23 Haziran İBB seçimi Atatürkçü vatansever dürüstler ile Arapçı vatansız talancılar arasında yapılacaktır

23 Haziran İBB seçimi Atatürkçü vatansever dürüstler ile Arapçı vatansız talancılar arasında yapılacaktır
14 Haziran 2019 15:50

Makalenin başlığı aslında yazının içeriğini bir tümce halinde ifade ediyor ama biraz konuyu açmam gerekmektedir.

 

 

Dr. İbrahim ÖZDOĞAN H&H YORUM

 

 
Türkiye’de iki tür siyasetçi vardır.

 
Bunlardan biri aydınlıkçı, Atatürkçü, yenilikçi, bilimden yana, cumhuriyetçi ve demokratik davranışlar sergileyen gruptur ki, bunların tamamı milli değerleri savunan, kendi halkının çıkarlarını her şeyin ve her milletin üstünde tutan ödünsüz vatanseverlerdir.Bu vatansever grup vatanını kaybettiği zaman özgülüğünü, namusunu ve şerefini de kaybettiğini kabul eder ki doğrusu da budur.

 
Diğer siyasetçi türü akıl dışı Ortaçağ Arap masalları ile ülkeyi yönetmek isteyen karşıdevrimci güruhtur ki bunların hepsi vatan duygularını beyinlerinden sıyırıp atmış olan vatansızlardır.Bu güruh seccademi serip namazımı kılığım her yer benim vatanımdır zihniyetine sahiptir.

 
Bu iki siyasetçi karakterinin ayrıştığı önemli noktalardan biri de aydınlıkçı, Atatürkçü vatansever grubun çok dürüst olmasına rağmen, Arapçı vatansızlar güruhunun eline geçirdiği fırsatlarla talancılık yapmasıdır.

 
Şimdi gelin makalenin başlığında ifade edilen anlamı irdeleyelim.

 
25yıldır İstanbul, 17 yıldan beri de ülke geneli Arapçı vatansız talancı güruh tarafından yönetilmektedir.

 
Bu süre içerisinde milletin ve devletin malının nasıl talan edildiğine, ülkemizin 6 milyon Suriyeli Arap ve Ortadoğu çapulcuları tarafından nasıl işgal ettirildiğine hep birlikte tanık olduk ki bunların tamamı siyasal İslam dedikleri talancılık uygulamalarıdır.

 
Siyasal İslam bir Ortaçağ Arap sosyal yaşam tarzından başka bir şey değildir.

 
Arap talancı zihniyeti Allan ve Peygamber emri yutturmacası ile İslam diye kitlelere dayatılmıştır.

 
Ganimet, cariye kavramları İslam öncesi Arap yaşam tarzlarını ifade eder ve Arap kabileleri arasında yapılan savaşlarda birbirlerinin mallarını talan ettikleri zaman bunun adına ‘’ganimet’’, karılarını, kızlarını kaçırıp talan ettikleri zaman da bunun adına ‘’cariye’’ derlerdi ki, İslam’dan sonra bu kavramlar dinbazlar tarafından dinin içine sokuşturulmuş ve cihat adına yapılan savaşlarda talan ettikleri malları ‘’ganimet’’ olarak, yine düşmanın talan ettikleri karılarını, kızlarını ‘’cariye’’ olarak nitelemişlerdir.

 
Arapların bu Ortaçağ sosyal yaşamı tarihler boyu İslam diye uygulanmış ve her tarafta talancılık bir toplumsal afet haline gelmiş, Müslüman olan diğer milletlere de bu illet bulaşmıştır.

 
Neden bulaşmasın ki, düşman grupların hem mallarını, hem karılarını, kızlarını talan edip kullanıyorsun hem de ‘’cihat’’ ederek cennet-i alayı kazanmış oluyorsun.

 
Bu kısa ön bilgi ile çeşitli Müslüman ülkelerde Arapçı vatansız kişiler iktidara geldikleri zaman neden yönettikleri kurumların olanaklarını talan ettiklerini anlatmak içindir.

 
İBB’de 25 yıldır b u zihniyetin ürünü olarak zavallı halkın malı talan edilmektedir.

 
Formül ve şeytan fetvası çok basit:Cihat, ganimet, cariye ve bunları yapacak talancılık uygulamaları.

 
Tüm sahtekar ve talancıların en önemli kamuflaj aracı dinden başkası değildir.

 
İBB böyle soyuldu 25 yıldır.

 
Dinsel içerikli dernekler ve vakıflar kurularak halka gitmesi gereken bütçe olanakları üçkağıtçı dinbaz alçak hırsızlara aktarılıp talan ettirilmiştir.

 
Şu kesin bir saptamadır ki, din adına çıkmış yöneticilerin bulunduğu her yerde talan ve hırsızlık en üst seviyededir ve bu bir Arap geleneği olarak tüm dincilere sirayet etmiştir.

 
Tarih boyunca da bu böyle olmuştur, bundan sonra da böyle olacaktır.

 
İslam dini bahane edilerek yapılan Arapçılık yaygın bir akıl hastalığıdır ve yukarıda işaret ettiğimiz gibi vatansızların uygulamalarıdır.

 
Arapçılık aşkına ülkemiz bu nedenle Suriyelilere işgal ettirilmiştir.

