Bilim insanları 13 yıl önce uyarmış: Yarasa tüketen Çin’in güneyi saatli bomba, yeni virüs ihtimali gözardı edilmemeli

Bilim insanları 13 yıl önce uyarmış: Yarasa tüketen Çin’in güneyi saatli bomba, yeni virüs ihtimali gözardı edilmemeli
21 Mart 2020 10:10

Çin’in güneyindeki Vuhan kentinde ortaya çıkan yeni tip koronavirüs 99 günde dünyanın yüzde 84’üne yayıldı, 10 binden fazla can aldı. 2007’de bilim insanlarının yeni tip koronavirüs uyarısı yaptığı ortaya çıktı

 

 

 

İndependent Türkçe’den Dora Mengüç’ün haberine göre Dünyanın (20 Mart 2020, saat 14.43 itibarıyla) 163 ülkesi yeni tip koronavirüs Kovid-19 ile mücadele ediyor.

İyi haber enfekte olan 86 binden fazla insanın tedavilerinin ardından taburcu olması.

245 binden fazla vaka ve 10 bini aşan ölüm sayısı ise birer rakam değil, insanların hayatlarının akışını değiştiren yadsınılamaz bir gerçek olarak karşımızda duruyor.

Virüs ilk çıktığında “Telaşa gerek yok” diyen Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) Kovid-19’u ‘pandemi’ ilan etmesinin üstünden 9 gün geçti.

Yani salgının bölgeler ve gruplar üstü, dünyanın tamamını etkisi altına alan bir hastalık olduğu teyit edildi.

Düne kadar 3 bin 133 ölüm ile en çok kayıp veren Çin, artık ikinci sırada.

İki gündür ülke içi kaynaklı yeni vaka görülmedi.

İlk vakanın 31 Ocak’ta görüldüğü İtalya sadece 49 gün içinde 3 bin 405 insanın hayatını kaybetmesiyle en çok ölümün görüldüğü ülke haline geldi.

İnsanlara bulaşabilen virüs şiddetli akut solunum sendromuna neden olan SARS ile aynı virüs ailesinden geliyor.

318441-2142576623

2002-2003 yılları arasında yayılan SARS, yaklaşık 800 insanın ölümüne neden olmuştu.

Kovid-19’un ise farkı yayılma hızı.

SARS ve MERS gibi yeni virüsün genetik materyali de RNA adı verilen yapı ile aynı özelliği taşıyor.

Virüsün geçen yıl Vuhan’da yasadışı satılan bir yemek marketindeki yarasadan kaynaklandığı sanılıyor.

Araştırmalar yarasaların hayvanlar alemindeki diğer takımlara göre daha fazla zoonotik hastalık (hayvanlardan insanlara bulaşan hastalıklar) barındırdığını gösteriyor.

Çinli yetkililer salgının ilk günlerinde ülkedeki pazarlar, süpermarketler, restoranlar ve internet üzerinden satış yapan şirketler için vahşi hayvan ticaretini de geçici olarak yasakladığını duyurmuştu.

Aslında ilk vaka görüldüğünden bu yana herkesin en sık sorduğu soru virüsün yarasalardan geçip geçmediği.

 

 

3 gün önce yayınlanan rapor: Yarasa senaryosu ihtimal dahilinde
ABD merkezli temel biyomedikal bilimlerde araştırma üzerine odaklanmış tıp araştırma kurumu Scripps Araştırma Enstitüsü’nün 17 Mart’ta yayınladığı bilimsel makalede ele alınan senaryolardan birinde de yarasa-insan ilişkisi ele alınıyor.

Bağışıklık ve mikrobiyoloji konusunda uzmanlaşmış Doç. Dr. Kristian Andersen, koronavirüsün doğa tarafından üretilen süreç sonucu geliştiğini söylüyor.

Doğal seleksiyonun insan olmayanlardan insanlara geçişinin olduğu belirtilen senaryoda, yarasaların SARS koronavirüsünü doğal depolama niteliği taşıdığına vurgu yapılarak, benzer bir durumun yeni tip koronavirüs Kovid-19 için de geçerli olabileceği belirtiliyor.

Şu ana kadar yarasaların virüsü insanlara taşıdığı yönünde kayıtlara geçmiş resmi bir vaka olmasa da Scripps Araştırma Enstitüsü’nün yayımladığı son rapor yarasaların virüsün kaynağı olabileceğine işaret ediyor.

Ancak ne tespit ne uyarı yeni değil.

 

Bilim insanları 13 yıl önce yarasalar ile ilgili uyarmıştı
2007 yılının ekim ayında, yani milenyumun ilk küresel salgını SARS sona erdikten 4 yıl sonra, dört bilim insanı Amerikan Mikrobiyoloji Derneği’nde yayınladıkları akademik makalede dünyayı bugün sarıp sarmalayan soruna dikkat çekmişti.

Vincent C. C. Cheng, Susanna K. P. Lau, Patrick C. Y. Woo, ve Kwok Yung Yuen imzalı bilimsel çalışmada daha o dönem insanlar ile yarasalar arasındaki ilişkiye dikkat çekilmiş, “Yeni bir virüs ihtimali göz ardı edilmemeli” uyarısı yapılmıştı.

23 sayfalık çalışmada SARS ile vahşi hayan satışı arasındaki bağlantı şu sözlerle anlatılıyor:

Ağır akut solunum yolu yetersizliği sendromu SARS koronavirüs yeni milenyumun ilk önemli pandemik salgını. Çin’in güneyindeki hızlı ekonomik büyüme misk kedisi gibi hayvansal protein talebine neden oldu. Çok sayıda ve çeşitli türdeki bu vahşi memeli hayvanların tıka basa dolu kafeslerin içinde biyo-emniyet önlemlerinden yoksun pazarlarda satılması bu virüsün hayvanlardan insanlara geçmesine neden oldu.

