Adana’ya yapılan kömürlü termik santrale itiraz büyüyor!

Adana’ya yapılan kömürlü termik santrale itiraz büyüyor!
2 Haziran 2020 15:05

Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri Platformu (DAÇE), Adana Tabip Odası, Adana Ziraat Mühendisleri Odası, 350.org, Avrupa İklim Eylem Ağı (CAN Europe), Ekosfer, Sağlık ve Çevre Birliği (HEAL), TEMA Vakfı, WWF-Türkiye ve YUVA Derneği, Adana’nın Yumurtalık ilçesi Sugözü Kumsalı’na yapılan ve ithal kömürle çalışacak Hunutlu Termik Santrali inşaatının bir an önce durdurulması için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na çağrıda bulundu.

 

 

Adana’nın ve İskenderun Körfezi’nin bir termik santral daha kaldıramayacağını belirten kuruluşlar, halk sağlığını tehdit eden santralin Sağlık Etki Değerlendirmesi ve tüm körfezi kapsayan kümülatif hava kirliliği modellemesi yapılmadan inşaatına başlandığını belirterek, santral inşaatının durdurulmasını talep etti.

#AdanayaTemizHava kampanyasını başlatan 10 kuruluş, Çinli Şanghay Elektrik tarafından Adana’ya kurulan termik santralin ÇED Raporu’nda ölçülen hava kirliliği verilerinin ulusal limit değerleri karşılamadığına, santralin ÇED olumlu kararının da bu sebeple geçerli olmadığına dikkat çekti.

 

Adana’da 2 bin ölüm engellenebilirdi

 

Covid-19 krizinin, hava kirliliğinin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkisini bir kez daha hatırlattığını vurgulayan 10 Sivil Toplum Kuruluşu, nüfusun yoğun olduğu Adana merkezde hava kirliliği Dünya Sağlık Örgütü’nün sınır değerleri altında tutulabilseydi, 2019 yılında 2 bin 72 ölümün engellenebileceğini belirtti. Bu veri, Adana’da her 5 kişiden 1’inin hava kirliliğine bağlı sebeplerden hayatını kaybettiğini gösteriyor.

Türkiye’de ise en güncel verilere göre dış ortam hava kirliliği yılda yaklaşık 52 bin erken ölüme neden oluyor.

 

Adana yılın yüzde 65’inde kirli hava soluyor

 

İki milyonu aşan nüfusuyla Adana, Çevre Mühendisleri Odası’nın yeni yayımlanan Hava Kirliliği Raporu’na göre, 2019 yılı boyunca 236 gün, yani yılın yüzde 65’inde kirli hava soludu. Aynı yıl Adana’nın merkezinde ölçülen PM10 hava kirleticisinin, Türkiye’de belirlenmiş ulusal kirlilik limitlerinin iki, Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği limitlerin dört katı üzerinde olduğu belirlendi.

Kömürlü termik santraller ve ağır sanayinin yer aldığı İskenderun Körfezi’ndeki birçok istasyonda hava kirliliğine ilişkin anlık veri akışı sağlanamıyor. Bölgede yaşayan insanlar kirliliği takip edemediği gibi, bölgedeki termik santrallerin baca gazı ölçümlerinden çıkan sonuçlar talep edildiğinde dahi kişilerle paylaşılmıyor. Kuruluşlar ayrıca Adana’daki hiçbir istasyonda en tehlikeli hava kirleticisi olan PM2,5’in ölçülmediğine dikkat çekti.

 

Kanser vakaları 11 kat arttı

 

Doğu Akdeniz Çevre Platformu gönüllü avukatı İsmail Hakkı Atal, “Santral projesinin lisans iptaline karşı açtığımız davada sunulan bilirkişi raporuna göre, Hunutlu projesine çok yakın mesafede bulunan Sugözü Kömürlü Termik Santrali’nin 2003 yılında faaliyete geçmesinin ardından, 2009-2014 yılları arasında kanser vakaları 11 kat, kanser türleri ise yüzde 275 oranında arttı” dedi.

