2019 Cumhurbaşkanlığı seçimi için bir çatı adaya ihtiyacımız yok

2019 Cumhurbaşkanlığı seçimi için bir çatı adaya ihtiyacımız yok
31 Mayıs 2017 14:41

Prof. Dr. Emre Kongar, Habertürk’ten Kübra Par’a bir röportaj vermiş ve referandumda Hayır tercihinde bulunanların nasıl bir Cumhurbaşkanı adayı olmalı sorusu sorulduğunda demiş ki: “Bütün siyasal kimliklere eşit uzaklıkta ve yaşamı boyunca demokrasiyi ve insan haklarını savunmuş biri.”

 

 

 

Hidayet SEVİNÇ H&H YORUM

 

 

 

İsim verin dendiğinde eklemiş “Mesela ben varım! Genç olsam hiç tereddütsüz girerdim. Kamuoyu açısından fazla yaşlıyım! Benim dışımda ikinci aday ise Metin Feyzioğlu’dur. Metin Feyzioğlu eğer aday olacaksa şimdiden Kemal Kılıçdaroğlu’nu ikna etsin” diyor.

 

 

Emre Kongar bile böyle düşünüyor ise; 2019 seçim stratejimizin ne olacağı ile ilgili olarak konuştuğum dostlarımın çerçevesinden de baktığım zaman üzülerek söylemeliyim ki 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimindeki hatanın tekrarlanma riski çok ama çok yüksek görünüyor.

 

 

2014 yılında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminde çift turlu seçim sisteminin avantajını “Muhalefetimsi” CHP ve MHP Genel Başkanları yüzünden tecrübe edemedik.

 

 

Çatı aday ilan edilene dek ismini dahi duymadığımız, CHP Genel Başkan Yardımcıları ve Grup Başkan Vekillerinin bile adını ilk kez televizyondan duyduklarını öğrendiğimiz, Ekmeleddin İhsanoğu için “Tıpış tıpış, adam gibi oy vereceksiniz!” dayatmasıyla seçime katılmayan veya benim gibi sandığa gidip geçersiz oy kullanan %25’lik bir seçmen kitlesi ortaya çıktı.

 

 

Türkiye’nin geçmiş yıllardaki seçim istatistikleri incelendiğinde görebileceğimiz üzere %10 civarı bir kesim hiç sandığa gitmiyor, o halde bu oranı hesaba katmamalıyız,%15’lik bir kesim kendilerini temsil ettiğini düşündükleri adaylara oy verebilmek adına sandığa gitmiş olsa idi Recep Tayyip Erdoğan ilk turda Cumhurbaşkanı seçilemeyecekti. Ben burada içlerinden biri olduğum bu %15’e asla suç bulmuyorum.

 

 

2014 yılında Cumhurbaşkanı adaylığı için Abdullah Gül, Yılmaz Büyükerşen, Meral Akşener, Emine Ülker Tarhan, İlber Ortaylı,Besim Tibuk gibi isimlerin adı geçmişti. Dönemin LDP Genel Başkanı Cem Toker’in Kemal Kılıçdaroğlu’na önerdiği “20’şer milletvekiliniz imza vererek çok sayıda aday göstersin,çok sayıda aday seçime katılımı arttırır ve ikinci tura bırakabiliriz.” planı uygulanabilseydi bugün nispeten daha demokratik bir Türkiye’de yaşıyor olabilirdik.

 

 

Fikri Sağlar’ın bile “Kemal Kılıçdaroğlu, Parti Meclisinde herhangi bir karar alınmasına izin vermiyor. 6-7 saat tartışıyoruz ancak o, kulağına kim ne fısıldıyorsa kararını ona göre veriyor.” dediği yerde tanıdığım en zeki siyasetçilerden biri olan Cem Toker’in sözünün dinlenmesi zaten beni fazlasıyla şaşırtırdı.

 

 

O dönem Ekmeleddin İhsanoğlu’nu aday göstermek üzere imza vermeyen 20’den fazla onurlu CHP Milletvekili vardı ve bugün o isimlerin hiçbiri Milletvekili değiller. Siyaseten bedelini ödediler.

 

 

Bugün bile 2014 yılında verdiği çatı aday kararının arkasında duran ve “yine olsa yine Ekmeleddin İhsanoğlu’nu aday gösterirdim” diyebilen Kemal Kılıçdaroğlu tarafından yapılacak 2014 benzeri bir dayatmayı asla kabul etmeyeceğini söyleyen onurlu CHP Milletvekilleri de yok değil. Ceyhun İrgil, 1 Mayıs 2017 tarihinde attığı bir tweet ile:

 

 

“İlk olarak kararımı açıklıyorum; HAYIR İkinci bir Ekmeleddin vakasını kabul etmiyorum”

 

 

diyerek olası bir dayatmayı kabul etmeyeceğini peşinen ilan etti.

 

 

Ama bazı MHP’lilerin açıkça söyledikleri gibi “Lidere sadakat şerefimizdir” şiarında olan CHP Milletvekillerin sayısını da hiç azımsamamalıyız. Kemal Kılçdaroğlu ikna eder ve Ekmeleddin İhsanoğlu’nu 2019’da yeniden aday gösterirse arkasında şevkle seçim çalışması yaparlar. Neyse ki bu kez 2014 yılındaki gibi 20 Milletvekilinin Cumhurbaşkanı adayı göstermesi gibi bir aday gösterme metodu söz konusu değil, yüzbin imza toplayıp kendi adayımızı ilan edebileceğiz. Bence 16 Nisan’da yapılan referandum ile getirilen tek iyi değişiklik bu.

