Bununla kalmaz; Üstüne yapışmış bütün suçları da Davutoğlu’na atacak

Bununla kalmaz; Üstüne yapışmış bütün suçları da Davutoğlu’na atacak
6 Mayıs 2016 09:10

RTE, Davutoğlu’na bir darbe yaparak kendi eliyle verdiği Başbakanlık koltuğunu bir çırpı da elinden alıp, ensesinden arka tıraşını seyretti ve millete seyrettirdi.

 

 

 

 

İbrahim ÖZDOĞAN H&H YORUM

 

RTE’nin karakter olarak çalışma yöntemi bu şekildedir.

 

Önce gayet dost bir şekilde okşar, taltif eder, göklere çıkarır sonra da aniden darbeyi indirir.

 

Fakat RTE darbe indirdiği, sırtından hançerlediği insanlara karşı icraatı bununla da kalmaz.

 

Onları tamamen yok edinceye kadar olağanüstü gayret sarf eder.

 

Şöyle yakın geçmişe döndüğümüz zaman bunun örneklerini çok görürüz.

 

Kardeşim dediği Abdullah Gül’ü bir çırpıda harcadı.

 

Yine kardeşim dediği Kaddafi’nin katillerine Türk milletinin yoksul ve yetiminin rızkından keserek gönderdiği yüz milyonlarca dolarlarla zavallının işkence ile öldürülmesine sebep oldu.

 

Kardeşim dediği Esad’ı halkına zulmeden zalim ilan ederek, ülkesini parçalamak ve masumları öldürmek için harekete geçmiş olan terör gruplarına binlerce tır ile silah, cephane gönderip yaralanan militanlarını ülkemizde tedavi ettirdi.

 

Destek verdiği Mursi kodese tıkılınca, onu desteklemekten vazgeçip Sisi’ye İslam ülkeleri toplantısında barışma mesajı olarak teşekkür etti.

 

Partisi içindeki kendisine karşı potansiyel tehlike olarak gördüğü kişileri tek tek, gruplar halinde harcayıp kapı dışarı etti.

 

Bunları ön örnek olarak yazdıktan sonra AKP Genel Başkanlığı ve Başbakanlık’tan kovduğu Davutoğlu’na ne yapabilir sorusunun yanıtına gelmek istiyorum.

 

Çünkü RTE illaki Davutoğlu’na bir sürpriz yapacak.

 

Hem buna yakında çok gereksinimi olacak.

 

Çünkü yakında uluslararası camia bakımından üstüne bulaşacak suçlar için bunu yapmak zorunda kalacak.

 

Davutoğlu’nu çok elemli sonun beklediğini bilmek o kadar da zor değil.

 

Öncelikle şunu belirtmemiz gerekmektedir ki RTE’yi Türkiye’nin selameti ve Türk milletinin istikbali bakımından affedilmez yanlışlara sürükleyen Davutoğlu’nun kendisidir.

 

RTE devlet yönetiminde hiçbir bilgisi olmayan biridir.

 

Kültürel bilgi olarak ta ilkokul mezunu seviyesindedir.

 

Çünkü tek bir kitabın bile kapağını açtığını hiç sanmam.

 

RTE tüm politikalarını İslam’a sonradan katılmış dogmalara göre ayarlamaktadır.

 

Davutoğlu, RTE’nin bu zaaflarını bildiği için gerek dış politika danışmanlığı, gerek Dışişleri Bakanlığı, gerekse Başbakanlık döneminde gözüne girmek için onun hoşuna gidecek önerilerde bulunmuş, bu yönde icraatlar sergilemiştir.

 

Davutoğlu siyaset ve devlet adamlığında sıçrama yapıp öne geçmek için RTE’yi kandırıp, Türk milletinin perişan olmasına sebep olmuştur.

 

RTE’de Davutoğlu’nun uluslar arası ilşkilerde profesörlüğüne, dindarlığına ve yazdığı Stratejik Derinlik adlı kitabına güvenerek aldatılmıştır.

 

Bakın size hemen belirteyim.