 
İktidarda bulunan vatansız Arapçılar tarafından halk gereğini yapmadığı taktide Türkler azınlık durumuna düşecektir.

 
Daha şimdiden 6 milyon Suriyeli Arap çapulcusu sokaklarda terör estirip, Türkleri şimdilik bıçak, satır ve baltalarla yaralıyor, boğazlarını kesiyorlar.

 
Ve, bu Arap çapulcuları Türk kadın ve kızlarına taciz ve tecavüzde bulunuyorlar, deniz kenarlarında çıplak fotoğraflarını kendi metresleriymiş gibi çekiyorlar, buna Türk erkekleri itiraz ettikleri zaman hemen yukarıda belirttiğim gibi kesici silahlarla saldırıyorlar.

 
Şundan kimsenin hiç kuşkusu olmasın ki, Suriyeli çapulcuların bu saldırganlıklarının önü alınmazsa veya ülkelerine postalanmazsa çok yakın zamanda pervasızca konutlara saldırıp zorla karılarını, kızlarını isteyecek, dükkanlara saldırıp zorla haraç toplayacaklar.

 
Yukarıda açıkladığım gibi talancılık duyguları ile cariye ve ganimet toplama çapulcu Arapların biyolojik ve sosyo-kültürel genlerinde bulunmaktadır.

 
Ayrıca bu çapulcu Araplar Türkleri godoş(kavat) olarak sandıkları için böyle çok serbest hareket etmektedirler.

 
Tabii ki, koruyucu melekleri olan Tayyip Erdoğan’ın kendilerine en titiz şekilde koruyucu kanatlarını gerdiğini çok iyi biliyorlar ve bu nedenle Türkler ile olan sürtüşmelerinde yolları adliye ve emniyete düştüğünde kendilerinin korku belası yüzünden haklı çıktıklarını çok iyi biliyorlar.

 
Tüm bu nedenlerle İBB seçimini vatansever Atatürkçülerin yani Ekrem İmamoğlu’nun kazanması Türk ulusunun istikbali için yaşamsal önemdedir.

 
Eğer Arapçı vatansızlar ve onların temsilcisi Binali Yıldırım kazanırsa yoksulun malı dinbaz talancılara yedirilecek ve 6 milyon Arap sığınmacı yetmezmiş gibi yeni milyonlarca Ortadoğu zibidi çapulcuları yurda sokulacak ve
Tarihin seyri içerisinde Türk ulusu yok olup gidecektir.

 
Bir anekdot anlatmak istiyorum.

 
22.Dönemde TBMM’de bir milletvekili olarak o zaman Ulaştırma Bakanı olan Binali Yıldırım’ın gemicilik serüvenini genel kurulda, kendisinin de bulunduğu oturumda kürsüden yaptığım konuşmada ben gündeme getirdim ve oğlunun bu gemileri nereden elde ettiği imkanlarla aldığını sorduğum halde sus pus olup bana bir yanıt veremedi ki bu konuşmam 2006 yılına ait Meclis tutanaklarında vardır, isteyen oradan çıkarıp okuyabilir.

 
Binali Yıldırım gemi mühendisidir bu işleri çok iyi bilmektedir ki, Tayyip Erdoğan’ın çocuklarına da gemiciliği bu adam öğretmiştir.

 
Man adası hikayeleri de gemi mühendisliği mesleğine dayanmaktadır.

 
Binali Yıldırım İBB’ye seçilirse belediyede yolsuzluğun diz boyu olacağı kuşkusuzdur.

 
Binali Yıldırım’ın öyle bir kişiliği vardır ki, Erdoğan’dan izinsiz tuvalete bile gidemez.

 
Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz ki, ya Atatürkçü demokrat aydınların temsilcisi Ekrem İmamoğlu kazanır, talana son verilerek halkın parası halka harcanır, ya da Arapçı vatansızların temsilcisi olan Binali Yıldırım kazanarak halkın malı dinsel kamuflajlı üçkağıtçılara talan ettirilir be baş belası Suriyeli sapıklara birkaç milyon daha Arap getirilerek hepimiz köle haline geliriz.

 
Unutmayınız ki, Arapçı siyasi zihniyet tipik bir Arap talancı zihniyetidir.

 
ATATÜRKÇÜ AYDINLIK KAFALAR BİRBİRLERİNİ UYARSINLAR

 

 
Şunu hiç unutmayalım ki, Arapçı siyasilerin İBB seçiminde en büyük umutları Cumhuriyetçi seçmenin tatilde olacağı beklentisidir.

 
Bu nedenle tüm vatansever aydınlıkçı seçmenler tanıdıklarını her tür iletişim olanakları ile uyarmalı ve seçim günü İstanbul’da olmalarını sağlamalıdır.

 
Türk ulusunun hayat-memat(yaşam-ölüm) meselesidir İBB seçimi.

 

 

Dr. İbrahim ÖZDOĞAN Twitter

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
Ali Babacan ve ekibi Türkiye için yeni bir felaket kapısı olur
Atatürk’ün anılmadığı camilerde Cuma namazı kılmanın hükmü yoktur
Türkiye’yi Ortadoğu’nun insan çöplüğü yaptı, şimdi yüzü kızarmadan parti kuracakmış