2020 yılı, çalışarak üretim yılı olsun

2020 yılı, çalışarak üretim yılı olsun
31 Aralık 2019 18:01

Değerli okuyucular, 2020 yılının Türk milletine, sağlık, mutluluk ve bereket getirmesini Cenab-ı Allah’tan niyaz eder. Halkın Habercisi ailesi olarak, yeni yılınızı kutlar, mutluluklar dileriz. Nice yıllara
 

 

 Numan ALADAĞ H&H YORUM

 

 

Değerli okuyucularımız, 2020 yılına Cenab-ı Allah’a sarılarak dua edelim ki, Allah bizleri riyakar “İhanet şebekeleri” nin şerrinden korusun.

 

 

Cehalet, belanın kökü ve hastakların esasıdır. Gerçek Türk İslam gelenekleri odur ki, Müslüman Türk Milletinin götürdüğü savaştan zafere ulaşmış, yüzleri ak olarak döndürür. Çünkü düşmanlar bu, çıkar amaçlı hediye (Rüşvet) vererek, seçilmiş ve atanmışların günah ve suç işlemesine vesile oluyorlar. Eğer ki, o seçilmiş ve atanmış yetkililer, bencillik uğruna aldanırlarsa, bir zamanlar Fetö’nun yaptıklarına nasıl ki aleni göz yumulduysa işte o, Türk İslam geleneklerinin ruhundan en uzak ve cehalette derin olan kişilerdir.

 

 

 

2020 Yılının, üretim ve %100 yerli sermaye ye önem verme yılı olmasını Cenab-ı Allah’tan diliyoruz. Yerli sermaye’ye önem verip tüketmek, Ay-Yıldızlı Şanlı Türk Bayrağının, daima göklerde dalgalanması demektir.

 

 

Yerli sermaye tarafından üretilen ürünlerden raf bedeli almayıp raflarına koyan mağazalardan, alışveriş etmeyi tercih ediniz ki, Türk Milletinin huzurunu ekonomik terör faaliyetleriyle, bozmaya çalışanlara dersini verelim.

 

 

 

NOT: Raf bedeli şartı demek, her türlü terörün ve ahlaksızlıkların oluşma anahtarı demektir.

 

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye de elektrikli otomobil üretimine önem vermesi, Türkiye’nin sanayi ötesi toplum olma temelinin atılması demektir. Bu Milli çalışma, Türk bilim adamı, sanayicisi, çiftçisi ve Türk Milleti için sevindiricidir.

 

 

Recep Tayyip Erdoğan’a öneri: “Ey Türk Milleti! Düşünelim, Çalışalım, Araştıralım, Üretelim.” sözünü esas alarak, Türkiye’nin her türlü iş kolunda sanayi ötesi toplum bir ülke olmasını sağlasın.

 

 

Recep Tayyip Erdoğan, bir çok başarılara imza atmak istiyorsa, acilen rüşvet, kara para hareketliliği, vergi kaçakçılığı, raf bedeli şartı ve Suriye’lilerin Türkiye de ki, kayıt dışı para hareketliliklerine son verdirmelidir. O zaman hem Türk Milleti hem de kendisi sağlık ve huzur içinde çalışma imkanı elde edilmiş olur.

 

 

“Lafla ne Müslümanlık ne de Millilik olur.” iyiliği kötülüğüne galip olan iyidir. Kötülüğü iyiliğine galip olan kötüdür. Aramızda dolaşan Fetö gibi riyakarlara dikkat etmeliyiz ki, 2020 yılında üretime önem verelim ki, bereketli bir yıl olsun.

 

 

Ayrıca İslam dinini, Fetö’nun riyakarlık duyguları gibi kullananlara itibar edilmemesi gerekir. En büyük ders 15 Temmuz dersidir.

 

 

Noel’i (Yılbaşını) fırsat bilen bencil çıkarcı ve Riyakar ahlakına sahip olanlar başkalarını kandıran, kendini kandırır. Gayrimeşru (Haram) kazançlar sağlayan hayır, bereket ve sağlık görmez.

 

 

Raf bedeli şartı gibi anarşik-ekonomik terör oluşturanlar, Allah’ın kendilerine vereceği karşılığa hazır olmalıdırlar. Kötülük düşünen, kötülüğün nereden geldiğini anlayamaz.

 

 

Vicdan rahatlığı ile kendimizi kontrol edelim. Huzursuzsanız, hatalı hareket ve düşünceleriniz vardır. Kur’an-ı Kerim neyi gösteriyorsa onu yapın. Keseniz zarar mı görecek, görsün, aklınız karşı mı koyacak, koysun, dinlemeyin. Akıl fırıldak gibidir, kötü dediğine iyi, iyi dediğine kötü der. O her zaman haklı değildir, her zaman kendini haklı çıkarma çabasındadır. Aklınızı da kontrol etmek elinizdedir. En büyük yardımcınız İmanınızdır.

