Anadolu’nun işgalini referandumda ‘Hayır’ diyerek önleyeceğiz

Anadolu’nun işgalini referandumda ‘Hayır’ diyerek önleyeceğiz
27 Şubat 2017 09:47

Sevgili okuyucularım, AKP hükümeti liderleri tarafından yurdumuz Anadolu’nun her santimetre karesi Suriyeli Arap sığınmacıların milyonlar halinde içeri alınmasından itibaren Türk milletinin atalarının yüzyıllar boyu süren kanlı savaşları sonrası bu aziz topraklar işgal edilmeye başlanmış ve araplaşma ile birlikte bu soysuz işgal hızla artarak devam etmektedir.

 

 

 

 

İbrahim ÖZDOĞAN H&H YORUM

 

Bir ülkenin toprakları üç tarzda işgal edilir.

 

 

Bunlar, bir savaş sonucu yenilen ülkenin topraklarının tamamının veya bir kısmının düşmanlarca işgal edilmesi, ikincisi bazı ülkelerin topraklarının yıllarca maruz kaldıkları terör eylemleri sonucu, terör örgütlerine boyun eğerek topraklarının bir kısmını ve/veya egemenliğini terör örgütüne devrederek işgal edilmesi ve üçüncü olarak da, ki en soysuzu budur, başka ülkelerde çıkan iç savaş sonucu mağdur olan, zulme uğrayan milyonların başka ülkelere sığınmacı olarak göç etmesidir.

 

 

Türk’ün öz yurdu Anadolu, AKP döneminde üç şekilde de işgal edilmiştir ki, bunların en katmerlisi ve şerefsizi Suriyeli sığınmacıların Türkiye’yi yöneten/yönetenlerin Arap sevdalılığı, Arap hurafelerine dayalı din eksenli yönetimleri sayesinde topraklarımızı işgal etmesidir.

 

Bu makalede esas bu işgal yöntemini işleyeceğiz ama bir iki tümce ile AKP lider/liderleri tarafından diğer işgal yöntemlerinin nerde uygulandığını hemen anımsatarak ilgili konumuza geçelim.

 

Ülkemizin on sekiz adasının savaşılması gerekirken, savaşsız olarak Yunanistan’a bilinli olarak kaptırılması ayrı bir işgal yöntemi olmuştur ki, bu AKP döneminde olmuştur.

 

Bu günlerde Yunan tarafından diğer on sekiz ada gibi daha önce işgal edilmiş Kardak adası ile ilgili olarak Yunanistan silahlı kuvvetleri ile yapılan askeri ve diplomatik gerginlik tamamen sunidir ve referandumda ”evet oyunun ağırlık basmasına yöneliktir.

 

Böyle bir numara adice bir şark kurnazlığıdır.

 

En son olarak Yunanistan savunma bakanı ”Türk genel kurmay başkanı isteseydi de Kardak adasına çıkamaz, bunun sonucuna katlanır, adadan nasıl döneceğini hesap edemezdi’‘ diyerek Türkiye’ye meydan okumuştur.

 

Çünkü Yunanistan da bunların referanduma yönelik pis bir numara yaptığını çok iyi biliyor.

 

Eğer AKP yönetimi Kardak ve diğer Yunanistan tarafından işgal edilmiş on sekiz ada hususunda içten olsaydı, şimdiye çoktan bu adaların hepsi bir günde geri alınır ve Yunan savunma bakanı tarafından tehdit edildiği gün Türk genel kurmay başkanı güçlü askeri birliklerce Kardak’a çıkar, göndere şanlı Türk bayrağını çekerdi.Nokta.

 

Türk topraklarının bir kısmının terör örgütlerine teslimi ve/veya egemenliğinin verilmesi hususundaki AKP liderinin uygulamasına en iyi örnek, barış süreci denilen ihanet süreci ile sonuç olarak güneydoğu bölgemizin kazdıkları hendekler ve ağır silahlarla teröristlerin bu vatan topraklarımızı fiilen işgal etmeleriydi ki, sicili bu hususta da bozuk bir AKP yönetimi referandumda ”evet” çıkarsa barış süreci denilen ihanet sürecini yeniden başlatıp eyaletler adı altında teröristlerin egemenliğine verilmeyeceğinden zerre kadar emin değiliz, çünkü bu diktatoryal anayasa ile başkana bu yetki veriliyor.

