‘Bakanlara papatya falı’

‘Bakanlara papatya falı’
11 Eylül 2019 13:23

Gazeteci Murat Yetkin AK Parti iktidarında kabinede yapılması olağan değişiklikleri ele aldı. Yetkin ‘radikal değişiklik’ denebilmesi için kabinede etkili olan bakanları ele aldı. Ve işte Yetkin’in bakanlıklara dair analizi:

 

 

 

Aslında kabine değişikliği denirken en çok bir kişinin yerini koruyup koruyamayacağına bakılıyor: Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak. Bunda yeni bir şey yok. Yeni bir şey, Erdoğan’ın önceki ekonomi kurmayı Ali Babacan’ın AK Parti’nin içinden çıkacak yeni partiyi bu yılın sonuna dek kuracağını nihayet açıklaması.

 

 

 

Böylece iki hafta içinde ikinci kere Erdoğan’ı bugünlere getiren ekipten, Ahmet Davutoğlu’ndan sonra, güçlü bir isim daha bayrak açmış bulunuyor. CHP’yi ilk defa AK Partinin önüne geçiyor gösteren Avrasya anketinde Babacan şimdiden AK Parti’den yüzde 5 kadar oy çekebilir gibi görünüyor; yüzde 50 artı 1 oy sisteminde bu ihtimalin Erdoğan’a maliyeti yüksek olur. Sadece o da değil; AK Parti içinde de sular durulmuyor. Erdoğan’ın 23 Haziran seçimleri öncesinde yeniden itibar ederek Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kuruluna aldığı Bülent Arınç, neredeyse çocuğu yaşındaki AK Parti Meclis Grup Başkan Vekili Bülent Turan’dan bir “Hadi oradan yahu!” lafı işitti. Gerekçe, görevden alınan HDP’li Mardin Belediye Başkanı Ahmet Türk’ün “Terörle alakası olmadığına inandığını” söylemesi.

 

 

Kilit önemdeki bakanlar: önce Albayrak

 

Birincisi, Albayrak, belki de yeni bir Cumhurbaşkanı yardımcılığı oluşturularak, ya da bir başka yetki statüsü ile Beştepe’ye çekilecek, Naci Ağbal ya da bir başka isim de Bakan olacaktı. İkinci ihtimal ise, Strateji ve Bütçe Başkanlığı yetkilerinin de fiilen Albayrak tarafından kullanılması, dolayısıyla gücünün daha da artması olabilirdi. Her iki senaryoda da Albayrak’ın sistem içinde kalacağı anlaşılabiliyor. AK Parti içinden ve dışından, parti ve devlet yönetiminde “aile” etkisi eleştiri konusu yapılırken, Erdoğan ve çevresinin konuya “kurban verildi” görüntüsüne yol açılmaması şeklinde baktığı anlaşılıyor.

 

 

Diğer kilit önemdeki bakanlar

 

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu: Çavuşoğlu halen AK Parti’nin 2001’deki kurucu ekibinde yer alıp da hükümet sistemi içinde makam sahibi olarak kalan, Erdoğan dışındaki tek isim. Eğer Binali Yıldırım, Fuat Oktay’ın yanı sıra Cumhurbaşkanı Yardımcısı yapılmazsa, tek isim olarak kalmaya devam edecek.

 

 

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar: Cumhuriyet tarihinin en önemli askeri yapılanma reformlarından birini de üstlenmiş vaziyette Akar; kolay değil, ordular dağıtılacak, yenileri kurulacak. Görevden alınması gerçekten “radikal” bir değişiklik olur; fazla mümkün görünmüyor.

 

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu: Albayrak ile arasının iyi olmadığı yolunda iddialara rağmen sadece Erdoğan’ın değil, Erdoğan’ın seçim (ve gizli koalisyon) ortağı MHP lideri Devlet Bahçeli’nin de güvendiği bir isim. Bahçeli’nin Soylu’ya tebrik ve teşekkür telefonu açtığı haberleri sadece üç HDP’li belediye başkanının görevden alınmasıyla değil, aynı zamanda doğu ve güneydoğuda çok sayıda kaymakam ve emniyet görevlisinin atamasında Bahçeli’nin önerilerinin de gözetildiğine bağlı olabilir. İç politikada keskin çıkışlarıyla da Erdoğan’ın hem kılıcı, hem kalkanı olabiliyor. Erdoğan, muhalefetin hedefindeki Soylu’yu görevden almasının zafiyet olarak algılanmasından rahatsız olabilir.

 

 

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül: Erdoğan’ın bir yandan kâğıt üzerinde de olsa Avrupa Birliği ile ilişkileri geliştirme söyleminde en önemli rollerden birisi Adalet Bakanı Gül’ün. Onun değiştirilmesi de şu aşamada yüksek bir ihtimal değil.

 

Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı Hakan Fidan: Fidan, Bakanlar Kurulu üyesi değil, ama hükümet uygulamaları üzerinde çoğu bakandan daha etkili ve güçlü. Son dönemde Vaşington Büyükelçisi olarak atanacağı üzerine söylentiler yayıldı, ancak Erdoğan, Fidan’ı yanında istiyor; Davutoğlu zamanında milletvekili yapmak istediğinde “Kara kutum” diyerek geri çevirdiği unutulmamalı. Öte yandan Suriye meselesinde ve (tıpkı Akar gibi) ABD ve Rusya ile ilişkilerin gizli diplomasi boyutunda üstlendiği roller var.

Bu isimler dışında bir değişikliği, kimse kusura bakmasın, Ankara’da bir siyaset değişikliğine yol açacak “radikal” değişiklik olarak görme imkânı bulunmuyor. Erdoğan’ın diğer isimleri değiştirmesinin, Örneğin teknokrat isimler yerine, seçimlerdeki yenilgi havasını telafi etmek gayretiyle siyasi isimler getirmesinin, yurt içi ve dışında parti içi hareketliliği dindirme ve kozmetik bir çaba olarak algılanma ihtimali yüksek.

 

 

Yazının tümünü okumak için tıklayınız

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar