicelik olarak her zamankinden çok daha üst düzeyde duyulan olağan iletişim ve etkileşim kanalları yapısal olarak çalışmaz, çalıştırılmaz duruma gelmiştir. Parti, mevcut yönetim modeli ve yönetici kadroları ile siyasetin bütünselliği, hassasiyeti ve inceliği içinde seçmen karşısında etkin bir siyasal seçeneği konumundan hızla uzaklaşmış; sahiciliğini yitirmiş, farklı ve konjonktürel bir siyasal oyuncu konumunda evrilmiş, savrulmuştur” ifadelerini kullandı.

 

 

“UMUT VEREN BİR PARTİ OLMAKTAN ÇIKTI”

 

 

Odatv’nin ulaştığı İlseven, “26 yıldır partide yer aldım. Biz CHP gibi olmaktan çıktık” dedi.

 

 

İlseven, CHP’de gördükleri sıkıntıları, hataları parti yönetimine anlatmaya çalıştıklarını söyledi. CHP’nin topluma, sorunlara, hayata, Türkiye’ye farklı bir bakışı temsil ettiğini söyleyen İlseven “Biz ondan çıktık artık. CHP toplumla bütünleşen, onu yukarıya taşıyan, umut veren bir parti olmaktan çıktı. Bölgede ve ülkede çok önemli olayları yaşadığımız günlerde bizim taşıyabileceğimiz bir olay değil” ifadelerini kullandı.

 

İlseven, kurultayda yaşananlara ilişkin ise “Biz, siyasi bir seçenek, toplumun umut bağlayabileceği bir seçenek ortaya koyan parti olmaktan çıkan, Siyasi Partiler Kanunu’na uyan prosedürel bir varlık temsili olma özelliğini bile kaybetmiş yapıda yer almayı uygun görmedik” dedi.

 

“BU YÜK TAŞINMAZ”

 

“CHP, CHP gibi davransa sorunlar çözülecek” diyen İlseven sözlerine bir “ama” ekliyor:

 

“Kimliğini, kişiliğini, rengini, düşüncesini mahcubiyet duymadan ortaya koyan, Türkiye’nin geleceğine dair iddialarını özgüvenle savunan bir CHP olmadığında orada durmanın anlamı yok. İnsanlara güven ve umut içinde yaşayabileceği bir ortam sunmak mümkünken, biz ‘acaba’ diyen, mahcupluk duyan bir yapıya dönüştük. Bu süreçte yeni oluşturulan kimlik ne CHP’nin tarihiyle uyuşuyor ne de geleceğe dönük bir sahicilik ortaya koyuyor. Bu yük oluşturuyor ve bu yük taşınmaz.”

 

 

CHP kurultayına dair eleştirilerini sürdüren Nebil İlseven “Kurultayda ne oldu? 1080 kişi Kılıçdaroğlu’nun adaylığına imza verdi ama imza veren 300 kişi oy vermedi. 1080 kişi bir irade gösterdi ama en ufak bir gizlilikte 300 kişi başka bir sonuca ilişkin oy kullandı. Bunun sorgulanması gerekiyor. Bu imzalar nasıl toplandı, bu 300 kişi neden başka oy kullandı… Bu kabul edilir bir durum değil” dedi.

 

 

“CHP’NİN SOL TARAFI YOK OLMUŞ DEMEKTİR”

 

 

İstifasının bir kişiye tepki olmadığını vurgulayan İlseven, CHP’nin yaşadığının bir süreç olduğunu ve bu süreçte almanın doğru olmadığını düşünüyor. “Biz toplumun en büyük örgütlü yapısı olarak, içimize başka partilerden insanlar alırken, onlara alan açarken kendi durduğumuz yeri, tarihimizi, bakışımızı rahat ifade etmeliyiz” diyen İlseven “Günlük manşetlere göre taktik geliştiriliyor, anlık durumlara göre siyaset yapmaya kalkışılıyor. Toplumun derdi onların sorununu çözecek laflar, projeler duymak. Ama sen kürsüye çıktığında onların dertlerini söylüyorsun. Onlar dertlerini senden daha iyi biliyor zaten. Bu dertlerin çözümü noktasında mahcup davranıyorsunuz. CHP, tarihinden yola çıkarak bu çözümleri üretebilir. Başka yerlerden kadro getirmeye gerek yok. Böyle yapıyorsanız CHP’nin sol tarafı yok olmuş demektir” diye eleştirilerini sürdürdü.

 

 

“PARTİDEN GÖNÜL BAĞINI KOPARMIŞ ÇOK İNSAN VAR”

 

 

İlseven’e kendisi gibi bu süreçte istifa edenler var mı diye sorduk. İlseven’in yanıtı “İstifa resmi bir süreç. Kaç kişi istifa etti bilmiyorum ama partiden gönül bağını koparmış, umudunu kaybetmiş, kapısının geçmeyi bırakmış çok insan var” dedi.

 

 

Nebil İlseven’in istifası, CHP yönetimine yönelik parti tabanından gelen eleştirilerin bir özeti gibi. Kurultay, partide bir heyecan yaratmaktan çok yeni bir umutsuzluk dalgasına neden oldu. CHP’yi önümüzdeki süreçte bekleyen sorunlardan birisi de bu umutsuzluk dalgasını kırmak olacak.

 

 

YDK ÜYELİĞİNDEN İSTİFA ETTİ

 

 

Öte yandan, Gerçekgündem’de yer alan habere göre, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi Banu Gençkan seçildiği YDK üyeliğinden istifa etti.

İzmir Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Banu Gençkan, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun önerisiyle Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun YDK anahtar listesinde kendine yer buldu ve gerçekleşen oylamada yeterli oyu alarak seçildi.

Fakat Gençkan’ın YDK’dan istifa ettiği öğrenildi. Gençkan, İzmir’de yürüttüğü belediye meclis üyeliği görevini yürütmesini gerekçe göstererek YDK’daki yeni görevini bıraktı.

 

 

Gençkan’ın PM istediği ve YDK’yı sürpriz bulduğu iddia edildi.

 

 

Yorumlar

Yorumlar