Bir yazı yazdım, zamanı gelince açıklayacağım

Bir yazı yazdım, zamanı gelince açıklayacağım
24 Şubat 2021 17:19

“At üstünde ıssız köy yollarından hiç geçmemiş birine anlatacak bir şeyim yok; ne de olsa anlamayacak bununla ilgili anlatacaklarımı. Geçene de hatırlatmayı hiç istemem.”

 

 

Salih Levent UĞURLU H&H YORUM

 
Devrim zamanı Rusya’nın en ücra köşesinde batıl inançların hüküm sürdüğü kasabaya giden bir doktoru anlatan Bulgakov’un “Genç bir doktorun anıları” romanının giriş cümlesidir bu.

 
Bulgakov, edebiyatçı değil de siyasi bir metin yazarı olsaydı herhalde cümleye şöyle başlardı: “At üstünde ıssız köy yollarından geçmemiş birine anlatacak bir şeyim yok. Ancak yeri ve zamanı geldiğinde açıklarsam yer yerinden oynar.”

 
Yeri ve zamanı geldiğinde, çözüm sürecinde kendilerine vaat edilenleri açıklayacağını söyleyen HDP Eş Başkanı Pervin Buldan gibi.

 
Ya da dört sene önce yazdığı bir metni kopyalayıp yapıştırırdı. Ne gerek var yeniden yazmaya derdi:

 
“Sosyal medya dili gençlerimiz arasında geçerli bir iletişim diline dönüşmüştür. Anlamsız kısaltmalar, aralara serpiştirilen yabancı kelimeler…”

 
Neyse…

 
Siyaset ve edebiyat dilinin bir ortak noktası varsa o da duygulara hitap etmesidir herhalde.

 
İkisi de bir amaç güder. İkisi de duyguları manipüle etmeye çalışır…

 
Ancak edebi metinlerde ne kadar süslü cümleler, işlenmiş sözcükler olsa da bir samimiyet vardır. Okurken o samimiyeti hissederseniz.

 
Siyasette öyle mi?

 
Dünyada yeri yerinden oynatan kaç siyasi konuşma metni vardır diye bir soru yöneltsem bir elin parmağını geçmez. Ancak yeri yerinden oynatan yüzlerce edebi metin göstermek mümkün.

 
İşte aradaki fark burada… Birinde samimiyet var diğerinde kolpa…

 
Şiddet karşıtı, ırksal eşitlik görüşleriyle bilinen Martin Luther’in “I have a dream” metni tabii ki istisna…

 
Bu metni fakültede bize sınav sorusu yapan Prof.Dr. Nuran Yıldız hocanın da kulaklarını çınlatalım.

 
Siyasi metin yazmanın profesyonel bir iş olduğunu bir kez daha hatırlatalım…

 
METİNDEN ÖNCE DÜŞÜNCE

 
Siyasi metinleri analiz etmeden önce cümlelerin arka planındaki ideolojiyi çözümlemektir aslolan…

 
Düşünce metinden önce gelir. Siyasette tutarlı bir düşünce olmayınca da kopyala yapıştır metinler, açıklarsam yer yerinden oynarcılardan geçilmiyor ortalık…

 
Sabah söylediğinin akşam tam tersini söylemek retorik de olmuyor profesyonellik de… Olsa olsa kolpacılık oluyor… Ve artık halk bu dolmayı yutmuyor…

 
Luther “Bir hayalim var, yeri ve zamanı gelince açıklayağım ve yer yerinden oynayacak” deseydi ne hissederdiniz? Açıkla Luther daha neyi bekliyorsun demez miydiniz? Tıpkı bugünkülere dediğiniz gibi…

 
BELİRLİ GÜN VE HAFTACILAR

 
Bir de belirli gün ve haftacılar var tabii ki… Masadaki takvime bakıp bu hafta Yeşilay Günü hadi bir Twitter mesajı paylaşalım, basın metni gönderelimciler…

 
Falanca sanatçıya Allah’tan rahmet diliyorumlar, falanca siyasetçiyi hasretle anıyorumlar…

 
Doğal olarak bu sefer o kişiyi andın da bu kişiyi neden anmadın eleştirileri geliyor…

 
Olayın insani boyutu bir tarafa buna gerek var mı bilmiyorum… İnsanlar artık kurumlardan somut icraatlar, elle tutulur çalışmalar bekliyor… Ardı arkası kesilmeyen anma ve kutlama mesajlarının sağlıklı sonuçlar doğurmadığını düşünüyorum…

 
Özellikle belirli gün ve haftaları kutlarken yayımlanan mesajların altı sağlam etkinliklerle ve halkla ilişkiler çalışmalarıyla doldurulmadığında kurum siteleri yöneticinin kişisel blog sayfasına dönüşüyor.

 
Öyle belediyeler var ki kurumsal siteleri 3-C sınıfı gibi… Her hafta alt alta bir kutlama metni yayımlanmış ama gözle görülür icraat yok…

 
Bu hafta temizlik haftası yaz bir metin, bu hafta yeri malı haftası yaz bir metin…

 
Ne diyelim… İyi dersler arkadaşlar!

 
Sağ ol…

 

Salih Levent UĞURLU Twitter

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Kim referans oluyor bu yamuk adamlara?
Uzayan kol adalet getirsin
Portakal çiçeği kokulu ülke