O dönem bilim dünyasının üç yıl gibi bir süre zarfında 4 binden fazla bilimsel araştırma yayımlayarak sorunun kaynaklarına inme konusunda başarılı olduğunu ifade eden çalışmada, 17 yıl öncesinde yaşananlar “2003 yılının sonlarına doğru SARS’ın ortaya çıkışı Çin’in güneyindeki vahşi yaşam marketlerinde nalburunlu yarasaların benzer bir virüsü taşıdığı döneme denk geldi. Bu yarasalar tehlike içeren virüsün geçişinde etkili oldu” cümleleriyle izah edilmişti.

2

 

 

“Yeni görülen ve bir kez daha ortaya çıkan enfeksiyon faktörü olarak SARS” başlıklı makalede SARS’ın adım adım nasıl yayıldığı da anlatılıyor.

O süreçten bahsedilirken vahşi hayvanlar ile insanlar arasındaki temasa da dikkat çekiliyor:

 

 

SARS koronavirüsün yol açtığı ilk bilinen ciddi pandemi.
Hastalığın 2003’te çıkmasıyla beraber beş kıtada, 30’dan fazla ülkede 8 bin 96 kişi enfekte oldu, 774 insan hayatını kaybetti.
Hastalık 2002 sonlarında, atipik bir sendrom şeklinde ilk olarak Guangdong eyaletinde kayıt edildi.
Daha sonra Çin’in Guangzhou eyaletinin 24 kilometre uzağında yer alan Foshan kentinde kendini gösterdiği ifade edildi.

 

 

Yarasayla temas eden şef aşçı 11 kişiye birden bulaştırmış

 
Amerikan Mikrobiyoloji Derneği tarafından yayınlanan çalışmada o dönem vahşi hayvanlar ile temasın nasıl yapıldığı ve sonucunun ne olduğu, virüsün Çin ana karasından Hong Kong’a nasıl taşındığı da vakalar üzerinden detaylıca anlatılıyor:

Shenzhen eyaletindeki Heyuan şehrindeki bir restoranda çalışan şef aşçının SARS’a yakalanan ikinci kişi olduğu belirtildi.
Vahşi hayvanlar ile direkt teması olan hastanın yanı sıra, eşi, iki kız kardeşi ve kendisiyle temas eden hastanedeki 7 sağlık çalışanı da enfekte oldu.
16 Kasım 2002’den 9 Şubat 2002’e kadar Çin ana karasından 305 vaka tespit edildi, bunlardan 105’i sağlık görevlisiydi.
Virüsün yıkıcı boyutlara ulaşıp pandeminin başladığı yer ise Hong Kong oldu.
Böbrek bilimi konusunda ihtisas yapmış bir öğretim görevlisinin SARS’ın başlangıç noktalarından Guangzhou’daki bir hastanede ders vermesinin ardından virüs ona da geçti.
Ondan da 21 Şubat 2003’te Hong Kong’a taşındı.
Tek bir gün içinde profesör enfeksiyonu konakladığı oteldeki 16 kişiye bulaştırdı.
Açık akciğer biyopsisi yapılan kayınbiraderi SARS koronavirüsü nedeniyle karantinaya alınan ilk kişi olarak resmi kayıtlara geçti.

 

 

Kısa süre içinde SARS koronavirüsünün ve benzeri virüslerin vahşi misk kedisi ile vahşi rakun köpeğinde de bulunduğu ve hayvanların Guangdong’daki pazar yerlerinde tüketilmek üzere satışının serbest olduğu ve söz konusu hayanların insanlara bulaşan virüsün kaynağı olabileceği belirtildi.

Çok sayıda araştırma virüsün moleküler adaptasyonunun türler arası bulaştırma kaynaklı olduğunu, bunun da vahşi hayvanlardan insanlara geçiş anlamına geldiğini ortaya koydu.

 

Yarasaların insanlara virüs bulaştırabileceği 15 yıl önceden haber verilmişti

 
Makale 2005’te nalburunlu yarasalarda koronavirüse rastlandığına işaret ediyor:

16 Eylül 2005 tarihinde SARS koronavirisü nalburunlu yarasalarda da saptandı.
Daha sonra yürütülen çalışmalar SARS koronavirüsünün gen kimliğinin yüzde 90 oranında yarasalarda olduğunu doğruladı.
Yarasaların SARS koronavirüsünü doğal rezerv eden canlılar olduğu, Hendra ve Nipah virüsü taşıyan meyve yarasalarının da benzer bir durum teşkil ettiği ifade edildi.

 

 

“Yeme kültürü Çin’i saatli bombaya çeviriyor”

 
Makalenin kapanışında ise nal burunlu yarasa ve beraberindeki egzotik vahşi hayvanların Çin’i tehlikeli bir konuma soktuğu öne sürülüp, gelecekte benzer durumlar ile karşı karşıya kalınabileceği ön görüsünde bulunuluyor:

Yarasa gibi vahşi hayvanları yeme kültürü Çin’in güneyini zaman ayarlı bombaya çeviriyor.
SARS ve benzeri alışılmışın dışındaki virüslerin hayvanlar veya laboratuvarlardan yeniden ortaya çıkma ihtimaline karşılık hazır olma durumu göz ardı edilmemeli.

Çin’in güneyindeki pazarlarda 24 Şubat 2020 tarihine kadar 54 vahşi hayvan etinin satışı serbestti.

Kovid-19 ile birlikte tırmanan tartışmaların ardından Pekin hükümeti geçici olarak getirdiği satışları durdurma kararını kalıcı hale getirmişti.

Fotoğraflar: AFP

Yorumlar

Yorumlar