Bence herkes terk etsin

Bence herkes terk etsin
31 Mayıs 2020 13:22

29 Mayıs akşamı idi.

 

Safile USUL H&H YORUM

 

Televizyonu bir açtım, tüm kanallarda 1453 İstanbul’un alınışı canlandırılıyor.

 

Nasıl bir canlandırma olduğunu da anlamadım. Hala bilmiyorum.

 

Yani, sanal mıydı, dekorasyon mu yapılmıştı, anlamadım ve çok kitch idi.

 

İstanbul ben doğduğumda bir defa kesin olarak alınmıştı.

 

Bundan hayatım boyunca hiç şüphe de duymadım.

 

Şimdi ben doğduktan bilmem kaç sene sonra, İstanbul’un alınmış olmasının birden bire tüm tv kanallarında aynı anda canlı olarak yayınlanması acaip garip ve kitch idi.

 

Yunanistan’a cevap olarak yorumladı bunu hükümete yakın bazı yorumcular.

 

Yunanistan’a cevap ama böyle verilmez.

 

Şimdi…

 

Bugün hiçbir modern ulus bin yıl, 500 yıl önceki tarihsel olayları bu şekilde canlandırma yaparak kutlamıyor.

 

Bu çünkü günümüz için kontra-produktif.

 

Her millet tarihte birbirine nasıl çok afedersiniz, çok çok afedersiniz, “geçirdiğini” anlatırsa her gün tv’lerde canlı olarak, bundan ancak düşmanlık ve tahrik çıkar.

 

Hem ne gerek var bu gösteriye, emin değil misiniz İstanbul’un Türkiye’nin olduğundan.

 

Yoksa İstanbul’un bizim olduğundan emin değil misiniz?

 

Ayrıca, tarihte olanları devamlı kaşımak, bizi AB içinde de hem komik, hem ilkel hem de işbirliği yapılamaz makul olmayan ülke konumuna sokuyor.

 

Tüm ülkeler tarihte birbirinden toprak aldı ama devamlı tarihsel savaşlar canlandırılmaz ki.

 

Bitti onlar. Herkesin toprağı belli.

 

Türkiye’ye hala düşman ve Türkiye yıkılsa kına yakacak bazı ülkeler var, bunu biliyoruz ama bunlara karşı kullanılacak yöntem bu olamaz.

 

Bunun yanı sıra, 29 Mayıs gecesi tüm tv kanallarının aynı anda ve saatler boyu, Kuzey Kore’deymişiz gibi, aynı yayını yapmaları berbat bir tablo idi.

 

Ve, işte Muharrem İnce o anda program yaptığı kanal da kendisiyle röportajı kesip, bu yayına bağlandığında stüdyoyu terk etmiş.

 

Çok iyi etmiş.

 

Bence bundan sonra herkes yapsın bunu.

 

Artık öyle bir hale geldi ki, bu anormal tablo normalmiş gibi kabul edilir oldu.

 

MUHALEFET BİR ÜLKENİN BAŞ PRESTİJİDİR

 

Minneapolis’de boğazına basılarak öldürülen siyahi Amerikalı’nın görüntülerine bakmak bile çok ağırdı.

 

Anlamak istedim nasıl öldüğünü ama bunun için bile bakmaya dayanmak çok zordu.

 

Fakat şunu anlamak hemen mümkündü bakınca ki, yere yatırılan adamın kafası yarı dönük, yani boğazı açıkta.

 

Ve, bu polis denen canavar, diziyle bastırırken aslında yerde yatan adamın tam boğazına bastırıyor.

 

Bunu fark etmemesi de imkansız.

 

Ama nefret dolu ve insan değil o polis kılıklı.

 

Bu manzarayı gördüğüm gün, içimde ABD’ye karşı çok büyük tepki oluştu.

 

Amerika gözümde küçüldü, küçüldü ve mide bulandıran bir sinek oldu.

 

Ne zaman ki ama, Trump’ın solcu diye aşağıladığı Minneapolis belediye başkanını konuşurken gördüm, Amerika ülke olarak gözüme farklı gözükmeye de başladı.

 

Bu benim yaşadığım enstantene aslında bu dünyadaki insanların çoğunun yaşadığı bir şey.

 

Zulüm varsa, haksızlık varsa, demokrasi yolları tıkalıysa o ülke dünyanın gözünde küçülüyor, değersizleşiyor.

 

Ama bu durumda, muhalefet varsa aynı ülkede ve insanlığı ve çağdaş siyasal değerleri temsil ediyorsa, o ülke değer kazanıyor dünya gözünde.

 

Biz de muhalefetimiz kadar değer sahibiyiz dünyada. Bundan herkes emin olabilir.

 

 

Safile USUL Twitter

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Özdil TBMM’yi aşağılamıyor, başka bir şeyi aşağılıyor!
Çok tatlısınız
9 yerinden bıçakla, 54 gün