Avantacılığın kitabını değil yazısını yazdım

Avantacılığın kitabını değil yazısını yazdım
3 Mart 2021 08:26

Katma değer üretmeden avantacılık yaparak para kazanma alışkanlığı eskilere dayanır bizde… Bir dönem Türk edebiyatı ve sinemasında bu sosyolojik gerçeklik işlenmiştir epeyce…

 

 

Salih Levent UĞURLU H&H YORUM

Fotoğraf: © REUTERS / THOMAS PETER

 
Edebiyatta Muzaffer İzgü’nün Orta Direği Yıkan Ayı’sı, Memduh Şevket Esendal’ın Hava Parası…

 
Sinemada Senarist Suphi Tekiner’in Dolap Beygiri, Umur Bugay’ın Kapıcılar Kralı…

 
Daha sayamadığım birçok eser bu çarpık zihniyeti anlatmıştır bizlere… Yıllar geçmiş, bu çarpık zihniyet yok olmamıştır… Yok olmasını bırakın bir de boyut atlamıştır…

 
Umur Bugay’ın avantacı Kapıcı Seyit’i müteahhitliğe terfi etmiştir… Suphi Tekiner’in sahtekar Banker Yakup’u baya baya devletten ihale koparan saygın iş insanına dönüşmüştür…

 
Kurnazlığın zeka ile karıştırıldığı bir toplumda Anadolu’nun bağrından kopup gelmiş pek çok “yiğit” şehir hayatına çabucak uyum sağlamış; tokatçılığın, avantacılığın kitabını yazmıştır…

 
Onların torunları bugün bayrağı devralmış gözüküyor. Bu üç kağıt ekonomisinde katma değer üretmeden zenginleşmenin kitabı yazılmaya devam ediliyor…

 
SAVCILAR GÖREVE

 
Öyle ya Covid aşısından komisyonculuk yapmak kimin aklına gelir? Millet canının derdine düşmüşken bundan avanta sağlamak nasıl bir düzendir?

 
CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, aracı firmanın Çin’den bedelsiz aldığı halde 12 milyon dolarlık fatura kestiği 1 milyon doz aşı için TBMM kürsüsünden savcılığı göreve çağırdı.

 
Emir, “Acaba Bakanlığın içerisinde bu firmayla ortaklaşan ve sadece ilk partinin komisyonu olan 12 milyon doların ve daha sonra kazanılacak komisyonların paycısı olan başka birileri mi var? “Aracı” deyin, “komisyoncu” deyin, “distribütör” deyin, hiç fark etmez. Bakın, bu firma kendi nam ve hesabına çalışıyor. Kendi nam ve hesabına Çin’den aşıyı getiriyor ve Türkiye Cumhuriyeti devletine, DMO’ya satıyor. Konşimento kime aitse malın sahibi odur. Keymen firması bu malın aracısıdır, bu mal ticaretinden de para kazanmaktadır. Şimdi burada sorun, bir firmanın para kazanması değil arkadaşlar. Burada sorun, fahiş fiyat farkıdır. Sadece ilk partiden kazanılan para 12 milyon dolardır, buna Meclis el koymayacaksa biz burada ne yapacağız Allah aşkınıza?” ifadelerine yer verdi.

 
DİYANET GÖREVE

 
Allah’tan korkun, kuldan utanın demeyeceğim… Neden diyeyim ki?

 
Kayseri Müftüsü müyüm, Ayasofya Camii imamı mıyım? Bu konudaki vasfım nedir?

 
İnsanları Allah’a davet etmek, daha doğrusu Allah’tan korkmaya davet etmek din görevlilerinin işidir, benim işim değil…

 
Onlar görevlerini ne kadar yapıyorlar günahları boyunlarına…

 
“Yüzde 99’u müslüman olan bir toplumda” yıllardır bitmeyen üç kağıt düzenin sorumlusu kimdir bilemem…

 
Ben değilim herhalde…

 
EDEBİYATÇILAR VE SENARİSTLER GÖREVE

 
Bu konuda da kızgınım…

 
Aziz Nesin’lerin, Memduh Şevket’lerin yaşadığı dönemdeki malzemenin daha çoğu var günümüzde…

 
Umur Bugay’ların, Suphi Tekiner’lerin sosyolojik tahayyül yeteneklerine ilham olacak ortamdan daha çoğu var günümüzde…

 
Baksan, muhalif sanatçının daha çoğu var günümüzde…

 
“Onların torunları bugün bayrağı devralmış gözüküyor. Bu üç kağıt ekonomisinde katma değer üretmeden zenginleşmenin kitabı yazmaya devam ediliyor” demiştim ya…

 
Sormak lazım… Peki o diğer güzel insanların torunları nerede?

 
Neden eleştirel bakış açısıyla harmanlanmış, mizah dolu bir roman ya da öykü okuyamıyoruz? Neden eleştirel bakış açısıyla harmanlanmış, mizah dolu bir sinema filmi izleyemiyoruz?

 
Oysa edebiyat ve sinema açısından kusursuz bir ortam var bana göre… Dünyanın başına bela olan Covid’in aşısından bile malı götüren o dayı kim merak etmiyor mu kimse?

 
Edebiyata, sinemaya uyarlayacak karakterlerin yaratıcıları mı yok?

 
Ne eksik acaba?

 
Yoksa Kemal Sunal’ımız mı eksik, Zeki-Metin’imiz mi?

 

Salih Levent UĞURLU Twitter

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Kim referans oluyor bu yamuk adamlara?
Uzayan kol adalet getirsin
Portakal çiçeği kokulu ülke