25 Kasım Kadınlara Yönelik Şiddetle Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü!

25 Kasım Kadınlara Yönelik Şiddetle Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü!
23 Kasım 2020 08:30

25 Kasım; Dünyadaki tüm kadınların ve kız çocuklarının cinsiyete dayalı maruz kaldıkları şiddeti gündemine alan bir gündür. Fakat kadınların şiddete karşı mücadelesi sadece 25 Kasımlarda değil her gün, yaşamın her alanında sürmektedir.

 

Günce GÖKTAŞ/ Sosyal Hizmet Uzmanı

 

 

Kadına yönelik şiddet, şiddetin kaynağına yönelik çözümlerin geliştirilmemiş olmasından, cinsiyet eşitsizliğinin neden olduğu, kadının yok sayıldığı toplumsal bir sorundur. Sokakta, otobüste, okulda, ev içinde şiddet olayları her geçen gün daha da artıyor, her geçen gün namus cinayetine kurban giden, cinsel saldırıya uğrayan, nedeni belli olmayan bir şekilde intihar eden, sokak ortasında öldürülen kadınlara ilişkin haberler izliyoruz. Kadınların yaşamsal haklarını koruma altına alan kanunları ve uluslararası sözleşmelerin tartışılmaya açıldığını, sözleşmelerin gereklerinin yerine getirilmediğini görüyoruz. Ne yazık ki, şiddet mağduru kadın korunamıyor. İnsan hakları ihlali olan şiddeti önlemeye yönelik önlem alınmıyor. Ve bu izlediğimiz, okuduğumuz haberler kadına yönelik şiddetin; buzdağının görünen kısmının yalnızca bir bölümünü oluşturuyor.

 

 

İster özel hayatta olsun, ev içerisinde veya kamusal alanda olsun kadına yönelik şiddetin her türü, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştiriyor, kadınların yaşamına korkuyu ve güvensizliği sokuyor, kadının haklarına erişimini kısıtlıyor, kadının fiziksel, psikolojik, cinsel ve ekonomik açıdan zarar görmesine, özgürlüğünün kısıtlanmasına, benliğini yitirmesine ve kadınlara karşı ayrımcılığın sürmesine yol açıyor.

 

 

Kadına, çocuğa uygulanan şiddetin her türü, insan haklarının gelişmesinin önünde en büyük engellerden biridir. Kadına yönelik şiddet ile mücadele etmek yaşamsal öneme sahiptir. Kadına yönelik şiddetin önlenebilmesi öncelikle kadınların eğitim almalarının desteklenmesiyle, sağlık hizmetine daha kolay erişimi sağlanmasıyla, iş sahibi olmaları ve sosyal konumlarının yükseltilmesiyle, gelir desteği sağlanmasıyla, eşitlikçi, insan onuru ve insan hakları çerçevesinde, kadınları koruyan aynı zamanda da destekleyen sosyal politikaların yaşama geçirilmesi ile mümkün olacaktır.

 
Kadın yaşamını tehdit eden, kadına yönelik şiddetin engellenmesi için İstanbul Sözleşmesi başta olmak üzere uluslararası sözleşmelerin gereklerine uyulmalı, bu alanda çalışan kadın örgütleri, sivil toplum kuruluşları, meslek odalarının uzun yıllardır biriktirdikleri bilgi ve deneyimlerden yararlanılmalıdır.

 

f44975ee-9a1b-41cf-b549-9497c3e71ece

Günce GÖKTAŞ/ Sosyal Hizmet Uzmanı

 

 

Yorumlar

Yorumlar