 

‘’Şam Emevi Camisi’nde namaz kılacağız’’ sözü Davutoğlu’na aittir.

 

‘’Suriye bizim iç işimizdir’’ politikası Davutoğlu’na aittir.

 

‘’Kadim tarihimiz’’ diye atıfta bulunduğu ‘’Yeni Osmanlı’’ fikriyatı Davutoğlu’na aittir.

 

Suriyeli dinci azgın teröristlere silah ve cephane yardımı ile yaralılarına sağlık yardımı fikri Davutoğlu’na aittir.

 

Dolayısıyla 5 milyon Suriyeli sığınmacını topraklarımızı işgal etmesine göz yuman hatta korkusundan teşvik eden Davutoğlu’nun bizzat kendisidir.

 

‘’Komşularımızla sıfır sorun’’ saçma sapan tezini ortaya atarak bilgiden yoksun RTE’nin komşularla papaz olmasının gerçek müsebbibi Davutoğlu’ndan başkası değildir.

 

RTE’nin PKK’lı teröristlerin Güneydoğu’daki faaliyetlerine göz yumup, askerin kışlasına ve polisinde karakola tıkılmasına sebep olan ve yüzlerce vatan evladının şehit olmasına sebep olan da Davutoğlu’dur ve bu konuda da ‘’Gözüne girerim’’ tilki kurnazlığı ile efendisini kandırmış, vatanı bölünme noktasına getirmiştir.

 

Ve bir yığın milleti ayrıştırıcı, vatanı parçalayıcı politikaların gerçek belirleyicisi Davutoğlu olmuştur.

 

Bunların affedilmez yanlışlar olduğunu bile bile taammüden yapmıştır.

 

Fakat peşinen belirteyim ki bunların hesabını çok çetin verecektir.

 

Nasıl?

 

Mutlaka bir gün RTE ve güruhu Uluslar arası Ceza Mahkemesi’nde savaş suçları nedeniyle yargılanacaktır.

 

Çünkü Türkiye’den binlerce tır ile Suriyeli teröristlere silah ve cephane gittiği belgelerle ispat edilmiştir.

 

Rusya bu konuda Türkiye’yi Birleşmiş Milletler’e şikayet etmiştir ki, bunun anlamı yakında RTE ve güruhu Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yargılanacaktır.

 

Bu yargılama sırasında RTE suçları başta Davutoğlu olmak üzere bazı kişilere atacaktır ki, örneğin bunlardan biri de Hakan Fidan olacaktır.

 

RTE bunu yapmakla işlediği savaş ve teröristlere yardım cürümünden kurtulacak mıdır?

 

Asla kurtulamayacak ama hedef gösterdiği kişilerde elbette hak ettikleri cezalara kavuşacaktır.

 

Şunu unutmayalım ki, RTE kendini ne kadar kurnaz sanırsa sansın, hedef alacağı kimseler de yıllardır belge ve kanıt biriktiriyorlar.

 

Davutoğlu, Başbakanlık’tan ayrılacağı 22 Mayıs’a kadar RTE’nin cürümlerini belgeleyen kanıtların toplanmasına hız verecek hatta Hakan Fidan’la bu konuda işbirliğini daha sıklaştıracaktır.

 

Hakan Fidan’da tıpkı Davutoğlu gibi RTE’den gelecek tehlikenin yoğun bir şekilde bilincindedir.

 

Artık RTE’nin kendisi için tehlikeli olacak kişileri sırtından hançerleme-teşbih olarak kullanılmıştır-yöntemini Türk kamuoyu ve dış dünya da çok iyi bilmektedir.

 

Bundan sonra siyasetin seyri değişecek ve hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.

 

 

İbrahim ÖZDOĞAN Twitter

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Yeni cumhurbaşkanı, RTE’nin yıktığı tüm Atatürkçü cumhuriyet değerlerini derhal geri getirmeli
RTE’nin siyasi sicili halkın önünde didik didik edilmelidir!
RTE ve partisi AKP’den kurtulmamız için HDP barajı aşmalıdır