Bu tarihi hedeflemişler

Bu tarihi hedeflemişler
18 Mart 2018 17:30

Bugün 18 Mart, Çanakkalemiz’in yıldönümü ya…

 

 

 

 

Safile USUL H&H YORUM

 
Afrin’i ele geçirdik haberini vermeyi özellikle bugüne denk getirdikleri anlaşılıyor.

 
Çanakkale’nin CHP’li belediye başkanına 18 Mart anmasına katılma izni vermeyen Erdoğan, Çanakkale zaferinin mazisini kendine atfetmek için bugün tam da ordan, “Afrin’i ele geçirdik müjde” dedi.

 
Ki, Afrin’den bugüne ait bir videoda elinde Türk Bayrağı konuşan bir asker, “bugünü 18 Mart Çanakkale Şehitler Günü’ne armağan ediyoruz” dedi.

 
Alakayı kuramadım.

 
Sizin Afrin görüntünüzde Türk Bayrağı’nın yanında bir Suriye bayrağı sallıyorsunuz.

 
Anlayamadım alakayı?

 
Bizim Çanakkalemiz’de savunulan vatan toprağı ve vatanı işgal eden başka ülkelere karşı amansız, süngü elde bir direniş var.

 
Sabah üzüm hoşafı, akşam yarım ekmek yiyerek, uyumadan yatmadan dünyayı başka ülkelerin güçlü ordularına dar eden Türk askeri ve sadece Türk Bayrağı var.

 
Aylarca Mustafa Kemal önde, savaşan ve başka ülkenin işgalci askeriyle göğüs göğüse çarpışan Mehmetçik var.

 
Alakayı yine kuramadım…

 
Siz herhangi bir direnişle dahi pek karşılaşmadınız, di mi, anladığım kadarıyla.

 
Yani, ufak tefek olaylar dışında ilerleyerek girdiniz.

 
Zira Çanakkale tipi bir olayda aylar süren ve binlerce şehit verilen bir durum olması gerekirdi.

 
Üstelik bugün Çanakkale’de konuşan Erdoğan hiç öyle cepheye filan gitmedi, ziyaret bile etmedi, di mi.

 
Oysa mukayese yaptığınız Çanakkalemiz’de Yarbay Mustafa Kemal ön safta elinde süngü göğsünü siper etmiş, yediği kurşundan kalbini koruyan bir saat olmuştu.

 
Ben anlamadım bu mukayeseyi neden ve nasıl yaptığınızı.

 
Mustafa Kemal başta ve önde, aylar süren, açlık, acı ve bir ateş cehenneminde direnen, vatan toprağını savunan Çanakkale olayıyla sizin olayın arasında bir benzerlik bulamadım.

 
İsterseniz ben bir yerden bir Çanakkale alıntısı yapayım, siz okuyun ve bakın, alaka aramaya çalışın ama yok alaka…

 
Bakın Çanakkale nedir…

 
“Birinci Dünya Savaşı, Osmanlının enerji zengini geniş coğrafyasını paylaşmak isteyen emperyalistlerce çıkarılmıştı.
İtilaf Devletleri olarak anılan İngiliz, Fransız, Rus bloğunun Hasta Adamın mirasının paylaşımında uzlaşmalarından sonra, savaş dışı kalmamız imkansızdı.

 
1914 Kasımında kendisini büyük paylaşım hengamesinin ortasında bulan Osmanlının son savaşı dört yıl sürecektir.

 
Savaşın ilk aylarında pes eder denilen Osmanlı, Yemen’den Galiçya’ya, Basra’dan Sina’ya, Sarıkamış’tan Çanakkale’ye birbirinden binlerce kilometre uzaklıktaki cephelerde, hasımlarını şaşkına çeviren bir dirençle vuruşur.

 
Savaşın başlarında bağlaşıkların hesabı, deniz gücünden yoksun olduğu için bogazları savunamayacak Türklere denizden yüklenmektir. Güçlü bir donanma ile Çanakkale’nin ardından Marmara geçilerek, payitaht İstanbul düşürülüverecektir !

 
Böylece, Türklerin kolayca saf dışı edilmesine ilaveten Almanlar karşısında zorlanan Çarlık Rusya’sına Karadeniz üzerinden yardım ulaştırılarak rahatlatılacaktır.

 
Kağıt üzerinde mükemmel görülen plan, 18 Mart 1915’te Türk Topçusu ve Nusret’in mayınları tarafından Çanakkale Boğazının dibini boylayacaktır !

 
Bağlaşıkların magrur zırhlılarının utanç verici bozgunundan sonra sıra Gelibolu çıkarmasına gelmiştir. Plan kağıt üzerinde yine mükemmeldir ! Aynı anda birkaç noktadan Gelibolu Yarımadasına çıkılarak Türk tahkimatı dağıtılacak, Kara ve denizden İstanbul yolu açılacaktır !

 
25 Nisanda donanmanın cehennemi ateşinin ardından 5 noktadan karaya çıkan işgal ordusuna yol vermeyen Mehmetler, onları 8 ay boyunca dar bir sahil şeridine adeta kelepçeleyecektir.

 
Karada onları ilk gün, diger çıkarma noktalarındaki birliklerle beraber Anzak Koyunun yamaçlarında 19. Tümen Komutanı, Kaderin Adamı Yarbay Mustafa Kemal Bey karşılayacaktır !

 
Gelibolu muharebelerinin en kanlı çarpışmalarının cereyan ettiği Mayıs, Ağustos aylarında, Anafartalarda, Conkbayırı’nda, Kemal yerinde, Kocaçimen’de Mehmetlerin önünde her an Kaderin Adamı vardır.

 
İngiliz Tarihçi Aspinall-Oglander; Mustafa Kemal’in Gelibolu muharebelerindeki yüksek sevk ve idaresiyle düşman birliklerinin her saldırısını boşa çıkarmasını değerlendirirken; “Herhangi bir tümen komutanının hareketlerinin yalnız bir vuruşmanın değil, belki bir seferin ve hatta bir ulusun kaderi üzerinde bu derece derin bir tesirde bulunduğunu tarih nadiren kaydetmiştir.” demektedir.
Gerçekten Çanakkale Muharebeleri, ileride verilecek Kurtuluş Savaşının komutanlarının kan ve ateş içinde sınandığı, deneyim kazandığı bir yer olması açısından da önemlidir.

 
Mustafa Kemal Paşa, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktığında Anadolu Onu Anafartalar Kahramanı olarak bağrına basacak ve tereddütsüz ardına düşecektir.”

 
Şimdi, yani, Afrin olayıyla bunun arasında nasıl bir alaka olabilir vallahi, hem siz gittiğiniz yerde elinizde bir Suriye bayrağı tutuyorsunuz mesela ki, neden buna ihtiyaç duyuyorsunuz?

 
Türk Milleti Çanakkale’de neden, niçin, nasıl savaştığını biliyordu,netti, teredütsüzdü ve dünyada kimse ona tek kelime edemedi.
Çanakkale’ye benzemek için bu kadar çok uğraşmak ayrıca bir Lafontaine masalında olduğu gibi, “şişmeye çalışma bu kadar, patlama yapar”a götürür insanı.

 

 

Safile USUL Twitter

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Delege lütfen, yaşanacak yer kalmayacak
Nihayet
Ben de diyordum ki….