“Catch all” parti yönetmenin incelikleri!

“Catch all” parti yönetmenin incelikleri!
5 Ekim 2020 19:23

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “herkesi kucaklayacağız” açıklaması üzerine Google’a “herkesi kucaklamak” yazdım. Bütün siyasetçilerin isimleri alt alta sıralandı. Liste Ekrem İmamoğlu, Kemal Kılıçdaroğlu, Ali Babacan, Temel Karamollaoğlu diye devam ediyor.

 

 

Salih Levent UĞURLU H&H YORUM

 

 

Genel başkanlardan sonra il ve ilçe başkanlarının “kucaklama” ifadeleri başlıyor.

 

 

Giresunspor Başkanı’nın da böyle bir ifadesi var Batman Üniversitesi Rektörü’nün de…

 

 

Sarıköy Mahallesi Muhtarı da kullanmış bu ifadeyi Kızılay’da üç tanesi iki liradan simit satan simitçi de…

 

 

Futbolu hadi anlarım. Kavga, gürültü, hizipçilik çoktur…

 

 

Üniversiteleri de anlarım. Akademinin de futbol tribünlerinden farkının kalmadığını bilmeyen yoktur…

 

 

Simitçi neden bu ifadeyi kullanmış tam olarak ben de anlamadım.

 

 

Sat işte dayı simitlerini… Alevisiyle sünnisiyle Türk’üyle Kürd’üyle vatandaş çatır çatır yesin hepsini…

 

 

SERBEST KUCAKLAMA PİYASASI DÜZENİ

 

 

Serbest piyasa koşullarının din, dil, ırk, ideoloji tanımadığı günümüz dünyasında herkesi kucaklama arzusunu anlayabiliyorum.

 

 

Eleştirmiyorum da…

 

 

Ancak ister birey olsun ister kurum ortaya bir karakter konulamadığı durumlarda avantajdan çok dezavantaj da getirebiliyor herkesi kucaklamak…

 

 

Hayatınıza aldığınız bir kadın ya da erkek düşünün.

 

 

Sürekli sizi kucaklamaya çalışan, kırmızı çizgileri olmayan birine mi saygı duyarsınız yoksa gerektiği yerde “hayır” demesini bilen, kırmızı çizgileri olan birine mi?

 

 

Oy vereceğiniz bir siyasetçi düşünün.

 

 

Herkese mavi boncuk dağıtan, “yaparım” dediği 100 işten 90’ını yapmayan bir siyasetçi mi size güven verir yapamayacağı işe “yapamıyorum” diyerek vatandaşı oyalamayan mı?

 

 

“Yapmak gücünde olmadığımız işleri uyuşturucu, oyalayıcı sözlerle yaparız diyerek millete karşı gündelik siyaset takip etmek, ilkemiz değildir” diyen Mustafa Kemal Atatürk bu yüzden saygın bir siyaset ve devlet adamıdır.

 

 

Tarihte birçok deha, başarılı komutan çıkmıştır. Ama Atatürk’ü diğerlerinden ayıran ortaya koyduğu bu duruş ve karakterdir.

 

 

NEDİR BU KUCAKLAMANIN KÖKENi?

 

 

İkinci Dünya Savaşı sonrasında siyasi partilerin matematiksel olarak kendi başlarına seçim kazanması mümkün olmadığından kendi sınıfsal kökenleri haricindeki seçmenlere yönelme mecburiyeti doğmuştur.

 

 

Kircheimer da 1950’lerde “Catch all” herkesi kucaklayan parti kavramını ortaya koyar.

 

 

Mevzumuz burada başlar.

 

 

O günden bugüne kucaklamak siyasette önemli bir yer tutmuştur. Kuşkusuz Hitler gibi otoriter ve totaliter yapılardan çok çeken dünya toplumları için önemli bir gelişmedir bu.

 

 

Sevelim, sevilelim, herkesi kucaklayalım… Ancak insanları da aptal yerine koymadan yapalım bunu.

 

 

Bir karakter ve duruş ortaya koyarak,

 

 

Bir sağa bir sola göz kırpacağız diye göz sağlığımızı kaybetmeden kucaklayalım herkesi…

 

 

CHP HERKESİ KUCAKLARKEN NELERE DİKKAT ETMELİ?

 

 

Başkanlık sistemine geçildikten sonra en güçlü ana muhalefet partisi konumunda olan CHP bir anda muhalefetin lokomotifi haline geldi.

 

 

Örgütsel yapısı, ideolojik konumlandırması buna hazır mıydı? Bence değildi.

 

 

Bugün bu bocalamanın nedeni tam olarak budur. CHP yönetiminin her kesimden bu kadar eleştiri alması, “Ne İsa’ya ne Musa’ya yaranamaması” bu yüzdendir.

 

 

Memlekette pek bir dikili ağaçlarının olduğunu söyleyemeyeceğimiz liberal tayfanın da akıl hocalığıyla “kucaklama” olayını çok yanlış anlayan ve uygulayan bocalamış bir siyasi yönetimin olduğunu görmekteyiz.

 

 

Çok geriye gitmeye gerek yok. En son gündemimize giren Azerbaycan meselesinde bile CHP’nin politikasını anlayan var mı?

 

 

Gerçekten anlayan varsa bana anlatsın. Bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp…

 

 

Onu yaparsak HDP küser, bunu yaparsak Atatürkçü tabanımız tepki gösterir, aman muhafazakarlar da var onları ne yapacağız, yoksa çevreci mi olsak, en iyisi vegan olalım, feministlik de bu ara revaçta…

 

 

Gibi gibi…

 

 

Oysa diğer partiler de kuşkusuz siyaset yapıyor ama onlarda bu bocalamayı görmüyoruz.

 

 

Bugün HDP’nin bir siyasi gelişme karşısında açıklama yapmasına gerek yok. Şahsen ben nasıl bir politika ortaya koyacaklarını kestiriyorum.

 

 

İYİ Parti de aynı şekilde…

 

 

MHP de aynı şekilde…

 

 

AKP konjonktürel olarak sık politika değiştirse de temelde onların da ne yapacağını kestirmek mümkün…

 

 

Uzun lafın kısası kucaklamakla iktidar olunsaydı Eminönü’nden Aksaray’a 30 bin kişiyle kucaklaşıp öpüşmekten 12 saatte ulaşabilen rahmetli Hasan Celal Güzel tek başına iktidar olurdu.

 

 

CHP’nin ortaya net siyasi bir karakter koyması herkesi göstermelik şekilde kucaklamasından daha önemlidir şu sıralar…

 

 

Güçlü bir lider, kararlı bir parti politikası, seçmene güven veren bir duruşla bu bocalamadan hasarsız çıkması mümkündür.

 

 

Salih Levent UĞURLU Twitter

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Dünyanın “Kontrol Z” tuşu olsaydı…
Poseidon’u hizaya getiren Menzil Şeyhi
Kendi kendinin deprem profesörü olmak