Bir bebek, bir anne ve eli-yüreği kanlı pislikler… Aç mıydı acaba?

Bir bebek, bir anne ve eli-yüreği kanlı pislikler… Aç mıydı acaba?
1 Ağustos 2018 12:05

Dün kocasını ziyarete giden bir kadının sürdüğü araba alçak caniler tarafından patlatıldı. Genç kadın patlama sesiyle irkildiğinde eminim ki ilk olarak aklına bebeği geldi.

 

 

Dr. Semih DİKKATLİ H&H YORUM

 

 

-“Allah’ım ne olur bebeğimi koru…”

Büyük bir gürültü önce, sonra bedenine yansıyan basınç hissi, kulak zarlarının yırtılmasının ardından iç organlarında kanama, büyük bir şaşkınlık, uğultu ve dünya başına yıkılmış hissi, büyük bir çınlama… İşte tam da o sırada zaman durur birkaç saniyeliğine, her şey ağır çekim olur. Şarapnel parçalarıyla bedeninin hangi noktaları yaralandı şaşkınlıktan bilemezsin, bir uzvun parçalandı ya da koptuysa, o uzvun sana ait olup olmadığından bile emin olamazsın. Aklına sevdiklerin gelir, çocuklarının, nişanlının, eşinin, ananın yüzü yansır toz duman içinden süzülen ışığa… “Bir kurtulsam şuradan dersin, bir kurtulsam çocuklarıma daha fazla sarılacağım, daha fazla sevdiğimi söyleyeceğim sevdiklerime, hayatın güzelliklerini daha çok içime çekecek, şebboylardan süzülen kokunun esiri olacağım. Kilo aldığıma aldırmadan en sevdiğim ekmeğe kaymak sürecek, anamın bazlamalarının arasından üzerime süzülen tereyağının tadını çıkaracağım. Arkadaşlarımla okey oynayacağım. Param yettiğince görmediğim memleketlere seyahat edeceğim. Anamın yaşlı gözlerini ipek mendillerle silerken bitti, her şey geçti artık diyeceğim.”

 

Nereden mi biliyorum bunca şeyi. Sanki başıma gelmiş gibi nasıl da anlatıyorum öyle değil mi? Ben yıllarca bu patlamalardan kurtulan gazilerimizin söylediklerini dinledim. O nedenle anlattıklarımda bir sürü eksik var ama abartı asla yok… Yaşamış gibi biliyorum o anı, yaşayanlardan utanarak dinledim olanları yıllar yılı…

 

Peki, benim dinlediklerim kimlerdi. Erinden generaline askerler… Hiçbir kadının patlamada ne hissettiğini dinlemedim ben. Onlar tam da ne hisseder bilmiyorum. Bilmek de istemezdim ama dün kanlı bir eylemde bir kadın yukarıda yaşananların hepsini yaşadı muhtemel ama eminim onun için o kısacık zamanda daha fazlası da vardı.

 

-“Allah’ım ne olur bebeğimi koru…”

 

Sonra kanayan başına eline sürdü, 11 aylık bebeğine ulaşmaya çalıştı. Gözlerinden akan yaş, parçalanan bedeninden fışkıran kandan bile fazlaydı. O minicik elini tuttu Bedirhan bebeğin ve son kez tebessüm etti. Ölmez kalırsa gülerken hatırlanmak istedi minicik evladı tarafından… Tam son nefesini verirken aklından telaşla bir düşünce daha geçti. İşte o an kahroldu.

 

-Aç mıydı acaba? Canı çok yandı mı?

 

Peki, 11 aylık Bedirhan bebek ne hissetti o anlarda?

 

Ne ben yazabilirim yüreğimin acısından ölmeden, ne de siz okuyabilirsiniz. Ancak utanabiliriz olanlardan…

Utançla eğdim başımı, yeryüzüne baktım, kapkara, simsiyah yeryüzüne… Masmavi gökyüzü artık haram bize, haram bize mutluluk…

Ağlıyorum ama daha çok kızgınım…

Bebek- Melek- Masumiyet Bedirhan Mustafa Karakaya ve şehit Anne Nurcan Karakaya anısına…

Utançla…

 

Dr. Semih DİKKATLİ Twitter

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Bir bebek, bir anne ve eli-yüreği kanlı pislikler… Aç mıydı acaba?
Değişimin adı Süheyl Batum… Haydi çocuklar aşıya
Çocuklar; Ah o güzel çocuklar