Atatürk ve İslam Dini

Atatürk ve İslam Dini
9 Kasım 2018 08:38

Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün, Hakkın rahmetine kavuştuğu 80’ci yılında, Halkın Habercisi ailesi olarak, Rahmetle anar. Ruhu şad, mekanı Cennet olsun. Amin.

 

 

Numan ALADAĞ H&H YORUM

 

“İnna lillahi ve inna ileyhi raciun”

 

Değerli okuyucularımız,
Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK’ün Balıkesir Zagnos Paşa Camiinde, Cumhurbaşkanı olarak, 18/Şubat/1924 tarihinde Okuduğu Hutbeyi siz değerli okuyucukarımızın bilgisine sunmaktan mutluyuz:

Atatürk bu Hutbeyi Cuma namazını takiben mimbere çıkarak hazır olan cemaata ve bütün Müslüman Türk Milletine hitaben okumuş. Bu Hutbe: Emekli Albay Hüsamettin Ertürk’ün hatıra defterinden alınmıştır.

”Sevgili milettaşlarım, hepiniz bilirsiniz ve kabul buyurmuşsunuzdur ki, Allah birdir ve şanı büyüktür. Bunun için Cenab-ı Hakkın Selamı, sevgisi ve hayrı üzerinize olsun. Peygamber Efendimiz Hazretleri Cenab-ı Hakk tarafından insanlara gerçekleri tebliğe memur Resul olmuştur. O, insanlara feyiz ruhu vermiş ve dinimizde yeryüzünde son din-i mubin olmuştur.

 

İslam dini mükemmeldir. Akli ve mantikidir. Arkadaşlar; Cenab-ı Hakk Peygambere mesaisinde iki hane layık görmüştü. Biri kendi ikamet eylediği hanesi, diğeri din işleriyle iştigal buyurduğu Allah’ın evi idi. Kendi hususi işlerini evinde görür, ammenin (Kamu), ümmetin hizmetini de Allah’ın evi olan cami-i şerifte rüyet (Görürdü) eylerdi. Biz de Hazreti Peygamberin usulüne göre inanarak milletimize taallu eden husus için şu Beytullah’ta toplandık. Şimdi Hazreti Allah’ın huzurundayız. Bunu bana kolaylık sağlayan Balıkesir’in dindar ve kahraman insanlarına arz-ı şükran ederim. Çok memnunum ve bu yüzden bu sevaba nail olacağımı da ümit ediyorum.

 

Efendiler, camiler biribirimizin yüzüne bakmaksızın yatıp kalkmak için yapılmamıştır. İbadet, din ve dünya için neler yapılması geldiğini düşünmek için yapılmıştır. Millet işlerinde her fert başlı başına bir hizmet ifa etmelidir. Bizde burada din ve dünya için, istiklal ve istikbalimiz için neler yapılmak geldiğini konuşacağız. Ben yalnız kendi düşündüklerimi söylemek istemiyorum. Hepinizin düşündüklerini anlamak istiyorum. Amal-i milliye yalnız bir şahsın düşünmesinden değil, bilimum efrad-ı milletin arzularının, elemlerinin muhassalasından ibarettir.

 

Efendiler, hutbe demek nasa hitap etmek demek, yani söz söylemek demektir. Hutbeyi irad eden hatiptir. Hazreti Peygamber (s.a.s.) olsun, Hulafa-i Raşidin Efendilerimiz bulunsun hutbeyi bizzat okuyarak (İrad) buyururlar ve günün meselelerine temas ederlerdi.

Minberler halkın dimağları, vicdanları için bir memba-ı feyz ve kudrettir. Fakat böyle olabilmesi için minberden akseden sözün anlaşılması gündeme mutabık olması gerekmektedir. Velhasıl yapılacak işler atılacak mühim adımlarımız vardır. Şimdi niçin layıkız sualine geliyorum:

 

Büyük Millet Meclisi ve onun anayasası fertlerin dinini tanımakta, onlara serbestçe ibadet hakkı vermektedir. Bunun dışında bir de devletin dini bir siyaset takip etmesi ve idaresi altındaki anasırın vicdan hürriyetlerine maddeten de olmasa manen baskı yapmasını istemek, takdir buyurursunuz ki, aklen ve mantıken doğru olmaz.

