Bakış ayarını değiştirmek

Bakış ayarını değiştirmek
29 Ocak 2020 17:30

Ekrem İmamoğlu deprem bölgesini ziyaret ettikten sonra Erzurum’a gidip, ailesi ile kayak tatili yapması konusunda bir bakış açısına sahip.

 

 

Safile USUL H&H YORUM

 

Şöyle düşünüyor olmalı…

 

“Çoluk çocuğum beni zaten göremiyor, okullar da yarıyıl tatilinde, birkaç gün onlarla tatil yapmak benim ve ailemin hakkı.”

 

Ki, ailesinden de böyle bir talep geliyordur.

 

İmamoğlu geçen seferki tatil olayında, “Çalışan tatil yapar, çalışmayanların tatil ihtiyacı olmaz” demişti. Bu cümleden de onun olaya bakışını görebiliyoruz.

 

Ki, bu düşünce ve görüş açısı salt olarak bakıldığında tamamen doğru.

 

Ancak bakış açısının ayarı için ben şöyle bir tablo çizip onun üzerinden olayın bir başka yönden hissi hakkında bir fikir vermeye çalışmak istiyorum.

 

Diyelim ki, sizin, benim veya İmamoğlu’nun hayatında önemli olan bir insan hayatını kaybetti.

 

Yine diyelim ki, çok sevdiğiniz bir yakınınız veya dostunuz veya akrabanız sizin yakınınızın cenazesine geldi.

 

Birgün kaldı, cenaze törenine katıldı.

 

Ertesi gün de sizin yaşadığınız şehre komşu bir şehirde tatile gitti. Deniz tatili, kayak tatili vs.

 

Ve, ordan fotoğraf paylaştı.

 

Siz de o fotoğrafı gördünüz.

 

Ne hissedersiniz?

 

Ne hissedersiniz bir düşünün?

 

Muhtemelen bir burukluk, di mi?

 

Veya sizin acınızı paylaşıyor olmadığı duygusu, di mi?

 

Veya, cenaze törenine şekil olarak geldi, ama içinde acı yok duygusu, di mi?

 

Yani, diyelim ki benim bir kardeşimin eşi öldü (şehirler arasındaki ilişki belki kardeşliğe benzeyebilir), ben kardeşimin eşinin cenazesine gittim, ertesi sabah da Bodrum’a uçtum ve ordan beach’den mayolu bir fotoğraf paylaştım veya Kartalkaya’dan kayak takımları ile…

 

Kardeşim bunu gördü.

 

Ne hisseder sizce?

 

Bence İmamoğlu olaya bir de bu gözlükle bakmalı.

 

Ve, İmamoğlu etrafında dönen bu tatil tartışması bitmeli.

 

Olay ciddi. Uyarı hepimizin görevi olmalı.

 

Şöyle bir husus da var…

 

Özel hayatlarda ölüm vakaları nadiren olur.

 

Oysa bizim toplumsal yaşamımızda devamlı bir acı var.

 

Ya deprem olur, ki deprem manyağı olduk artık, hergün deprem var bir yerde, ya bir sel olur, ya soğan patates bulmayız veya ıspanaktan zehirlemesi olur veya 30 kişi yanlış iğneden kör olur, kanser hastası ilaç bulamaz veya başka şey olur.

 

Bu durumda siyasi görevlilerin tatil yapabileceği bir ortamın olması çok zor.

 

Bu da var.

 

Ama yine de, tüm toplumun dikkatinin ölümlü bir depreme yöneldiği bir durumda, deprem bölgesinden hemen sonra kayak merkezine geçmek optik olarak kesinlikle çok sorunlu.

 

Evet, yarıyıl tatili de bir kere ve çocukların da başka tatili yok.

 

Bunların hepsini dikkate alıyorum ama yine de, en azından, optik olarak çok sorunlu bir durum bu.

 

Safile USUL Twitter

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Ola ki, inanan varsa
Corona aşısı 10 Avronun altında
Almanya Macron’u halleder