 

Şimdi geçelim esas inceleyeceğimiz savaşsız olarak Anadolu’nun Arplar tarafından bilinçli olarak işgal ettirilmesi ve zorla yapılan araplaşma sendromuna.

 

Hemen tezimizi hiçbir tartışmaya meydan vermeden ortaya koyalım.

 

AKP iktidarı önderleri Türkiye’yi yukarıda belirttiğimiz gibi Arapçılık ekseni, Türk ve Türklük karşıtlığı paradigması ile yönetmekte, icraatlarını fütursuzca bu doğrultuda giderek aratan bir ivme ile yapmaktadırlar.

 

Öncelikle bir gerçeği ortaya koyalım ki, herhangi bir ülke insani nedenlerle başka ülkelerin zorda kalmış insanlarını sığınmacı olarak alır ama bunun milli güvenlik, demografik tehlike, ekonomik-sosyal-kültürel sıkıntılar göz önüne alınarak bir sınırı vardır.

 

Hatta Suriye’den Türkiye’ye sığınmacılar akın akın gelmeye başladığı zaman, bu rakam iki yüz bin-bu bile milli güvenlik açısından tehlikeliydi-olarak açıklanmıştı ama daha sonra bu sayı Türkiye’nin intiharı olan onların resmi rakamlarına göre üç milyon, aslında beş milyon Arap Anadolu topraklarına Türk milletini araplaştırmak, demografik skalada Türk nüfus oranını aşağıya çekmek için yerleştirildi ve şimdi de vatandaş yapılıyor bu vatanını savunmasız bırakıp kaçan bu çopur Araplar.

 

Bu Arap yığınların bu kadar sayıda kabulü ve şimdi de vatandaş yapılması Anadolu’nun işgalidir.

 

Şimdi AKP’nin ulu önderlerine şnu soruyorum:madem Suriye’nin çoğunu terör gruplarından temizlediniz, yoksul işsiz milletimizin ekmeğine ortak olup sırtına binmiş milyonlarca kemirgen Arabı neden ülkelerine göndermiyorsunuz?

 

Buna yanıt veremezler, çünkü niyetleri ve yöneldikleri hedef farklı.

 

Bu hedef nedir?

 

Anadolu’yu daha fazla sayıda Arap ile işgal ettirmek ve kritik sınıra gelindiğinde, yani bugün hakim ve baskın durumda olan Türk nüfus oranı aşağıya, yani Türk olmayanların-bunların içinde her ırk olabilir-oranı baskın olunca Türkiye’yi sadece bu referandumda sağlanması istenen rejim değişikliği değil, kültürü, sosyal yaşamı, gelenek görenekleri, dili ile yani Türk ve Türklüğü ilgilendiren her şeyi ülke sathından temizleyip, başta Arap hakimiyeti, arapçılığı yerleştirmek istemektadir AKP’nin kodamanları.

 

Referandumda ”evet” galip çıktığı taktirde neler olacaktır AKP kodamanlarının Arap sevici politikaları doğrultusunda?

 

Öncelikle dünyanın her tarafındaki miyonlarca Arap harplerde veya terör nedeniyle mağdur olmuş numaralarıyla Anadolu yeni işgal dalgalarına uğrayacaktır.

 

Bu defa kaç milyon Arap yurda sokulur bilmem ama AKP kodamanlarının bu husustaki temel politikası, yukarıda da açıkladığım gibi demografik yapımızdaki Türk nüfus oranının azınlığa düşmesi ölçütüne dayanmaktadır.

 

Bunlar vatanımızın ve seksen milyonluk Anadolu evladının güvenliğini korkunç olarak sarsan politikalardır ama nokta kadar kuşkunuz olmasın ki, referandumda ”evet’‘ çıkması sonucu derhal uygulamaya konulacaktır.

 

Yemen’de kendi soydaşı Suudi Arap hükümeti tarafından yıllardır katledilen milyonlarca Arap’da Müslüman kardeşlerimiz yaftası ile Suriyeliler gibi Türk milletinin bağrına hançer gibi saplanacaktır.

 

Daha nerelerden Anadolu’ya zulme uğrayan Müslüman kardeşlerimiz yaftalaması ile kirli milyonlar sokulacaktır?

 

Afganistan, Pakistan, Bengladeş gibi teröre maruz kalmış veya bizzat teröre bulaşmış topluluklar Anadolu’ya sokularak işgal ettirilecektir.

