Bakınca içim kararıyor

Bakınca içim kararıyor
13 Kasım 2017 17:30

Tabii ki, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne istediğim gibi bir başkan seçilmesini beklemiyorum.

 

 

Safile USUL H&H YORUM

 
Bu mümkün değil şu dönemde.

 
Ama yine de en azından bakıp, mecburen görünce hemen kaçtığım bir yüz yerine, en azından Burhan Kuzu gibi komiklik hissi uyandıran birini tercih ederdim.

 
Çünkü biz sevsek de sevmesek de haberlere bakmak zorunda olan insanlarız.

 
“Bakmam, yüzünü görmem” deme şansına sahip değiliz.

 
İşte ben de yeniden AKP’nin, pardon Erdoğan’ın TBMM Başkan adayı olan İsmail Kahraman’ı ne zaman görsem içim kararıyor.

 
İçime karabasan çöküyor.

 
Hangi halde olduğumuzu çok derinden hissediyorum onu görünce.

 
Toleransa sahip olmayan, millete sert ama Erdoğan’ın yanında ilkokul öğrencisi gibi oturan, Atatürk adını hiç sevmeyen (acaba Atatürk buna ne yaptı, bi’ bilen var mı?), aklını TBMM’de bulunan Atatürk fotoğraflarına takmış olan, berbat mı berrrrbat bir TBMM binası oluşturan, TBMM binasına Taksim umumi helası kapıları gibi kapı taktıran, TBMM milletvekilleri binasının girişine garip garip ve keloğlan kitabı türü tablolar koyduran, baktıkça beni bir Türk olarak utandıran birisi bu.

 
Ya, biz Cumhuriyetçiler için bari komiklik hissi uyandıran Burhan Kuzu’yu seçtirseydiniz.

 
Bize de yazık değil mi ya.

 
Hiç olmazsa baktıkça çökmezdik ya.

 
Belki de Atatürkçü olduğunuz hususunda daha çok Cumhuriyetçi Türk avlardınız ha, ne dersiniz?

 
Yine ben şimdi haberlerde bunu göreceğim günde bilmem kaç posta.

 
Yine kaçırırım kafamı ve gözlerimi hemen ama çok ani hareketler de boyna zararlı kardeşim.

 
BİZE BİR 7.6 GELECEK Kİ….

 
Baksanıza…

 
Biz makro ve mikro siyasal meselelerle başa çıkamıyoruz ya.

 
İstanbul mahvoldu, mahv-ı perişan oldu ya.

 
İstanbul’da daha mahalle içinde bile trafik kuyruğu oluştu ya…

 
Biz şehrimizi aydaymışız gibi hiç yaşayamıyoruz ya…

 
Biz şehirlerimizin içine ettik ya…

 
Birgün bizi bir 7.6 vuracak…

 
Ki, 1906 San Francisco’su gibi darmadağın olacak bu şehir.

 
Taş üstünde taş kalmayacak.

 
İşte bize birgün bu olacak.

 
Ne trafik kalacak ne bir şey.

 
Ve, sonra bu şehir tüm günahlarımızın enkazı üzerinden yeniden yapılacak.

 
Yapmamız gereken hayatta kalarak İstanbul’u yeniden görmek için Yaradan’a dua etmek.

 
Celal Şengör Hoca da bugün tekrarladı 7.6 meselesini.

 
Ah bir de, bir hicvi var ki anlattıklarının…

 
Arabistan bize bindiriyormuş jeolojik olarak, bizi sıkıştırıp, itiyormuş, bundan dolayı Türkiye de batıya kayıyormuş karasal olarak.

 
Aynen.

 
Araplar bindirdikçe Türk milleti daha da batıya kayıyor.

 
Kayıyor kaymasına da.

 
Sağ kalabilsek bir de…

 
İSTANBUL KOMEDİ FESTİVALİ

 
Bu, dünya kraliçesi olabilecek kapasitede şehirde Cumhuriyet eğitiminin ve Cumhuriyet kuşaklarının kültürel birikiminden oluşan bir İstanbul Komedi Festivali var.

 
Bilet kalırsa gid’icem de…

 
İmkanı olan herkes gidip, “Ne mutlu ki, ben Türkiye Cumhuriyeti’nde yetiştim, onun okullarında okudum, ne güzel ki ben çok leziz bir Cumhuriyet kültürü konsüme edecek kadar şanslıyım” desin.

 

 

Safile USUL Twitter

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Rıza Zarrab olayına bakışım
Feyzioğlu’na ağır haksızlık
Bu güzel işte