 

 

2014 yılında çatı aday ilan edildiğinde Uğur Dündar, Halk Arenası programında Kemal Kılıçdaroğlu’na çatı adaya CHP meclis grubundan gelen itirazları sorduğunda “ben bir aday belirlediysem CHP’den ikinci bir adaya izin vermem, ben bir siyasi risk aldım bedelini öderim.” demişti.

 

 

Ne yazık ki bu kez 9.seçim yenilgisine kendisini hazırlayan Kemal Kılıçdaroğlu hesap vermek ve bedel ödemek konusunu yine ustaca geçiştirdi.

 

 

Bu hatırlatmanın üzerine gelelim erken seçim olmaması halinde 3 Kasım 2019’da yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili seçimleri ile ilgili öngörü ve önerilerime:

 

 

Ömrü ve sağlığı izin verdiği sürece AKP’nin adayı bugünden bellidir.

 

 

CHP Genel Merkezi şayet partili bir aday göstermek konusunda ısrarcı olacak olur ise CHP seçmeni de yüz bin imza ile aday gösterebilmenin avantajını kullanmalıdır.

 

 

CHP Genel Merkezinin partinin içinden göstereceği bir aday (en iyimser tahmin ile bu kişi İlhan Kesici olabilir) ve bu adayı desteklemeyen CHP seçmeninin yüz bin imza toplayarak Cumhurbaşkanı adayı gösterdiği ikinci bir partisiz aday (örneğin Metin Feyzioğlu) olmak üzere iki aday çıkmalıdır.

 

 

MHP Genel Merkezinin seçim ittifakına izin veren bir seçim sistemi değişikliği ve barajın düşürülmesi karşılığında AKP ile yapacağı seçim ittifakında Milletvekili, Bakan ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı kontenjanı alarak Cumhurbaşkanlığı seçiminde aday çıkarmayarak AKP adayını destekleyeceğini düşünüyorum.

 

 

MHP’li değişimciler de (muhalifler demiyorum zira kurultay toplanabilseydi bugün MHP’de iktidar olacaklardı) yüzbin imza toplayarak bir veya iki aday ile CB seçimine katılmalıdır. Meral Akşener ve Ümit Özdağ’ın ayrı ayrı aday olmalarının hiç bir sakıncası yoktur. Bu sayede ilk turda herkesin oy oranına göre ikinci turda dengeli ittifaklar oluşturulabilmesi için istatistiksel veri elde edilmiş olacaktır.

 

 

Muhtemelen HDP de bir aday gösterecektir.

 

 

Bu durumda en az dört veya beş adaylı bir seçime gidilecek ve yüksek katılım neticesinde hiç bir adayın ilk turda %50+1 oy alamaması durumunda (Sonar Başkanı Hakan Bayrakçı ilk turun birincisinin %41-42 oy alabileceğini öngörmektedir) iki hafta sonra yapılacak ikinci turda seçime katılmaya hak kazanan adaylar AKP’nin adayı ve karşısında:

 

 

ya CHP Genel Merkezinin adayı,

ya CHP seçmeninin Genel Merkeze rağmen desteklediği aday,

ya da MHP’li değişimcilerin adaylarından birisi olacaktır.

 

 

Bu kez AKP’nin Cumhurbaşkanı adayından farklı olarak ikinci turda yarışacak diğer aday yapılacak ittifaklar neticesinde ortaya çıkacak olan Cumhurbaşkanı Yardımcıları ile Bakanlar Kurulu listesini ilan ederek seçime gidecektir. İlk turda en çok %42 alabilmiş AKP adayının da ilk tur seçimi öncesi olmasa bile ikinci tur seçimi öncesinde seçim ittifakları kurarak Cumhurbaşkanı Yardımcıları ile Bakanlar Kurulu listesini ilan edebileceğini tarihe not düşmek isterim.

 

 

Reform,restorasyon ve ülkenin normalleşmesinin sağlanması iddiasıyla AKP’nin karşısına rakip çıkacak bu listeye yazılacak kişiler iki hafta önce yapılan seçimde seçilmiş olan parlamento dışındaki kişilerden oluşacağı için toplumun sevdiği, vizyon ve kariyer sahibi isimler ile bir hükümet kurulması mümkün olabilecektir.

 

 

Seçilen bu Cumhurbaşkanı eğer partili ise partisinden istifa ederek göreve başlamalıdır ve en kısa sürede çağdaş,demokrat ve özgürlükçü bir anayasa hazırlatarak (Türkiye Barolar Birliği zaten böyle bir anayasa taslağı hazırlamak için karar aldı.) kamuoyu, sivil toplum kuruluşları ile akademik çevrelerin görüşüne sunarak oluşacak toplumsal mutabakat ile güçlendirilmiş parlamenter sisteme geri dönülmesini oylatmalıdır. AKP, parlamento çoğunluğunu elde etse bile iktidarı kaybetmiş olacağı için kendi partilerinden olmayan birinin olağanüstü yetkiler ile ülkeyi yönetmesini göze alamayacağı için “Türk Tipi Başkanlık Sistemi” belki de referandum bile yapılmasına gerek kalmadan parlamentoda oylanarak bir daha geri getirilmemek üzere tarihin tozlu raflarına kaldırılmış olacaktır.

 

 

Hidayet SEVİNÇ Twitter

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
2019 Cumhurbaşkanlığı seçimi için bir çatı adaya ihtiyacımız yok
CHP’nin iktidar olması hayal değil
CHP’ye öneri