 

 

Cenab-ı Allah’ın adaletinden şüphe olmaz. Her canlı dünyaya gelişte aynı kadere sahiptir. Zenginlik, fakirlik aklın oyalanmasıdır. Allah korkusu ve vatan sevgisi olmayan, menfaatlerine bağlı, başkalarını düşünmeyenlerdir. Rüşvet, kara para ve vergi kaçakçılığı ile oluşan zenginlik çabuk ortaya çıkar. Ne oldu zenginlik?

 

 

Haram olan faaliyetlerle gelen zenginliğin parası ile yakalandığınız hastalıklarınızın tedavisine yetmez. Zengin huzurda ise, helal kazanabilmişse zengindir. Niyet iyi yol ise, netice iyi olur. Niyet kötü, yol ters ve kötü ise, neticesi kötüdür.

 

 

İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu diyor ki: “Kul hakkı yemeyiniz ki, Allah işinizi rast getirsin.” Kul hakkı yiyen Müslüman bir kişi olamaz. O, tam Fetö gibi riyakardır.

 

 

Aklın kararları doğru yolda çalışarak üretim yaparak, severek inanarak, umut ederek, sabrederek, kendisine ve vatanına faydalı ise, o insan iyi ahlak sahibidir, vicdanlıdır, Allah’a ve Kur’an-ı Kerim yolundadır. Ruh da bu hizmetinden mükafatlandırılacaktır. İşte kader bu. Bu yolda zengin olunur. Piyango ve her çeşit şans oyunlarında zenginlik olmaz ve tam tersine o para daha da fakirliğe götürür.

 

 

Yılbaşı piyangosuna, hiç bir zaman umut bağlamayınız, çünkü haram ve gözlü paradır. İstekler, arzular sevgiden doğuyor, çalışarak üretmek sevgi ile oluyor. Yaşamak sevgidir. Huzuru onlar çabuk bulabildiler.

Allah korkusunun ve İmanın zayıfladığı yerde toplumun huzuru sarsılır.

 

 

Cemiyet hayatının ahengini bozan şeylerin başında rüşvet gelmektedir. Bu özelliklerle (ibtila), içtimai hayatı altüst eden ve Milli sorunları yüzüstü bırakan ahlaki bir kanser hastalığıdır.

 

 

Türk Milleti’nin bölünmez bütünlüğünü bozmaya yol açan şekiller: Kayıt dışı alışveriş hareketliliği, vergi kaçakçılığı, Suriye’lileri çalıştırmak, Suriye’lilerin vergi dairesine kayıt olmadan özellikle Şanlıurfa da iş yeri açmaları, rüşvet ve raf bedeli şartıdır.

 

 

Değerli okuyucular!

 
Fetö Terör örgütü, Türkiye de, rüşvetin ve kayıt dışı ekonomik hareketliliklerinin yayılmasında lider olarak etkili olmuş ve bu etkinliği, 15 Temmuz da ki şeytanlığı ile belgelenmiştir.

 

 

Fetö klübüne mensup olanlar, halen etkinliklerini sürdürmektedirler. Bazı stratejik makamlara atanmaları, her türlü iş kollarında ihale almaları, Milletvekili ve Belediye Başkanı olabilmek için, Fetö klübü olarak Türkiye genelinde şu kadar oyumuz vardır diyerek taviz alabiliyorlar.

 

 

Stratejik kamu kurum yetkililerinin, Fetö’cuların bu şekilde halen etkinliklerini sürdürdüklerinin bilincindeler mi? Bu konuda mühendis Binali Yıldırım’ın, ”Gün Dostunu Düşmanını Tanıma Günüdür.” Milli seslenişine de dikkat edilmesi gerek miyor mu?

 

 

Kalbinde Allah korkusu ve ruhunda Vatan sevgisi olmayan ve makam etiketini kullanarak, Ay-Yıldızlı Şanlı Türk Bayrağı sevgisine ve Allah korkusuna aldırmayan, bencil ve çıkarcı rüşvet yeme eğiliminde olanları, Cenab-ı Allah, kahr-ı perişan etsin inşallah.

 

 

Rüşvet, lokantalar, fırınlar, ve turistik bölgelerde ki esnafların kayıt dışı ekonomik faaliyetleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’nın, en büyük düşmanı değil midir? Recep Tayyip Erdoğan, önce bir iktisatçı ve iş adamı olan, bilgi birikimi ile bu kayıt dışı para hareketliliğine el atıp son verdirmelidir.

 

 

Recep T Erdoğan, 2020 Yılında rahatça Türk Milletinin, Milli sorunları çözmek istiyorsa o zaman, acilen kara para hareketliliklerine (Kayıt dışı ticaret) ve özellikle Suriye’lilerin kara para hareketlilikleri de, çok büyük bir tehlikedir. Bu ekonomik hareketliliklere dur demesi gerekir. Eğer dur denilmediği zaman, kendileri rahat çalışma ortamını bulamazlar ve daima stresli olurlar. Stres demek; şeker hastalığına ve kansere yakalanmak demektir.