 

HEAL (Sağlık ve Çevre Birliği) Türkiye Danışmanı Funda Gacal “Hava kirliliği Adana’da halihazırda ciddi bir sağlık problemi, kirli hava Adana’da her 5 ölümün 1’inden sorumlu. Bunun yanında santralin yapılacağı bölgede havanın güncel limitleri aşacak kadar kirli olduğunu ve insan sağlığı üzerine kapsamlı bir değerlendirme yapılmadığını görüyoruz. Güncel olmayan bu ÇED raporu iptal edilmeli, Sağlık Etki Değerlendirmesi yöntemi uygulanmaya başlanmalıdır.”

TEMA Vakfı Çevre Politikaları Bölüm Başkanı Ceren Pınar Gayretli “Termik santral için yapılan imar planı revizyonlarının iptali için açtığımız davanın bilirkişi raporu, santralin imar planlarının İskenderun Körfezi Bütünleşik Kıyı Alanları Planı ve Mersin-Adana Bölgesi Çevre Düzeni planlarına ve şehircilik ilkelerine aykırı olduğunu, ÇED raporunda koruma için belirtilen tedbirlerin ise gerçekçi ve mümkün olmadığını ortaya koyarak tüm argümanlarımızı destekliyor. Santralin inşaatının derhal durdurulması gerekiyor”

WWF-Türkiye Genel Müdürü Aslı Pasinli “İki ithal kömürlü termik santralin işletmede olduğu, 13 ithal kömürlü termik santralin ise izin sürecinin devam ettiği İskenderun Körfezi çevresindeki hava kirliliği hem insan sağlığını hem de biyolojik çeşitliliği tehdit ediyor. Santralin inşaatı durdurulmalı ve tüm kömür yatırımlarından derhal vazgeçilmeli”

Adana Çevre ve Tüketici Koruma Derneği Başkanı Dr. Sadun Bölükbaşı “İklimin ve havanın değiştiğini burada birebir yaşıyoruz. 15 yaşındaki yüzlerce narenciye ağacı kuruduğu için bu yıl hepsini sökmek zorunda kalacağız. Bu verimli topraklar bir termik santral daha kaldıracak durumda değil” dedi.

350.org Türkiye Kampanya Sorumlusu Efe Baysal “Akdeniz bölgesi, Türkiye’de iklim krizinden en hızlı ve yoğun etkilenecek bölge. Planlanan santral, değişen ani hava koşulları ve santrallerin yaydığı kirlilik sebebiyle halihazırda tehdit altında olan ve Türkiye’deki tarım sektörünün yaklaşık yüzde 7’sini besleyen İskenderun Körfezi’ne bir yük daha getirerek bölgedeki çiftçiye ve tarıma büyük bir darbe vuracaktır”

 

 

CAN Europe (Avrupa İklim Eylemi Ağı) İklim ve Enerji Politikaları Koordinatörü Elif Gündüzyeli “Hunutlu termik santrali projesi öncelikle Türkiye’nin yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarını artırma söylemleriyle çelişiyor. Çinli üç banka tarafından finanse edilen bu proje, BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ve Paris İklim Değişikliği Anlaşması’nın küresel sıcaklık artışını 1.5℃ ile sınırlama hedeflerini destekleyen Küresel Sürdürülebilir Bankacılık Prensipleriyle de örtüşmüyor.”

YUVA Direktörü Erdem Vardar “Covid-19 krizi ile birlikte halk sağlığının önemini anladığımız bu günlerde, gelecekte karşılaşabileceğimiz krizlere daha dirençli toplumlar yaratabilmek için hem dünyada hem Türkiye’de kömürlü termik santrallerin terk edilerek, halk sağlığını merkeze koyan politikaların benimsenmesi kritik önem taşıyor”

Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) bağlı Uluslararası Kanser Ajansı (IARC) 2013 yılında dış ortam hava kirliliğini, insan için kanser yapıcı (Grup-1) olduğunu ortaya koymuştur; akciğer kanserine neden olduğu ve mesane kanseri riskini artırdığını açıklamıştır. İç ve dış ortam hava kirliliğ dünyada her yıl 7 milyon erken ölümden sorumludur.