 

Hatta Afrika’nın çeşitli ülkelerinden Zenciler bile teröre uğramış veya açlıktan ölen kardeşlerimiz numarasıyla Anadolu işgal ettirilecektir.

 

AKP’nin ulu önderlerinin Afrika’ya neden sık sık giderek Zenci çocuğu başı okşayıp gözlerinin yaşardığını çok iyi anlıyoruz.

 

Bu beyefendilerin siz hiç Türk şehitlerinin çocuklarının başlarını okşayıp, gözlerinin yaşardığını gördünüz mü?

 

Göremezsiniz, çünkü politikalarının ekseni Türklük karşıtlığı, Arap ve Zenci severliğe dayanır.

 

Bu adamların Zenci severliği neredn gelir?

 

Bunlar dogmatik din eksenli düşündükleri için İslam tarihindeki ilk müezzin olan Bilal-i Habeş’in-Habeşistanlı Bilal- Zenci olmasından ileri gelmektedir.

 

Diğer taraftan Anadolu’nun en gözde alanları, başta Marmara bölgesi ile Karadeniz bölgesi olmak üzere zengin Araplara, perde arkasında dönen okus pokusla peşkeş çekilmektedir ki bu araplaşmanın en önemli ayağını teşkil etmektedir.

 

Okullara Arapça ve siyer adı altında Arap tarihi derslerinin konulması Türk çocuklarının Araplaşması hususunki eğitim ayağını teşkil etmektedir.

 

Bugün Suriyeli sığınmacıların her türlü gereksinimi sağlandığı gibi 1500 TL gibi bir maaş verilmekte, sağlık ve ilaç masrafları bedava karşılandığı gibi üniversitede okuyan öğrenilerden de eğitim harcı alınmadığı gibi bedava burs verilmektedir.

 

Türkler ne yapıyor?

 

Vatanlarını onursuzca bırakıp kaçan bu aşağılık Araplar uğruna Suriye’de savaşıp can veriyorlar.

 

Türkler, Araplar uğruna bin yıldır tarihin her döneminde olduğu gibi savaşıp canlarını verirken, onlar Türkiye’de rahatça durmadan seks yaparak hızla nüfuslarını artırmaktadır.

 

Bunu kim sağlıyor?

 

AKP’nin Arap ve Zenci aşığı kodamanları.

 

Yani ”evet”in mimarları.

 

Muhalif politikacılar, Suriyeli sığınmacı milli güvenlik sorununu kamuoyuna yeteri kadar anlatamadılar.

 

Şimdi referandum için çalışırken yukarıda yazdığım gerçekleri halka çok iyi anlatılması gerekir, çünkü kamuoyunda bu konuda ciddi anlamda homurdanmaların başladığını ve sosyal medyada yoğun olarak işlendiğine ben de tanık olmaktayım.

 

Hakikaten referandum için Suriyeli sığınmacılar ve ”evet” galip gelirse daha fazla sayıda Arabın -diğer coğrafyadakilerde dahil olmak üzere-AKP tarafından Anadolu’ya milyonlar halinde sokularak topraklarımızın savaşsız olarak işgal ettirileceği işlenirse ”hayır”ın ağırlıklı olarak galip geleceği hayal olmaz.

 

Kısaca sonucu belirtirsek Anadolu’yu işgalden kurtarmanın en kestirme ve kısa yolu referandumda ”hayır” mührünü tapu gibi basmaktan geçer.

 

Çünkü bu referandumda AKP mağlup olduğu taktirde AKP’nin baş ve köşe taşları patır patır dökülecek, en kısa zamanda Türk milletinin başından çekilecektir.

 

Referandumda ya ”hayır” deyip İstiklal savaşı yapmışçasına kurtulacağız, ya da AKP’nin ”evet”ine teslim olup yurdumuzu yukarıda açıkladığım nedenlerden dolayı, bizi tarihin her döneminde sırtımızdan hançerleyen Araplar ile Müslüman kardeşler yaftası ile yabancılara işgal ettireceğiz.

 

Nokta.

 

İbrahim ÖZDOĞAN Twitter

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Türk Milleti, Cumhuriyeti yeniden kurmak için büyük zafere kilitlendi
23 Haziran İBB seçimi Atatürkçü vatansever dürüstler ile Arapçı vatansız talancılar arasında yapılacaktır
Türkiye sathına yayılmış milyonlarca Suriyeli Arap çapulcu ve teröristleri ile İBB seçimleri doğrudan ilişkilidir