‘Başkentgaz zaten kurumlar vergisinden muaf tutulmuş; Kızılay üzerinden Ensar Vakfı’na bağış meselesi göründüğünden daha derin’

‘Başkentgaz zaten kurumlar vergisinden muaf tutulmuş; Kızılay üzerinden Ensar Vakfı’na bağış meselesi göründüğünden daha derin’
3 Şubat 2020 12:22

Vergi Uzmanı Ozan Bingöl, Başkentgaz’ın Kızılay üzerinden Ensar Vakfı’na yaptığı 8 milyon lira değerindeki bağış tartışmasında meselenin göründüğünden daha derin olduğunu söyledi. Başkent Doğalgaz Dağıtım şirketinin 2016 yılının şubat ayında “Gayrımenkul Yatırım Ortaklığı” (GYO) statüsüne dönüştürüldüğüne ve bu yolla vergiden zaten muaf tutulduğuna dikkati çeken Böngöl, “Gaz dağıtım şirketi nasıl olur da kazançları vergiden istisna olan Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Statüsü elde eder?” diye sordu.

 

 

 

Şirketin vergiden kaçmak amacıyla Kızılay üzerinden bağış gerçekleştirdiği” yorumlarını yüzeysel olmakla eleştiren Bingöl, meselenin bu yolla “peçelendiğini” ifade etti. 2013 yılında özelleştirme ile alınan gaz dağıtım firması için kurulan GYO’nun Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) belirttiği gibi “gaz dağıtım” işi olarak GYO kapsamında bulunmadığını ifade eden Bingöl, konu ile ilgili SPK’nın sitesindeki Seri: VI, No: 11 “Gayrimenkul Yatırım Ortaklıklarına İlişkin Esaslar Tebliği” bölümüne işaret etti.

 

 

 

“Kurumlar vergisi ödemeyen bir şirketin bağışı nereden yaptığının bir önemi yok”

 

 
Bağışlama işleminin yapıldığı tarihte ilgili şirket GYO olduğundan Kurumlar Vergisi Kanunu 5/1-d maddesi gereğince açık ve net olarak Kurumlar Vergisinden istisnadır. Tartışmalara konu bağışı yapan işletme, gaz dağıtım hizmeti vermesine karşın, bir türlü gayrimenkul yatırım ortaklığı statüsü elde ederek kurumlar vergisinden istisna tutmayı başarmıştır. Bu nedenle bağışı ne kadar ve nereye yaptığının vergisel açıdan bir önemi yoktur. Çünkü şirket bağışlama işleminin yapıldığı dönemde GYO’dur ve bu nedenle kurumlar vergisi ödememektedir. Zaten kurumlar vergisi ödemeyen bir şirketin bağışlama işlemini nereden yaptığının da önemi de kalmamaktadır.

Kamuoyunda yanlış algılara sebebiyet verecek şekilde yazılan; şuraya bağışı yapsaydı şu kadar vergi öderdi, şöyle olsaydı bu kadar vergi öderdi, bu işin şu kadar mali nitelikli cezası vardır, vergi ödememek için bu işlem yapılmıştır gibi söylemler açıkladığım nedenlerden dolayı vergi hukuku, tekniği ve uygulamaları konusunda yeterince bilgi birikimine sahip olmayanların ortaya koyduğu bir yaklaşımdır. Bilgisizlikten kaynaklanacak böyle yorumlar mazur görülebilir. Ancak bu tür yorumlar işin asıl mahiyetinin anlaşılmasına engel olmak için yapılıyorsa bunu mazur görmek mümkün değil. Ayrıca bugüne kadar kamuoyunu doğru bilgilendirmek gerekir.

 

 

Bingöl, Maliye Bakanlığı’nın ‘işin mahiyetine’ ilişkin açıklamasına dikkati çekti

 
Konu ile ilgili olarak 2017 yılının sonunda Maliye Bakanlığı’nın 13 nolu Kurumlar Vergisi tebliği yayımlayarak “ünvanının GYO olması kesinlikle kurumlar vergisi istisnasından yararlanır anlamına gelmemektedir, işin mahiyetinin de buna uygun olması gerekmektedir” ifadesini hatırlatan Bingöl, “Bu tarihten itibaren kurumlar vergisi vergi alınmış mıdır? Alındı ise ne kadarlık bir kurumlar vergisi tahsilatı yapılmıştır?” sorusunu yöneltti.

 

Vergi Uzmanı Bingöl şu soruları yöneltti:

 

Gaz dağıtım şirketi nasıl olur da kazançları vergiden istisna olan Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Statüsü elde eder?
Yıllık kazancının değil 8 milyon doları, 2017’den beri tüm kazançları vergisiz olur?
2017 yılında GYO statüsünün alınmasında süreç doğru işlemiş midir?
Konu ile ilgili olarak 2017 yılının sonunda Maliye Bakanlığı da 13 nolu Kurumlar Vergisi tebliği yayımlayarak “ünvanının GYO olması kesinlikle kurumlar vergisi istisnasından yararlanır anlamına gelmemektedir, işin mahiyetinin de buna uygun olması gerekmektedir” demiştir. Bu tarihten itibaren kurumlar vergisi vergi alınmış mıdır? Alındı ise ne kadarlık bir kurumlar vergisi tahsilatı yapılmıştır?
Diğer bir soru ise, ilgili şirkete GYO statüsü sağlandığından dolayı devletin vergi kaybı var mıdır? Varsa devletin toplam ne kadarlık bir vergi kaybı olduğudur?
Bağış işleminde tartışılması gereken ise, GYO olan şirketin bağışlama işleminin vergisel açıdan ilgili şirkete sağlayacağı hiçbir fayda yok iken neden Kızılay buna alet edilmiş ve onun üzerinden işlem yapılmıştır?
Kızılay bu işe neden alet olmuştur?
Bağışın farklı kurumlar üzerinden dolaştırılarak yapılması suretiyle bağıştan nihai olarak yararlananlara ulaşılması mı engellenmektedir?

 
Ozan Bingöl’ün yazısı ilk olarak vergiyedair.com sayfasında yayımlanmıştı. Yazının tamamına ulaşmak için tıklayın.

Yorumlar

Yorumlar