 

 

Adalet ve hakkaniyete riayet edilmeyen toplumlarda; herkes hakkını, kendi kuvvet ve kabiliyetini kullanarak almaya yeltenir. Bu ise, huzursuzluğun, ekonomik-anarşik terörün kökleşmesi demektir.

 

 

Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) hadis-i şeriflerinde: ”Rüşvet veren de alan da cehennemliktir.” buyurmak suretiyle bu kötülüğü yasaklamıştır. Başka bir hadis-i şerif de: ”Adalet güzeldir; fakat devlet yöneticilerinde olursa daha da güzeldir.” buyuruyor.

 

 

 

İslam dinin de, emanetlerin ehline verilmesini emretmiştir. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) bir hadis-i şeriflerinde: ”İş (görev), layık olmayana verildiğinde kıyameti bekleyin.” buyurmuşlardır.

 

 

Makina mühendisliği diploması var ama o mühendis, bir motoru söküp takamıyor. Diploma ile mühendislik olmaz. İcraat, araştırma-geliştirme ve üretim ile mühendislik olunur.

 

 

Bugün Allah korkusu ve Vatan sevgisi nedir bilmeyen riyakarlar, Vatanı, ekmek yediği kurumu ve ailesi için en büyük tehlike olduklarının bilincinde midirler acaba?

 

 

İnsan, huzur, güven ve mutluluğu ancak, fertlerin birbirlerine sevgi, saygı ve din kardeşliği duyguları ile bağlı, yaşama şuuruna varmış, düzenli bir toplumda duyabilir. Bu itibarla, kişinin hem kulluk görevlerini yapabilmesi, hem de ailesine, milletine ve bütün insanlığa karşı görevlerini sadakat ve samimiyetle yerine getirebilirler.

 

 

Allah korkusu, Vatan sevgisi ahlakına ve ahengine bağlı kalmalıyız. Birlik ve beraberliğin yerine bencilliğin, bölücülüğün, parçalanmanın, fitne ve ekonomik-anarşik terörün ve raf bedeli şartının hakim olduğu bir toplumda İslam’ı yaşamak da, yaşatmak da mümkün olabilir mi?

 

 

Türk İslam alemi olarak, yaşamakta bulunduğumuz dünya hayatının fani olduğunu unutmayalım. Haram ve rüşvetten, daima uzak kalarak, sabır edip şükredersek ahiret hayatına intikal edip ebedi mutluluk ve saadete ereceğiz inşallah. Bu da tabii ki, sadakat ve samimiyetle kulluk vazifemizi yerine getirmekle olur.

 

 

MİLLETVEKİLLERİNİN DİKKATİNE!

 

 
TBMM’de ki, vicdan sahibi Milletvekilleri, rüşvet ve kayıtdışı kazançların frenlenebilmesi için, caydırıcı kanunların acilen çıkmasına, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine, bu konuda yardımcı olmaları gerekmiyor mu?

SORU? Suriye’lilerin Türkiye deki, kara para hareketlilikleri, rüşvet, raf bedeli şartı ve vergi kaçakçılarına TBMM de dur diyecek Milletvekilleri yok mudur? Milletvekilleri, derhal harekete geçip, yüz karası olan anarşik-ekonomik terörün, bu faaliyetlerine caydırıcı kanunları acilen çıkarmalıdırlar.

Kim ne derse desin; 15 Temmuz olaylarının ana aktif maddesi, Fetö’cuların kara para hareketliliğidir. Zamanında kara para hareketlilikleri kontrol edilmediği için, 15 Temmuz da ve bugün yaşanan olayların meydana geldiğini unutmayalım.

Kayıtdışı (Kara para) gelirlerine dur denilmediği bir ülkede, anarşik-ekonomik terörün durdurulması mümkün olamıyacağını unutmayalım?

Çıkarcılık ve bencillik ahlakına sahip olanların, para için her türlü maddi-manevi stratejik önem taşıyan tavizler vermesine müsaittir.

Cenab-ı Allah, kalbinde Allah korkusu, ruhunda vatan ve Ay-Yıldızlı Şanlı Türk Bayrağı sevgisi olanların, vatana hizmet etmeyi kendilerine nasip etsin.

Cümle Vatan şehitlerini, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ü, Rahmetle, Gazileri minnetle anar. Hastalara acil şifa diler, 2020 yılının kazasız belasız ve bereketli bir yıl olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ederiz.

 

 

KAYNAKÇA: Kur’an-ı Kerim tefsiri ve Hadis-i şerifler: Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları. Yayın No: 207
Erzurumlu Hafız Abdullah Aldır

 

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
2020 yılı, çalışarak üretim yılı olsun
Tarım Bakanlığı’na stratejik öneri
Milli bekamıza yönelen ekonomik-sosyal tehditler