 

Din ile dünya işlerinin biribirinden ayrılmasını talep ettik..” okuduğu hutbe budur.

Mustafa Kemal Atatürk’ün İslam dini hakkında ki sözleri: ”Bizim dinimiz, ulusumuza değersiz, uyuşuk ve aşağı olmayı tavsiye etmez. Aksine Allah da Peygamber de insanların ve ulusların değer onurunu korumalarını emrediyor.” 1923

 

”Dinsel düşünce ve inançlara saygılı olmak, öteden beri doğal ve genel bir anlayıştır. Bunun tersini düşünmek için neden yoktur.” 1924

 

Atatürk’ün okuduğu hutbe ve sözleri ile İslamiyete, dini kavram ve kararlılıklarıyla ne kadar önem verdiğini siz değerli okuyucularımızın takdirine bırakıyorum.

 

Mustafa Kemal Atatürk’e, İslam dini düşmanıdır duygu ve düşüncesinde olanlar, bu yazıyı okuduktan sonra, elini vicdanına koyup iyi düşünmelidirler.

 

Ayrıca bu dini seslenişleri, okuyup iç-dış din istismarcı ve Fetö denen “Riyar ihanet şebekesi” gibi din tacirleri’nin, maddi-manevi rüşvetçi çıkarcılara dikkat etmeliyiz!

 

Kadirşinas Türk Milleti’nin, İslamiyete önem verdiğini fırsat bilerek riyakarlık duygularıyla harici-dahili din tacirleri ve çıkarcı rüşvetçiler, bu zihniyetleriyle İslam dinine önem veriyorlarmış gibi, Türkiye’nin sanayi ötesi toplum ve tarımda modern bir ülke olmasını engellemek, ilk hedefleri olduğunu unutmamalıyız!

 

Numan Aladağ diyor ki: “Gün çalışarak, üreterek dostumuzu, düşmanımızı ve çıkarcı-rüşvetçi riyakarları (İkiyüzlüleri) tanıma günüdür.”

 

Mustafa Kemal Atatürk’ü, 80’ci yılında ve bu vesile ile cümle vatan şehitlerini ve atalarımızı rahmetle anmak için, bilgimiz dahilinde Kur’an-ı Kerim okuyup, dua etmeliyiz.

 

Sohbetimiz ile ilgili bu bilgiler, dini-Milli ve tarihi konular bir hatırlatmadan ibarettir. Bu konuların önemini Türk İslam alemi olarak, onları nesilden nesile devretmemiz, İslam kültür ve gelenekleri en değerli miras olduğunun bilincinde olmalıyız.

 

Unutmamalıyız ki: Müslüman Türk Milleti olarak, daima Rahmetle anılabilecek miraslar bırakmalıyız. Rahmetle anılmak en büyük mirastır.

 

Milli varlığımız bakımından önemi çok büyük olan dini-Milli bayramları kutlarken, tarihi şahsiyetlerimizi, CUMHURİYETİ’mizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü unutmuyor; 80’ci ölüm yıldönümünde de Rahmetle anar. Ruhu şad, mekanı Cennet olsun

 

Bu duygu ve düşüncelerle, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, insanlık tarihine ve insanlığa hizmet etmiş ve bu uğurda canlarını feda eden cümle Vatan şehitlerimizi ve Avusturalya-Silver şehri, Brokin Hil savaşında şehit olan iki isimsiz Kahraman Türk’ü de, Rahmet, Gazilerimizi minnetle anar. Hasta ve yaralılara acil şifalar dileriz.

 

HUTBE’NİN KAYNAKÇASI:
Dini hitabet dersleri ve mesleki uygulama. 6 Baskı. Yazar: Ahmet Yüzendağ 30/03/1964

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Atatürk ve İslam Dini
Cumhuriyet ve tarımla geleceğimiz daha güvenlidir
Her şey milli ekonomi için