10 yıl önce, 10 yıl sonra

10 yıl önce, 10 yıl sonra
20 Ocak 2019 17:30

Facebook’da yaklaşık 10 gündür, on yıl önce-on yıl sonra başlıklı bir paylaşım dalgası var. (ten years challenge)

 

 

Safile USUL H&H YORUM

 
Kişiler kendi 10 yıl önce ve 10 yıl sonralarına dair fotoğraf vs. paylaşıyorlar.

 
Bugünlerde de, facebook aleminin zeki ve yaratıcı Türk üyeleri bu olayı kişisel paylaşımların ötesine götürerek siyasi hale getirdiler ve bu kapsamda çok güzel kıyaslamalar gördüm.

 
Suriye’nin 10 yıl önceki hali, bugünkü hali, Irak’ın 10 yıl önceki hali, bugünkü hali, Atatürk Orman Çiftliği’nin 10 yıl önceki hali, bugünkü hali.

 
Fotoğraflar güm diye çarpıyor insanı.

 
Atatürk Orman Çiftliği bir tabiat güzellliği vahası imiş, yemyeşil bir cennet. Bakınca insanın içi açılıyor güzelliğinden.

 
Bugün ise, ağzı burnu kırılmış bir yüze benziyor.

 
Delik deşik edilmiş.

 
Suriye harabe olmuş, sanki 12 şiddetinde bir deprem olup, ülkeyi tamamen yıkmış gibi.

 
Bu 10 yıl önce, 10 yıl sonra olayını ben ilk olarak kuzenlerimin filan kendi görünümlerine ait fotoğraflar paylaşmasıyla görmüştüm Facebook’da.

 
O ilk gün beni o kadar etkilememişti bu 10 yıl olayı.

 
Şimdi ama, sonraki günlerde gördüğüm 10 yıl farkı fotoğraflarından sonra, bu 10 yıl önce-sonra olayı beni fena etkilemeye başladı.

 
Hatta şu anda kendi 10 yılımın fotoğrafı olsaydı diyorum ama yok yok, istemiyorum.

 
Kendime yönelik düşünmem ise, bilhassa da Suriye ve AOÇ’nin 10 yılı arasındaki delici farkı gösteren fotoğraflardan sonra oldu.

 
Türkiye ve çevresinin yıkık fotoğraflarını gördükten sonra geldi aklıma bir 10 yılın aslında hayatta ne kadar çarpıcı değişiklikler getirebileceğini.

 

 

Bunu düşününce bu sefer kendimi de düşündüm.

 
Ama asıl diyeceğim şu ki, bir hükümet ve bir siyaset 10 yılda bir fotoğrafı ne kadar delebilirmiş, facebook’un bu paylaşım dalgası, bunu gözüme soktu resim olarak.

 
Esasen olan her şeyin bir sebebi vardır ve o sebep hep içseldir, mesela biz bu son 10-15 yılı yaşadıysak bunun temel sebeplerinden biri, böyle birşeyi öngörememiz idi.

 
Bu nedenle de 2002’nin henüz toplum tarafından anlaşılmayan reform koşulları Türkiye’sinin bu tür bir hükümetin eline geçmesiyle, onun hükümette kalabilmesinin ekonomik ve siyasal koşullarını bir 15 sene en az sağlayacağını da öngörememiştik.

 
Ki, bu dönemin yaşayan en yakın tanıkları Bahçeli ve Yılmaz.

 
Bahçeli kamuoyuna anlatmadığı çok şeyi biliyor ve düşünüyor ama o hep hatalarını başka hatalarla kapatabiliyor, Yılmaz ise, artık siyasette yok.

 
Neyse, başka 10 yıllar da gelecek, en azından bunu bilmemek mümkün değil.

 
TANINMIYOR HENÜZ

 
Dün bir cenaze vardı. Kalabalıktı. Cenazenin ardından merhumun evinde toplanıldı.

 
Bu esnada konu konuyu açtı ve İmamoğlu adı geçince gördüm ki…

 
O minik kalabalıkta (büyük kalabalığa minik örnek) İmamoğlu’nu soyadından dolayı AKP’li sananlar var.

 
İmamoğlu ya soyadı, olsa olsa AKP’li olur diye düşünüyorlar.

 
Oysa bu ülkenin İmamoğlu benzeri soyadlıları asıl Cumhuriyetçilerdir.

 
Zira Cumhuriyetçiler çok daha eski Türk ailelere mensupturlar ve çoğunda da din adamı, o din adamının adını almış sülaleler olayı vardır.

 
İstiklal Savaşı’nda Atatürk’ün yanında olanların çoğu da zeten dindar Türk köylü aileleridir.

 
Fakat benim yakınlarım, kendileri de böyle ailelerden geliyor olsalar bile, İmamoğlu’nu soyadından dolayı AKP’li sanıyorlar.

 
Tabii, dün asıl gördüğüm şuydu ki, Ekrem İmamoğlu henüz çok tanınmıyor İstanbul’da.

 
Bunun için ne yapılabilir acaba?

 
Vakit de dar.

 
Bu arada…

 
Siyasi iktidar Ekrem İmamoğlu’na soyadı İmamoğlu olduğu için özel olarak ifrit oluyor.

 
Soyadı Jale, Tanju filan olsaydı ne sevinirlerdi, di mi.

 
Ve de, hem Mansur Yavaş’dan hem ondan çok çekiniyorlar.

 
Da…

 
İmamoğlu yeni başladı, tanınırlığı acaba nasıl artırılabilir?

 

 

Safile USUL Twitter

 

 

Fotoğraf: Michael Zhang / PetaPixel

 

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar


Yazarın Son Yazıları:
İç politika bitti
Mecbur muyuz?
Bahçeli’nin bu kayığına binen olmadı