2. Adana’da 2019 yılında 30 yaş üstü 9.485 ölüm arasından (kazalar/dışsal yaralanmalar hariç), dış ortam hava kirliliğine bağlı ölüm sayısı ortalama 2.072 kişi olarak tahmin edilmiştir. Diğer bir ifadeyle Adana’da 2019 yılında hava kirliliği emisyonları Dünya Sağlık Örgütü sınır değerlerinin altında tutulabilseydi, her 5 kişiden 1’inin ölümü engellenebilirdi. Hesaplamada Dünya Sağlık Örgütü’nün AirQ+ isimli programı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın koordine ettiği ve Adana’yı daha iyi temsil ettiği için merkezdeki iki hava kirliliği istasyonu verileri, TÜİK nüfus ve ölüm istatistikleri kullanılmıştır. Daha fazla bilgi için Hunutlu Görüş Notu.

3. Adana yıl boyu kirli hava soluyor: Adana kent merkezindeki bulunan Adana Meteoroloji istasyonunki yıllık PM10 kirleticisi, Türkiye ve AB’nin ulusal sınır değerinin 2 kat, Dünya Sağlık Örgütü tavsiye değerinin 4 kat üzerinde ve sağlıksız.

Tablo1: 2019 Yıllık PM10 Ortalaması ve Yıllık Sınır Değerler (40 ug/m3)/Yıl
t1

4. Adana’da gün içinde aşılmaması gereken hava kirliliği limitleri defalarca aşıldı: Çevre Mühendisleri Odası’nın 2019 Hava Kirliliği Raporu’na göre Adana, PM10 kirliliğinde en çok limit aşımı yaşanan illerden biri. Ayrıca Adana Valilik istasyonunda 50µg/m³ günlük ortalamasını geçmemesi gereken PM10 kirleticisi 2019’da 365 günün 236’sında aşılmış; halbuki bu aşım sayısının 35 günü geçmemesi gerekmektedir.

Grafik1: Adana’da Ölçülen Günlük PM10 Kirleticisi ve Günlük Ulusal Sınır Değerler (50 ug/m3)
unnamed
5. Hunutlu Termik Santrali’nin Yapılması İstenen Yerde Hava Zaten Kirli: Hunutlu Termik Santrali’nin nihai ÇED raporunda verilen PM10 kirleticisine ait ölçümler, insan sağlığının korunması ve AB mevzuatıyla uyumlaştırma için güncellenen Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği’ndeki sınır değerlerin üzerindedir.

Tablo2: Hunutlu Termik Santrali’nin ÇED raporunda geçen PM10 Hava Kirleticisi Ölçümleri
t2

6. Kirli Bölgeler Ölçülmüyor: Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ait dört hava kalitesi izleme istasyonunun sadece ikisi şehir merkezinde bulunuyor. Organize sanayi ve Sugözü Termik Santrali gibi büyük kirleticilerin yer aldığı bölgelerde kirlilik ölçülmüyor.

7. Kümülatif Etki Göz Önünde Bulundurulmalı: Hava kalitesi modellemesinin yapıldığı santralin etrafındaki 9 km yarıçaplı bölgenin içinde çok sayıda yerleşim ve Sugözü Kömürlü Termik Santrali (kuş uçuşu 1,8 km) bulunuyor. İskenderun Körfezi’nde çok sayıda ağır sanayi yer alıyor, tüm körfezdeki kirlilik ÇED Raporu’nun kümülatif etki değerlendirme kısmında yer almıyor.

8. Sağlık Etkisi Değerlendirilmeli: Sağlık Etki Değerlendirmesi (SED) bir politika, plan, program ya da projenin olası ve bazen amaçlanmamış etkilerini, hem toplum sağlığı hem de bu etkilerin toplum içindeki dağılımı açısından, sistematik olarak değerlendiren yöntem, metot ve araçların bütünüdür. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) tahminlerine göre, DSÖ Avrupa Bölgesinde iyi test edilmiş çevre ve sağlık müdahaleleri bu ülkelerdeki toplam ölüm oranlarını neredeyse %10 oranında azaltabilir. SED, dünya çapında uygulanmaya başlanan ve DSÖ’nün de üzerinde çalıştığı bir değerlendirme tekniğidir, Hunutlu Termik Santrali’nin yeri ve yapısı itibariyle uygulanması gerekir.

Harita 1: Hunutlu TES Projesi’nin proje alanının çevresindeki yerleşimlere mesafesi

unnamed (1)

 

 

Fotoğraflar: Kerem Yücel / CAN-EUROPE

 

Yorumlar

Yorumlar